Yazarlarımız

Misafirlikte Bir Yere Kadar

Haberi buradan dinleyebilirsiniz...

Tahmin ettiğiniz gibi bu yazımda ülkemize çeşitli yollardan gelen Suriyelilerden ve diğer düzensiz göçmenlerden bahsedeceğim.

Bildiğimiz gibi bizler devlet millet olarak savaşlardan kaçıp gelen herkese kucak açtık. Yardımcı olduk. Ülkelerinde ki kargaşa bittiğinde dönecekler diye sabırla bekledik.

Hatta bayramlarda yakınlarını görüp hasret gidersinler diye otobüsler kiralanıp memleketlerine geziye gönderildiler ve tekrar geri döndüler.

Her şeye rağmen umutla dönecekleri günü bekledik ama yanıldık.

Maalesef ki ülkelerine dönmek bir yana daha da akın akın gelenleri misafir etmeye devam ettik.

Bir nevi AB ülkelerinin göçmen deposu olduk.

Bu göçmenler iktidarımız tarafından yıllardır barındırılıp besiye çekildiler.

 Kendi insanımızın lokması onlara yedirildi.

 Yetmedi Türk vatandaşı yapıldılar.

Yetmedi seçme seçilme hakkı verildi.

Yetmedi her birine maaş bağlandı.

Yetmedi şehit çocuklarımızın okullar bazında yararlandığı tüm haklardan yararlandılar.

Yetmedi açtıkları iş yerleri vergiden muaf tutuldu.

Yetmedi eğlence sektörünü ellerine geçirdiler.

Ucuz işgücüyle emekçilerimizin ekmeğiyle oyandılar.

Yetmedi Taksim’de ne yılbaşı kutlama bahanesiyle insanlara tacizde bulundular.

Ülkemiz de işledikleri cinayetler, tecavüzler, hırsızlıklar, tacizler de ayrıca yaşattıkları…

Ne yazık ki ülkemiz sayıları her geçen gün katlanarak artan göçmen Arap nüfusunun baskısı altındadır.

Çünkü 5 yıl sonra her 100 kişiden 10’u Suriyeli olacak.

Devletler tarihinde 40-50 yıl kısa süredir.

Bundan dolayı 40-50 yıl sonra 100-150 milyonluk nüfusa sahip olacak ülkemizde Suriyeli sayısı 50-60 milyonu bulacak. Yapılan istatistikler bunu söylüyor.

Yani şimdilik 5-6 milyon civarında işsiz, avare, bakıma muhtaç, serseri, mekânsız Suriyeliler serseri mayınlar gibi aramızda dolaşıp duruyorlar.

Ve bunlar bu ülkeye hiçbir vatandaşlık bağı ile bağlı olmadıkları halde Türk vatandaşlarının sahip oldukları her türlü anayasal haklara sahip oldular.

Son olarak da geçen yıl 350 bin bebeğe aileleriyle birlikte Türk vatandaşlığı verileceği İçişleri Bakanı tarafından açıklandı. Nedeni ise sadece çocuk yapmaları ve doğurdukları çocukları..

Bu ülkeye askerlik yapmadıkları halde, vergi vermedikleri halde, bir Türk vatandaşının taşıdığı hiçbir sorumluluğu taşımadıkları halde, hiçbir katma değer yaratmadıkları halde, Türkçe konuşmasını bile bilmedikleri halde ülkemiz yönetiminde söz sahibi oldular.

Netice de bunlar milletimiz tarafından doğru bulunmamaktadır.

Suriyeliler ülkemizde kaldıkları sürece demografik yapımız kesinlikle bozulacaktır.

Demografik yapının bozulması her türlü toplumsal sorunlarında başlaması demektir.

Türkiye için bu durumdan tek çıkış yolu, mültecilerin tekrar Suriye’ye ve geldikleri ülkelerine geri dönmesidir.

Şu anda kaçtıkları ülkelerinde herhangi bir sorun gözükmemektedir. Netice de ülkelerine dönenlerde bulunmaktadır.

Ülkemiz daha fazla Arap kültürü ve işgaliyle karşı karşıya kalmamak için en kısa zaman da ülkelerine yollamamız gerekmektedir.

Eğer Suriyelileri göndermezsek ülkemizin demografik yapısı bozulmuş olacak ve ileri de bunların sorunları maddi manevi her insanımızı olumsuz etkileyecektir.

Göçmenleri ülkelerine göndermediğimiz takdirde Ortadoğulaşmış bir Türkiye’de yaşamaya herkes hazırlıklı olsun. Çünkü kimlerle bir arada yaşayacağımızı bilmeyeceğiz.

 Ali Galip AKYILDIRIM

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu