Yazarlarımız

Annem!

34 yıllık özlemle anarken…

***

Yaşım kaç olursa olsun…

***

Biliyor musun anneciğim?

Ne zaman  “anne” diye bir sesleniş duysam,

Çocukluğuma geri döner ve seni karşımda bulurum.

Ne zaman annesi ile tartışan, annesine şımaran bir çocuk görsem,

Seninle geçen yıllara döner ve şımardığımı hissederim.

Ne çok özlüyorum çocukluğumu bir bilsen.

Bir bilsen başımı dizlerine koyup uyumak istediğimi,

Yorgun ruhumu dizlerinde dinlendirmek istediğimi…

****

 Biliyor musun anneciğim?

Bir güzellik karşısında ilk aklıma gelen sen oluyorsun.

Asıl büyük ve gerçek güzelliğin, sevginin senden geldiğini düşünüyorum. Varoluşumun sebebi sensin.

****

Gökyüzünde ay’a, güneşe ve yıldızlara baktığımda seni görüyorum.

Yağmur yağdığında birden bir toprak kokusu yayılıyor havaya, senin kokunu hatırlıyorum.

 Çünkü seni mahşere kadar o toprak saklayacak.

Bundandır seni bir toprağın kokusunda hatırlamam.

Ve yağmur sonrası, o renk güzellikleri içerisinde ki gökkuşağında gördüğüm yine sensin.

****

Her gün batımında seni düşünüyor ve seni görür gibi oluyorum.

Gün batımları, senin benden ayrılışın ile ufkumda bir güneşin nasıl battığını hatırlatır bana. 

Sen gittin sanki güneş battı.

Düşünüyorum, batan güneş yeniden doğacaktır.

Öyle ise bir gün cennette buluşacağız ve o güneş yeniden doğacak.

Ve güneş bir kor yığını halinde ağır ağır kayıp olurken ben seni yeniden yaşıyorum.

****

Geceleyin gökyüzüne baktığımda yıldızların yanıp söndüğünü görüyorum.

Bütün yıldızları çıplak gözle görmek mümkün olmuyor.

Fakat bir yıldız var ki, bütün mesafelere ve karanlığa meydan okurcasına parlayıp duruyor.

O yıldıza senin adını veriyorum.

Biliyorum ki, en sıkıntılı anımda ve insanların hafızamdan silindiği bir anda o yıldız gibi tek başına bana ışık vermeye devam ediyorsun.

Bundan dolayı geceleyin gökyüzüne bakmayı severim.

Çünkü orada seni görüyorum.

****

Senin gidişinle, ezilmiş otlar gibiydim, devrilmiş ağaçlar gibiydim, öldürülüp içi boşaltılmış kuşlar gibiydim.

Yokluğun korkunç bir karanlık getirmişti bana.

Bu durumda bile yine sen bana yardımcı oldun.

Senden ilk ayrıldığımda bana şöyle demiştin. “Beni özlediğinde yüreğine sor, o yürekte benden bir şeyler taşıyorsun. O yürek beni sana hatırlatacaktır.” Bende öyle yaptım.

Seni bana hatırlatan her şeyi düşündüm.

Bir gün cennette hep beraber olacağımız düşüncesi yeniden yaşama sevinci verdi bana.

Sanki bir el kurumuş dudaklarıma su, karanlık dünyama ışık verdi.

Yeryüzünde ve gökyüzünde gördüğüm her şey hep seni hatırlattı.

****

Sensiz geçen yıllar bana öğretti ki, aldığım her nefeste senin payın var.

Gördüğüm her güzellikte sen varsın.

Çünkü sen varoluş sebebimsin.

Seninle tutunmuştum hayata, küçük bir bebekken.

Hayata karşı direnmeyi, acılara karşı güçlü olmayı senden öğrenmiştim.

Düşe kalka büyürken…

****

Eğer bu gün bir lokmamı başkaları ile paylaşmayı biliyorsam, bil ki bunu sana borçluyum.

İlk defa sende görmüştüm lokmanı çocuklarınla ve çocuklarla paylaştığını.

Sende görmüştüm çocuklarını doyurmadan kendini asla doyurmadığını.

Sende görmüştüm ayağımıza taş değdiğinde acımızı yüreğinde duyduğunu.

Sende görmüştüm yaşamaya evlatların için sarıldığını.

****

En son gördüğüm de üstünde bir yığın toprak, bir parça mermer vardı,

Üstünde yazılıydı adınla yaşın, sanki benimle konuşuyordu o mezar taşın.

Baş uçunda öylece kala kaldım, genç yaşta öldüğüne sadece yandım.

Sanki kör kuyularda merdivensiz kaldım.

****

Sensiz bütün çiçekler hasret kokuyor.

Özlüyorum kokunu anneciğim, çocukluğumun bahçesinde kalan saf sevinçlerimi özlediğim gibi…

Özlüyorum gözlerindeki sevgi parıltısını,

Özlüyorum “yıldız düşmüş saçlarını”

Özlüyorum seninle geçen anlarımı.

***

Ne çok isterdim ellerinden öpmeyi.

Ellerinden tutabilmeyi, sana anneciğim diyebilmeyi.

Ne çok isterdim seninle çocukluğumu konuşmayı.

Ama ne yazık ki sen yoksun,

Ve çocukluğum sadece siyah beyaz solgun bir resimde kalmış.

Çocukluk yıllarımıza dönmek istememiz boşuna değilmiş,

O yılların içerisinde neler yok ki.

O yılların içerisinde başımı okşayan sıcak bir el,

 Arkamız da hayır duaların vardı.

Oysaki şimdi sevdiğin, okşadığın saçlarıma aklar düştü anne.

 Ama içimde ki çocuk hiç susmadı.

Şairin dediği gibi “…insan annesi ölünce anlar içinde ki çocuğun hiç ölmeyeceğini, aklına geldikçe kahrolur bunu anlamakta neden bu kadar geciktiğini…”

Sen annemsin. Sen varoluş sebebimsin.

Seni görmek mahşere kaldı biliyorum.

Özlemle ellerinden öpüyorum.

Biliyorum ki; yaşam devam ediyor.

Yaşama dair tüm güzellik duygularını bana öğreten, varoluş sebebim annemi rahmetle, minnetle ve sevgiyle anıyorum.

 Mekânın cennet olsun.

Bu vesileyle tüm annelerimizin ve şehit annelerinin bu anlamlı gününü kutluyorum. Hakkın rahmetine kavuşmuş annelere rahmet, hayata anlam katan annelerimize sağlıklı nice güzel yıllar diliyorum.

Ali Galip Akyıldırım

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu