Yazarlarımız

Yeni Türkiye’de Uçuşa Geçmek!

Kaç yıl oldu tam olarak hatırlamıyorum ama uzun zamandır bir “Yeni Türkiye” hayali ile oyalandık..

Başkanlık sistemiyle beraber Yeni Türkiye’de hepimiz uçuşa geçecektik.

Ekonomimiz dünyanın en seçkin ilk on ekonomisi arasında olacaktı.

İstikrarlı bir şekilde çok hızlı büyüyen bir Türkiye’nin milli gelirden en çok payını alan millet olacaktık.

Yediğimiz önümüzde yemediğimiz arkamızda olacaktı.

Elde avuçta ne varsa birer birer satıldıkça “gelecek ay bu aydan, o ay şu aydan daha iyi olacak” denilerek boş kaşıkla beslendik..

Köylü ürettikçe battı,

Sanayici çalıştıkça tükendi,

İşçi, memur, emekli sadece fotosentez yapıyor..

Vergiler dağ gibi halkın sırtına bindirildi,

Zamlar yağmur gibi değil, doluya dönüşerek yağıyor..

Boş tencereler kapak kaldırmış vaziyette…

İşsizlik çığ gibi gençlerin üzerine düştü,

Aylar ayları kovaladıkça “ekmek atlı vatandaş yaya kaldı”

Açlıktan feryatlar yükselmeye başlayınca “askıda ekmekle” çözüm arandı.

“Evimize ekmek götüremiyoruz” diyenlere “keyif çayı için” denildi.

Yukarıdakilerde keyfe dayalı  mutluluklar vardı aşağıdakilerde sefalet ve yoksulluk..

Yukarıdakiler bahar bahçeyi yaşarken aşağıdakiler yaprak döküyordu..

Yeni Türkiye’de uçacağız dediler, tarım ülkesinde tarım ürünlerini almak, tüketmek hayal oldu. Samanı bile yurtdışından aldık, soğanı ve patatesi karneye bağladık..

Yeni Türkiye’de uçacağız dediler,eğitim Allah’a emanet bir hale büründü, 2 + 2+2’nın ne işe yaradığını bilemedik.18 yılda eğitim sistemi neredeyse 15 defa değişti. Okullarda sadece belli bir sendikaya bağlı yönetici kadrolaşmaları yapıldı. Sen bizden değilsin” denilerek insanların işiyle aşıyla hoyratça oynadılar.

Sınav sisteminin kaç defa değiştiğini unuttuk bile…

Okullar panayır yerlerine döndü, ne öğretmeninde kıyafet kaldı, ne öğrencisinde…

Okullar tarikat ve cemaatlere emanet edildi. Tarikatlar eğitimin çözüm ortağı ve işbirlikçisi yapıldı.

Yeni Türkiye’de uçacağız dediler, sağ göz sol göze düşman gibi bakıyor. Huzur yerlerde sürünüyor…

Yeni Türkiye’de uçacağız dediler,uçmadığımızı yazanlarında birçoğunun sadece sesi hapishanelerden gelmektedir.

Yeni Türkiye’de uçacağız dediler,çevremizde komşu ve dost ülke kalmadı. Komşuluklar bitti, dostlar düşman oldu…

Yeni Türkiye’de uçacağız dediler, çökmüş bir ekonomi ve bankalara gırtlağına kadar borçlu bir halk yığını,  ellerinde fakülte diplomaları ile işsiz gezen gençler, yani tavan yapmış işsizlik, görmekteyiz.

Yeni Türkiye’de uçacağız dediler, zenginin daha da zengin, yoksulun daha da yoksul olduğu, toplumda olması gereken saygı, tahammül ve güvenin yok olma noktasına geldiğini gördük.

Yeni Türkiye’de uçacağız dediler, güneiktidar övgüleriyle başlayıp günü iktidara övgüyle bitiren televizyon yayınları,

Onlarca sayıda olmasına rağmen tek tip çıkan gazeteler, yüzlerce köşe yazarı ama aynı övgüleri yazan kalemşorlar, her kanalda halka sadece “şükretmesini” öğreten programlar ve sözde din adamları, her okulun İmam Hatip okullarına dönüştürüldüğü bir eğitim gördük.

Sonuçta “Yeni Türkiye’ye” baktığımızda ülkemiz uçmakta olan bir uçaktan daha çok arıza yüzünden inmekte olan bir uçağı andırıyor. Sadece iniş anını yaşayan bir uçak, henüz düşme olmasa da düşmek üzere olan…

Biliyoruz ki, düşmek üzere olan uçağa kolay kolay müdahale yapılmaz. Ya sert şekilde kötü bir iniş yapacaktır, ya da yere çakılacaktır.

Ama ülkeler, uçaklar gibi 10 dakikada “düşmezler.” Mesele Osmanlı İmparatorluğunun düşüşe başlaması yaklaşık 200 yıl sürmüştür. Osmanlı her irtifa kaybettiğinde yeni devletler ortaya çıkmıştır.

Bakınız tarihe, son yüzyıl içinde birçok devletler kuruldu, kurulan devletler yıkıldı, yenileri kuruldu ve bunların hepsi 20.yüzyılın başında gerçekleşti.

Şimdi de, 1923’te “kanla irfanla” kurulan Türkiye Cumhuriyetinin “miadını” doldurduğu onun yerine “Yeni Türkiye” adı altında yeni bir devlet kurulması gerektiği yüksek perdeden seslendirilmektedir.

Osmanlının yıkılış sürecinin 200 yıl sürdüğünü tarih yazmaktadır. Ama her devletin yıkılışı 200 yıl sürmeyebilir. Devletler durum ve konumlarına göre, 5.10.15 yılda da yıkılabilirler, bir gecede de…

Devleti bir uçak gibi düşünmek durumundayız. Uçaklar düşmeden önce sinyaller verirler, bunlar acil uyarılardır. Bu uyarılar dikkate alınıp önlemlere başvurulursa uçak kurtulabilir. “Yok, bir şey olmaz, idare eder” denilirse felaket kaçınılmaz olur. Kontrolden çıkar ve yere çakılır.

“Yeni Türkiye” adı altında başta ekonomik olarak doğru bir gidişat yok, ilerleme yok, yani yerinde saymak bile yok, yalnızca geriye, hatta çok geriye doğru bir gidişat var.

Böyle gidersek paramız pul olacak, uçağımız Allah muhafaza!

Gelin hep birlikte 1923 ruhu ile kurulan cumhuriyetimizi fabrika ayarlarına geri döndürmek için çalışalım. “10 yılda 15 milyon mutlu genç yarattığımız” gibi gençlerimizi yeniden keşfedelim. Üretimin içine sokalım.

“Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!” diye yeniden başlayalım. Ali Galip AKYILDIRIM

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı