Ramazan’da Değişenler, Değişmeyenler

Hz. Muhammed (s.a.v.) buyurmuştur:
“Ramazan ayı geldiğinde gök kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlar zincire vurulur.” (Buhârî, Bad’u’l- Vahy, 5)
Ramazan, Müslümanlar için sadece bir ay değil, bir ruhani dönüşüm, bir inanç sığınağı. Her yıl, aynı coşkuyla karşıladığımız bu mübarek ay, yıllar geçtikçe farklılaşıyor. Eski Ramazanlar, çocukluğumuzun o masum iftar sofraları, sahur vakti uyumadan yenen yemekler, camilerden gelen teravih sesleri… Şimdi ise teknoloji çağında, sosyal medyada paylaşılan iftarlar, online teravihler…
Eski Ramazanlar, daha samimiydi belki. Mahalle baskısı, cemaat duygusu, komşuluk ilişkileri… Her şey daha yalındı. Mesela:
- İftar Topu: Mahallede top atılır, herkes iftar sofrasına koşardı.
- Teravih Yürüyüşleri: Teravih namazından sonra evlere yürüyerek, sohbet ederek gidilirdi.
- Ramazan Davulları: Davulcular, sahur vakti insanları uyandırır, günün mübarek olması için dua ederdi.
- Komşu Ziyaretleri: Iftarlara komşular çağırılır, birlikte yenirdi.
Ama bir şey değişmedi: İnançlara saygı. Herkesin kendi inancıyla yaşadığı, birbirimize hoşgörüyle baktığımız bir ay Ramazan. Farklılaşan sadece ritüeller, değişmeyen ise inancın özü.
Ramazan, paylaşmanın ayıdır. Yoksula sadaka, komşuya iftar, arkadaşlara dua… Paylaşmak, Ramazan’ın ruhudur. Bu yüzden, Ramazan’da paylaşmayı unutmayalım.
Acaba bu Ramazan’da her yıl sorulan o soruları soracak mısınız?
- Sakız çiğnemek orucu bozar mı? Cevap: Evet, bozar!
- Şu kadar kilo alırım miyim? Muhtemelen evet.
Ramazan’ın bereketi ve huzuru hepimizin evlerine ve gönüllerine gelsin.
