Fuat SÜMELİYazarlarımız

Umut İnanmanın Gücüdür

Umut kavramsal olarak ummaktan yani dilemekten doğan güven duygusudur. Aynı zamanda pozitif psikolojinin önemli kavramlarından birisidir. Bir şeylerin iyi gideceğine, düzeleceğine, olumlu şeyler olacağına olan inançtır. Umut, bireyin iyi oluşunun güçlenmesini ve devam etmesini sağlayan bir kavramdır.

Gel gelelim günümüzde umut ve umutsuzluk vakaların üzerine konuşmaya!

Öncelikle toplumdaki olumsuz durumdanlar dolayı meydana gelen umutsuzluk vakalar var.

İnsanların yaşadığı standartlardaki bozulmalardan dolayı; doğal olarak kişilerde bir güvensizlik ve umutsuzluk durumu oluşuyor. Özellikle ekonomik kriz, artan kiralar, barınma sorunu, mezuniyet sonrası istihdam problemleri, niteliksiz eğitim programları, liyakatsiz insanların istihdam edilip ehliyetli insanların değersizleştirilmesi gibi durumlar karşısında maalesef bir umutsuzluk durumu ortaya çıkıyor.

Başka bir durumda da toplumun önemli bir kısmı için umutsuzluk kaçınılmaz oluyor. Örneğin; Yaşadığımız toplumun sorunları üzerine eleştiri ahlâkıyla, özgürce fikir ifade edemiyorsak, kendimiz olmak yerine bize nasıl düşünmemiz gerektiğini gösteren propaganda araçları üzerinden düşünce üretiyorsak, adalet, hak ve eşitlikler, etik değerler konusunda toplumsal bir savrulma yaşıyorsak orada umuttan çok bahsedemeyiz.

Bütün bu durumlara rağmen ve yalnızlaşan, yabancılaşan ve bireyselleşen dünyada her şeye rağmen yaşam yolculuğunun rotasını umut belirliyor. Çünkü insan ancak umut ederek zorluğun duvarını yıkabilir. Umudu sayesinde mevcut toplumsal düzenden, içinde yaşadığı toplumun koşullarından rahatsız olup bilimle, felsefe ve sanatla kendine yeni bir yol çizmek isteyen herkes için bu durum bir var olma, varlığa susama ihtiyacıdır.

Evet, düşünen, gören ve sorgulayan insanlar için adaletsizliğin, eşitsizliğin ve ekonomik krizlerin olduğu toplumlarda yaşamaya çalışmak her ne kadar zor bir yokuşu tırmanmaksa da arkasında umut vardır. Çünkü sorunların rutubetinden ancak umutsuz insanlar hastalanır ama çare arayan karakterini inşa etmiş toplumlar için umut vardır ve hep olacaktır.

Bugün toplumda dezavantaj durumda olan bir sürü insan vardır. O insanların kapısını çalmak, onların elinden tutmak, imkân dahilinde yaşanabilir bir hayat sunmak insanın insana umut olabileceğinin göstergesidir. Bu durum yardım edilmiş yoksullar istemek değil yoksulluğu ortadan kaldırma mefkûresi bir umudun sonucudur.

Sabahattin Ali’nin de dediği gibi bu hayattaki en korkunç şey, insanın ümidini yitirmesidir. Zira ümidini yitirenin iradesi meflûç olur. Bu yüzden; umut etmek, yaşayan insan için nefes almak gibidir.

Umudu diri olan; doğruluktan, dürüstlükten, güzellikten, erdemli olmaktan, adaletten ve hakkaniyetten asla ayrılmaz.

Umut insanın iç dinamiğini inşa ederek insanı dik tutar. Eğer insan ümitsiz olursa ayakta duracak iç dinamiğini ve takatini kaybederek yıkılır. İçsel enerjisini kaybeden bir gezegen gibi yok olmaya mahkûm olur.

Bilmeliyiz ki her insanın öznel ve özerk bir tarafı vardır. İnsanın bu öznel ve özerk tarafı, bütün varlıklar içinde insanı biricik kılan bir özelliktir. Bütün kararlarımız, eylemlerimiz ve söylemlerimiz bu biricik tarafla ilgilidir. Onun için sorumluluk sahibi olmuşuz. Bu sorumluluğun bir gereği olarak dikkat etmemiz gereken en önemli husus, bize özgü öznelliği başkalarına dayatmamaktır. O sebepten yapıp ettiklerimizi niçin ve nasıl yaptığımızı hesap etmek zorundayız. Bizler tek başımıza olmadığımız gibi, bu dünya da sahipsiz değildir. Sürekli ve kalıcı bir tasarruf imkânına sahip olmadığımıza göre her şeye emanet gözüyle bakabilmeliyiz. İşte bu bakış açısıyla sürekli dinamik bir şekilde umudumuzu inşa edebiliriz.

Son olarak umut tıpkı şuna benzer: Hayata gözlerini açan fakat nabız alınamayan, solunumu olmayan bir bebek düşünün. Kalp masajına başlanıyor, solunum desteği veriliyor, dakikalar boyunca en güzel biçimde tasarlanan o canlının yaşaması için çaba gösteriliyor. Ve beklenen ilk nefes, ilk ağlama sesi… İşte umut böyle bir şey.

Geleceğe yönelik güzel umutları taşıyabilmemiz ve bu umutları çoğaltabilmemiz, bu umutları etkili kılabilmemiz için bugüne şimdiye özgü bütün sorumluluklarımızı eksiksiz bir şekilde yerine getirebilmeliyiz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.

The reCAPTCHA verification period has expired. Please reload the page.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu