Yazarlarımız

Eğitim Düzelmeden Hiç Bir Şey Düzelmez

(Cehalet gelirken bedava gelir, giderken her şeyi götürür.)

“Köylü eğitilmeden, işçiye iş verilmeden, herkesin toprağı olmadan demokrasi gelmez! 

İki tür demokrasi vardır;

Gerçek demokrasi için halk sıkı bir eğitimden geçirilir.

Biz ise Amerikan demokrasisini seçtik, bir sandığa oy attık, adı demokrasi oldu.” Demiş yıllar önce Türk eğitim bilimci, Köy Enstitülerinin mimarı ve dönemin İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç. Doğru mudur, doğrudur!

Anadolu aydınlanma devriminin ana unsuru olan Köy Enstitüleri kapatıldıktan sonradır ki bu ülkede aydınlığa, zenginliğe, bilime, kültüre, umut dolu yarınlara hasret kaldık.

Şimdi ki okumuş ve okumamış cahillere baktıkça İsmail Hakkı Tonguç’un ne kadar doğru dediğini daha iyi anlıyoruz.

Çünkü günümüzde cahil her şeyi bilir. 

Lozan’ın gizli maddelerini bilir.  

Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin stratejik bir önemi olmadığını Kanal İstanbul yapılırsa bunun daha önemli olduğunu bilir. 

Açlık ve yoksulluğu dış güçlerin yarattığını bilir. 

Sefaletin kaderi olduğunu zenginliğin bazıları için Allah vergisi olduğunu bilir. Ucuz ölümlerin adını kader koyar. 

Ucuz ekmek ve askıda ekmek kuyruklarının imtihan olduğunu bilir. 

Avrupa ülkelerinin bizleri çok kıskandığını söyler. İç ve dış politikadaki başarısızlıkların nedeninin CHP olduğunu bilir. 

Geçim sıkıntısının sebebinin ülkeyi 70 yıldır yönetmeyen CHP olduğunu sular seller gibi ezberlemiştir.

Bu dünyada çekilen sıkıntıların öbür dünyada hurilerle, cennet şaraplarıyla, yemekle tükenmeyen kuzu çevirmeleriyle ödüllendirileceğini bilir.

Fakirliğin nedenlerinden birisinin herkeste cep telefonu bulunmasından dolayı olduğunu bilir ve “geçinemiyorum”diyenlere “çıkar cep telefonunu” diyerek zenginliği gösterir.

Karnının doymasını beslenmek olarak bilir.

Dolar fırladığında bir mahsuru olmadığını, çünkü doları olmadığından dolayı zarar görmeyeceğini bilir.

Soran sorgulayanların, hesap soranların hain olduğunu bilir.

Kitap okumanın, araştırma yapmanın, sorgulamanın, farklı kaynaklardan haber almayı ihanet olarak görür. Bildiği kanalları izler, inandığı siyasetçinin her sözünü doğru kabul eder.

Cennet gibi bir ülkede 10-15 yıldır süren açlık ve derin yoksulluğun nedeninin 17 gündür devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı olduğunu bilir.

Çünkü cahilden daha yıkıcı bir kitle silah henüz icat edilmemiştir.

Netice itibarıyla “Kişinin cehaleti ne kadar derinse, niteliksizliği ne kadar büyükse, kendine güveni o kadar yüksek olur.” Bedeli çok ağır ödenir.

Ali Galip Akyıldırım

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.

Başa dön tuşu