Yazarlarımız

Geleceğin Hastaneleri Evlerimiz Olacak

Geçmişte kardiyolog Dr. Eric Topol 2015 yılında bir makalesinde birtakım fizyolojik ölçümlerin her ortamda izlenebileceğini ifade ederken “geleceğin hastane odası yatak odası olacak” diye yazmıştı…

2014 yılı sonunda yapılan tahminlerde tüm dünyada 3,9 milyar akıllı cihazın birbirine bağlı olduğu, bu sayının 2020 yılında 25 milyara ulaşacağı söylenmekte. Halen var olan 1,5 trilyon bağlanabilir cihazın %99,5’i henüz devre dışıdır ve bunların da bağlanması halinde hayat çok değişecektir. (Raconteur. Internet of Things)

-Sadece Kanada ve ABD’de 2014 yılında gerçekleşen sanal visit sayısı 75 milyonun üzerinde olup bunun yakın bir gelecekte yılda 300 milyona ulaşacağı beklenmektedir. (eVisits: the 21st century housecall)

Sağlık hizmetlerinde teknolojik gelişim ile akıllı sağlık uygulamalarına geçiş belirli bir ivmeyle hızlanırken pandemi sonrasında artık bu gerçek bize çok daha yakın…

Sağlık çözümlerinin akıllı yaşam olanakları ile birlikte gerçekleşeceği yeni bir ekosistem kapıda…

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da 2020-2023 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planında;

-Akıllı şehirler ile koruyucu, önleyici ve tedavi edici sağlık hizmetlerinde sunum modelinin değişeceğine işaret etmekte…

Akıllı Evler zaten hayatımıza girdi…

Eve varmadan klimanın çalışması, uyku saatiniz gelince oda ışıklarının kapanması, uzaktan kamera ile güvenliğin izlenmesi, kapının kilitlenmesi, sesli komutla perdelerin kapanması ve daha birçoğu her geçen gün işlerimizi kolaylaştırmakta…

Nesnelerin interneti (IoT), yapay zeka ve diğer uygulamalar ile yapılıyor bu işler…

Neden Akıllı Sağlık olmasın

Akıllı sağlık uygulamalarına olan ihtiyaçlar analiz edildiğinde;

-Ölüm nedenlerinin % 80’ini oluşturan bulaşıcı olmayan hastalıklar oluşturuyor,

-Toplumlar yaşlanıyor,

-Daha sağlıklı yaşama olan ihtiyaç artıyor.

Bu ihtiyaçların yerine getirilmesi ise sağlığa ayrılan payın artırılmasını gerektiriyor.

Kaynakların kısıtlılığı ise tüm ülkelerin yönetimlerince biliniyor.

Bu gerçek karşısında Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yapılan yorum önemli…

-Kalitenin korunması, hasta güvenliğinin iyileştirilmesi ve daha süratli bakıma erişim; yeni sunum modellerine olan ihtiyacı da değiştirecektir. (WHO) 

Akıllı Sağlık nedir…

-Dijital teknolojileri sağlık hizmetlerine adapte eden,

-Bireylerin sağlıkları ile ilgili farkındalıklarını artıran,

-Sağlık verisinin analiz edilmesini sağlayan uygulama ve hizmetlerdir.

Akıllı sağlık ile sağlık hizmetlerinde sunum modellerinin;

-“Hastane odaklı olmaktan uzaklaşacağı,

-Tedavinin bir bölümünün hastane dışına çıkabileceği mekandan bağımsız olabileceği,

-Daha önleyici, kişiye özel ve

-Bireyin daha çok katılımcı olacağı bir sağlık hizmeti sunum şekline döneceği” gerçeğini görmemiz, hissetmemiz ve kabullenmemiz gerekiyor…

Hollanda’da var bizde neden olmasın….

Bu model dünya ülkelerinde var mı diye baktığımız da ise Hollanda’da örnek bir uygulama görüyoruz.

Doç. Dr. Taşkın Kılıç; 2016 yılında, Dünya Sağlık Örgütü, Hollanda Sağlık Bakanlığı Raporları ile yapılan akademik çalışmaları Hollanda’da incelemiş olup modeli “best practice” olarak nitelemektedir.

-Araştırma sonucunda Hollanda’da e-Sağlık sisteminin cildiye, göz ve mental hastalıklar kliniği ve evde sağlık bakımında aktif olarak kullanıldığı, sistemi kullanan kliniklerde hastaların büyük bir çoğunluğunun birinci basamakta tutulduğu görülmüştür. 

-“e-sağlık” sayesinde hastalar; sağlık kurumları ile zaman ve mekân sınırı olmadan temas kurabilmekte ve hizmet alabilmektedirler. Örneğin, tele-tıp sistemi ile bir Psikiyatrist hafta sonu evinden video konferans sistemi ile terapi seansı verebilmektedir.

-Ayrıca hasta, kendine yakın bir sağlık kuruluşuna ve/veya hekime bağımlı olmayacak, ulusal düzeyde bütün hekimlere muayene olabilecektir. Bu sayede kendi bölgesindeki hekimin randevu süresi uzunsa, hiç beklemeden diğer bölgelerden de aynı sağlık hizmetini alabilecektir.

-Hollanda’da; aile hekimi kendisine başvuran cilt hastasının sorunlu bölgesinin görüntüsünü dermoskopla kaydedip, tele-tıp sistemi ile Cildiye uzmanına gönderebilmektedir. Bu sayede cilt hastalarının %74’ü uzman hekime gitmeye gerek kalmadan teşhis edilebilmektedir.

Bütün sağlık verilerinin dijitalleşmesi ve bulut veri tabanı üzerinden ulaşılabilmesi sayesinde yakın zamanda insanlar, kendi sağlıklarını çok daha iyi yönetebilecek hâle gelecek.

Bizde neden olmasın?

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu