Fuat SÜMELİYazarlarımız

İnsanlığın Açmazları Karşısında Dinin Etkisi

Vivense Mobilya ve Ev Dekorasyonu

İnsanlık, yaşama başladığı ilk andan itibaren, sürekli bir biçimde geleceğine dair müphemiyet/belirsizlik gösteren, korku, kaygı, endişe ve meraka neden olan kozmolojik bir gizemle iç içe yaşamak durumunda kalmıştır.

Bilimin gelişmediği dönemlerde bu kozmolojik boyutun endişe verici boyutu daha yüksekti. İnsanlar daha çok mitoloji, esatir, hikâye, efsane gibi izahlarla bazı şeylere anlam vermeye çalışıyordu. Bugün dahi bu anlayış tam anlamıyla bertaraf olmuş değildir. Bugün insanlar, her ne kadar bilim ve teknolojinin sağladığı nimetlerin hünerleriyle, yaşamları boyunca karşılaştıkları sorunların birçoğunu çözümüne yönelik pek çok çıkış yolu keşfetmiş olsalar da, tarihin hiçbir döneminde, kendilerini çevreleyen kozmos, doğa ve evren üzerinde tam anlamıyla gerçek bir hakimiyet kuramamışlardır. Çünkü insanlar evrendeki pek çok duruma ilişkin bilgiye sahip olmasına rağmen her geçen gün bilinecek olanlar da katlanarak artmamaya devam ediyor.

Peki, bu açmaza karşı insana bir yol gösteren nedir?

Sanırım bu izlekte, bu açmaza karşı din insanoğluna bir çıkış yolu sunmaya çalışıyor. Dinin insanlıkla ilgili, insanlığın nereden geldiği nereye doğru gittiğini sorusuna yanıtlar üreterek, insanın pozisyonu ile varlık ya da varoluş ile ilgili ontolojik sorulara tatmin edici açıklamalar getirmeye çalışarak insana ve insanlığa bir anlam haritası sunmaktadır.

Din bu işlevle beraber insan hayatında denetlenemeyeni denetleme çalışmak, açıklanamaz olanı açıklamaya çalışmak, insanlığa dair bir anlam haritası sunmak ve karmaşıklığı, keşmekeşi düzenli hale getirmek gibi psiko-kültürel işlevlerinin yanı sıra, toplumsal normları ve kuralları da kuvvetlendirerek bireysel davranışları denetleyecek ahlaki yaptırımları da icra etme gücüne sahiptir.

Din, bu çerçevede insan varoluşuna anlam vermekle beraber aynı şekilde sosyal kontrol mekanizması da güçlendirir. Çünkü dinlerin toplumu bir arada tutan ortak değer ve amaçları düzenleme ve toplumsal dengeyi koruma gibi bir misyonu da vardır. Seküler hayatın içinde bulunan kurum ve kuruluşların asıl çimentosu da dindir. Din olmadan toplumsal teamülleri sürdürmek çok zordur. İnsan mutlaka düşünce ve eylemini nihai bir amaca bağlamak ister. Bu yüzden işin realitesi dinin pek çok toplumda bir sosyal kontrol aracı olarak işlev görmesini kabul etmektir. Bu bağlamda din, toplumun ortak onay verdiği tutum ve davranışları teşvik ederek, onay vermediği ve uygun bulmadıklarını da hoş karşılamayarak, toplumsal düzenin oluşmasına ve toplumun oluşumunu sürdürülmesine katkıda bulunmaktadır. Bu bakımdan şunu diyebiliriz: Bütün dinler, aynı zamanda insanlık için uygun ve insanlığın ortak huzuru ve çıkarı için doğru davranış reçeteleri sunan bir ahlaki sistem derpiş etmektedir.

Dinler, insanların yaşamlarında birçok sosyal ve psikolojik ihtiyacı karşılamaktadır. Bu ihtiyaçların uygulama şekilleri farklı olsa bile amaçları evrenseldir. İnsanların ihtiyaçları genelde ortak olduğu için dinlerin mesajları da ortaktır.

Antropolojik çalışmalarda görünüyor ki yeryüzünde herhangi bir dini inanışa sahip olmayan bir insan topluluğunun varlığından söz etmek imkânsızdır. Antropologların izah ettiği gibi din insan hayatının başlangıcından ölümüne kadar açıklamaya çalışıyor. Hatta din ölümden sonrasını bile yorumlayarak, bireysel ve kolektif yaşamı anlamlı hale getirmeye çalışmaktadır. Din aynı zamanda insanların içinde bulundukları zor durumdan kurtulabilmeleri için çıkış yolları önerir, insanların ruhsal dinginliğe ulaşmayı mümkün kılabilecek davranışlar sergilemeyi önerir ve insanlığa öğüt verir.

Yukarda din ile ilgili yaptığımız tüm iyi açıklamalar, tabii dinin içine girmiş menfaat ve çıkar virüsünden arındırılmış dinler için geçerlidir. Uydurulmuş, heva ve hevesine kurban etmiş, zenginleşme ve tahakküm aracı olarak işlev gören totaliter dinci yapılar için geçerli değildir. Saf, arı duru ve toksiklerden temizlenmiş doğal din için geçerlidir.

Turyap Biga Zirve

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu