Fuat SÜMELİYazarlarımız

Yaşamak İstediğim Dünya

Vivense Mobilya ve Ev Dekorasyonu

Nasıl bir dünya isterim?

Aklın, bilimin ve özgürlüklerin egemen olduğu bir dünyanın olmasını isterim.

Hukukun, adaletin ve ileri demokrasinin işletildiği bir dünya olmasını isterim.

Dinin maske edilmediği, halkın dinle aldatılmadığı ve herkesin inancını/inançsızlığını özgürce yaşayabildiği bir dünya isterim.

Toplumdan sorumlu kurumların emanet, ehliyet ve liyakate göre hâkim olduğu ayrıca kimsenin ötekileştirilmediği ve herkesin emeğin karşılığının alındığı bir dünya isterim.

Akıl, fikir ve vicdanın hür olduğu, adaletin terazisinin şaşmadığı, düşünce, din, bilim ve felsefenin kol kola ilerlediği ve herkesin kendi hakikatini arayabilecek tekâmül seviyesinde olduğu bir dünya isterim.

Irkların kendilerini üstün görmediği, dinlerin baskı aracı olarak kullanılmadığı, mevcut ekonomi sisteminin değiştirildiği, yatırımların daha çok bilime ve sosyal refaha yönelik yapıldığı, sınırların olmadığı, sınıfların oluşmadığı, sömürünün yok edildiği, bölgesel refah yerine küresel bir refah sisteminin bulunduğu ve özellikle tabuların olmadığı bir dünya olmasını isterim.

Hiçbir çocuğun kaybolmadığı, insanların birbirini sevdiği, birbirlerine saygı duyduğu ve birbirini olduğu gibi kabul ettiği ve değiştirmeye çalışmadığı bir dünyada yaşamak isterim ve bu daha eğlenceli ve güzel olurdu.  Bununla beraber savaşların olmadığı, kan akmadığı, milyonlarca insanın ölmediği, barışın ve huzurun daim olduğu bir dünyada yaşamak isterdim. Ek olarak bombaların patlamadığı, terör sorunun son bulduğu, insanların birbirine kin ve nefret duymadığı daha güvenli bir dünya isterdim. Arkadaşça, kardeşçe bir dünya olsun, birlik ve beraberliğin daim olduğu, çocukların istediği gibi çocukluğunu yaşayabildiği ve bir kuş gibi hür olduğu ve canları hiç acımasını istemediğim bir dünya isterim. Doğal kaynakların israf edilmediği, ormanlara ve yeşilliklere sahip çıkıldığı, suların kirletilmediği, küresel ısınmaya neden olan her şeyi ortadan kaldırıldığı bir dünya isterdim. Yeşil alanların bol olduğu ve doğanın dengesi ile hiç oynanmadığı, dünyadaki canlılara zarar verilmediği bir dünya isterdim. Hiç kimsenin çevresi tarafından psikolojik baskı görmediği, düşünce ve fikirlerinden dolayı hiç kimseye zarar gelinmediği, insanların otorite altında olmadığı bir dünya isterdim.

İnsanlığın ortak aklı ile yapabileceği, başarabileceği temiz, adil, eşit ve kardeşçe yaşayabilecekleri bir dünyanın kurulabilmesi, oluşturulabilmesi fikri ile hareket edildiği bir dünyada yaşamak isterdim.

Ruhu karanlıkla dolmuş insanların olmadığı, yalansız, dolansız ve riyasız, kendi çıkarı için birilerine zarar vermeyen bir dünyada yaşamak isterim.  

İklim dengesinin bozulmadığı, bütün canlılara ait olan temiz havayı ve akciğerlerimiz olan ormanların ayrıca binbir türlü canlı varlığını yaşam alanı olan denizlerin ve doğal zenginliklerin kar hırsı ve tüketim hastalığı yüzünden yaşanmaz hale getiren bilinçsiz zihniyetlerin olmadığı ve bir küresel bilinç duyarlılığının olduğu bir dünyada yaşamak isterdim.

Gelişmiş kapitalist ülkelerin marifetiyle oluşturulan tahakküm ve sömürüden beslenen küresel eşitsizliğin ve gelir adaletsizliğin yol açtığı küresel sefalet, açlık, salgın ve eğitimsizlikten kaynaklanan kültürel cehaletin olmadığı ve bunun yerine gelir adaletinin yaşandığı huzur ve mutlu dolu bir dünyada yaşamak isterim.

Son olarak cehaletin olmadığı bir dünyada yaşamak isterim. Çükü cehalet karanlığının rahminde ürer tüm kötülükler. Cehalet karanlığının aydınlatılamayan her tarafı bir virüs gibi toplumun her yönüne sirayet eder. Ve akabinde kötülükler işlenmeye başlar. Yukarda saydığımız bütün güzel şeylerin olmasını engelleyen şeyin büyük bir kısmı cehalettir.

Karan Şekerleme

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu