Yerel

İki Güzel Kızkardeş Mükemmel Bir Marka Yarattı… DADALAND

Vivense Mobilya ve Ev Dekorasyonu

Biga Çarşamba Postası Gazetesi olarak ziyaretlerimiz devam ediyor. Sıradaki durağımız iki kız kardeşin yakında tüm Türkiye’ye yayılacak Biga’dan başlayan ve İnegöl ile devam eden yarattıkları bir marka olan DADALAND’dayız.

Bazı hikâyeler yalnızca başarıyı anlatmaz. Bazıları cesareti, emeği, vazgeçmemeyi ve insan hayatına dokunmayı anlatır. Bu da öyle bir hikâye…

Bu; Bursa’nın mütevazı bir köyünden çıkıp yüzlerce çocuğun kahkahasına ortak olan iki kız kardeşin hikâyesidir.

Bu; Nadire Bilgin ve Sibel Demirhan’ın hikâyesidir.

Bursa’nın Kumlukalan Köyü’nde, beş çocuklu bir ailenin en küçük iki evladı olarak dünyaya geldiler. Yaşadıkları dönemde köy hayatının şartları zordu. Özellikle kız çocuklarının eğitimine yeterince önem verilmediği, “Kız okuyup da ne olacak?” düşüncesinin yaygın olduğu bir çevrede büyüdüler. Fakat onların hayalleri, çevrelerindeki önyargılardan çok daha büyüktü.

Okuyacaklardı… Kendi ayakları üzerinde duracaklardı… Çocukların hayatına dokunacaklardı…

Bu hayallerin gerçekleşmesi kolay olmadı. Henüz genç yaşlarda tarla işlerinde çalışarak yevmiyelerini biriktirdiler. Kazandıkları paraları kıyafet almak ya da başka ihtiyaçlar için değil, eğitimleri için kullandılar. Çünkü onlar biliyordu ki insanın en büyük sermayesi aldığı eğitimdir.

Babalarının desteği ve kendi azimleriyle tüm zorlukları aşarak üniversite eğitimlerini tamamladılar. Çocuk Gelişimi ve Okul Öncesi Öğretmenliği alanında lisans eğitimlerini başarıyla bitirdiler. Yıllarca devlet kurumlarında ve özel eğitim kurumlarında öğretmenlik ve yöneticilik yaptılar. Binlerce çocuğun ilk öğretmeni, ilk rehberi, ilk güven duyduğu eğitimcisi oldular. Her dokundukları çocukta sadece bilgi vermeyi değil; sevgi, saygı, özgüven ve mutluluk kazandırmayı hedeflediler.

Bugün yıllar önce öğrencileri olan gençlerin gelip onları ziyaret etmesi, “Sizi hiç unutmadık öğretmenim.” demesi, aldıkları hiçbir ödülle kıyaslanamayacak kadar büyük bir mutluluktur. Çünkü gerçek öğretmenlik, yıllar geçse bile öğrencisinin yüreğinde yaşamaya devam etmektir.

Hayat onları sadece başarılı birer eğitimci yapmadı. Aynı zamanda güçlü birer anne de oldular. Sibel Demirhan üç erkek evladını, Nadire Bilgin ise iki erkek evladını sevgiyle büyütürken anneliğin çocuk gelişimindeki en önemli güç olduğunu yaşayarak öğrendiler.

Her çocuk farklıdır… Her çocuk özeldir… Her çocuk sevgiyle büyümeyi hak eder.

Yıllar boyunca edindikleri bilgi, tecrübe ve annelik duygusu tek bir hayalde birleşti. Çocukların güvenle oynayabileceği… Ailelerin huzur içinde vakit geçirebileceği… Hijyenin tavizsiz uygulanacağı… Sevginin hissedileceği… Eğitimin oyunla destekleneceği… Bir yaşam alanı kurmak…

İşte Dadaland’ın ilk tohumu böyle atıldı.

Bu hayal yalnızca iki kız kardeşin hayali değildi. Hayat arkadaşları Nevzat Bilgin ve Ümit Demirhan da bu yolculukta en büyük destekçileri oldu. İnançlarını hiç kaybetmeden, birlikte emek vererek, gecelerini gündüzlerine katarak bu hayali gerçeğe dönüştürdüler. Ve ilk adım Biga’da atıldı.

Dadaland sadece bir işletme olarak kurulmadı. Her ayrıntısı eğitimci gözüyle düşünüldü. Bir oyuncağın çocuğun gelişimine katkısından, oyun alanlarının güvenliğine… Bir sandalyenin yerleşiminden mutfaktaki hijyen kurallarına kadar her detay çocuklar düşünülerek planlandı. Çünkü onlar için çocuk sadece müşteri değildir.

Her çocuk bir emanettir. Bir annenin en kıymetlisidir. Bir babanın en büyük gururudur.

İşte bu bilinçle Dadaland’da hijyen asla ikinci planda tutulmadı. Temizlik; görünmesi gereken bir ayrıntı değil, hissedilmesi gereken bir güvendir. Oyun alanları düzenli olarak temizlenir. Oyuncaklar belirli periyotlarla dezenfekte edilir. Mutfakta kullanılan ürünler titizlikle hazırlanır. Servis edilen her ürün, kendi çocuklarına sunacakları özenle hazırlanır. Çünkü bilirler ki bir aile önce güven satın alır. Sonra hizmeti değerlendirir.

Dadaland’ın en büyük amacı çocukları sadece eğlendirmek değildir. Çocukların paylaşmayı öğrenmesi… Arkadaşlık kurması… Hayal kurması… Üretmesi… Kendini ifade etmesi… Ailesiyle kaliteli zaman geçirmesi… Onlar için en büyük başarı budur.

Bugün Dadaland’ın kapısından içeri giren her çocuk, yalnızca oyun oynamaya değil; sevildiğini hissetmeye gelir. Her aile yalnızca bir kafeye değil; huzur bulacağı bir ortama gelir. Çünkü burada ticaretten önce samimiyet vardır. Kazançtan önce güven vardır. Ve her şeyden önce çocuk sevgisi vardır.

Nadire Bilgin ve Sibel Demirhan için başarı, açılan şube sayısıyla ölçülmez. Başarı; mutlu ayrılan bir çocuğun yüzündeki gülümsemedir. “Bir daha ne zaman geleceğiz?” diyen minik bir ses, onlar için en büyük ödüldür.

Bu hikâyenin en anlamlı yönlerinden biri ise kadınların gücüne olan inançlarıdır. Küçük yaşlarda kız çocuklarının eğitimine karşı çıkan düşüncelerin arasında büyüyen iki kız kardeş, bugün onlarca kadına istihdam sağlayan girişimcilere dönüşmüştür. Çünkü onlar çok iyi bilirler ki; Bir kız çocuğu okursa sadece kendi hayatı değişmez.

Bir aile değişir. Bir nesil değişir. Bir toplum değişir.

Bu nedenle Dadaland’da kadın istihdamına ayrı bir önem verilir. Özellikle genç kızların ekonomik özgürlüklerini kazanmaları, meslek öğrenmeleri, kendilerine güvenmeleri ve hayata güçlü bireyler olarak katılmaları desteklenir.

Kadın; üreten, öğreten, yetiştiren ve toplumu şekillendiren en büyük güçtür. Bir annenin yetiştirdiği çocuk, yarının toplumunu oluşturur. Bu yüzden güçlü kadınlar, güçlü çocuklar yetiştirir. Güçlü çocuklar ise güçlü bir ülkenin temelini oluşturur.

Nadire Bilgin ve Sibel Demirhan’ın hikâyesi aslında yalnızca iki kardeşin başarı hikâyesi değildir. Bu hikâye; emek veren bütün kadınların… Hayal kurmaktan vazgeçmeyen bütün kız çocuklarının… Çocukların gülümsemesini dünyanın en büyük mutluluğu sayan bütün eğitimcilerin hikâyesidir.

Ve Dadaland… Sadece bir oyun alanı değildir. Orası; sevginin, güvenin, emeğin, eğitimin ve aile olmanın aynı çatı altında buluştuğu sıcak bir yuvadır. Belki yıllar sonra bu satırları okuyan küçük bir kız çocuğu da kendi hayalini kuracak. Belki “Ben de yapabilirim.” diyecek. İşte o gün, bu hikâye gerçek amacına ulaşmış olacak. Çünkü bazı hayaller yalnızca gerçekleşmek için değil, başkalarına da cesaret olmak için vardır.

Bir zamanlar köy yollarında hayallerini omuzlarında taşıyan iki kız kardeş, bugün çocukların kahkahalarıyla büyüyen bir markanın kurucuları olarak yollarına devam ediyor. Onlar biliyor ki gerçek zenginlik; açılan şube sayısı değil, dokunulan hayatların sayısıdır.

Ve inanıyorlar… Bir kız çocuğuna eğitim fırsatı verildiğinde yalnızca onun geleceği değişmez. Bir anne güçlenir. Bir aile güçlenir. Bir toplum güçlenir.

Belki bugün Dadaland’ın kapısından içeri giren küçük bir kız çocuğu, yıllar sonra bu satırları okuyacak ve “Ben de başarabilirim.” diyecek. İşte o gün, Nadire Bilgin ve Sibel Demirhan’ın gerçek mirası yalnızca kurdukları Dadaland olmayacak; cesaret verdikleri, umut oldukları ve hayallerine ışık tuttukları binlerce çocuk olacak.

Turyap Biga Zirve

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu