Yazarlarımız

Büyüdüğümüzü Zannettik

Aslında objektif bir şekilde gidişata baktığımızda ülkemizde işlerin yolunda gitmediğini, ülkeyi yönetenlerin bile tansiyonlarının çok yüksek olduğunu görüyoruz.

Ne konuşurlarsa konuşsunlar, arkalarında ki medya ne kadar kahramanlık destanları yazsa bile gerçeklerin üstü örtülmüyor.

Halkımız biliyor ki yıllardır bu medya iktidarla el ele vererek;

Yanlışı doğru olarak bu millete yutturdular.

Başarısızlığı başarı diye gösterip inanmamızı beklediler.

Dışişlerinde, ekonomik alanlarda yenilgilerini zafer gibi gösterdiler.

Öyle anlar geldi ki  enflasyon ve işsizlik rakamlarında oynamalarıyla sihirbazlara  taş çıkarttılar..

Bir yanlışı başka bir yanlışla örtme becerileriyle kendilerini alkışlattılar.

Olmayacak gündemler yarattılar..

Bu millet oyun içinde oyun tezgâhlayanları ve bunlardan daha iyi yapanını görmedi.

Bakın, ülkemiz Kurtuluş Savaşından sonra ilk defa savaşmadan Yunanistan karşısında toprak kaybediyor! Adalarımız göz göre göre Yunanistan tarafından işgal edildi. Biz de ise derin bir sessizlik ve suskunluk var. Nedendir bilmiyoruz.

Hepimizin bildiği gibi sınırımız ötesinde tek Türk toprağı olan ve Süleyman Şah’ın türbesinin bulunduğu toprağımızda bayrağımızı indirerek, bayrak direğimizi ve Süleyman Şah’ın naaşını sandukasıyla beraber alarak, örgütler kullanmasın diyerek Türbeyi imha ederek orayı terk ettik. Geri çekilirken bile bir askerimizi de şehit verdik.

 Ve siz hâkimiyetimiz altındaki topraklardan geri çekiliyorsunuz sonra da dönüp bu durumu millete “Destan yazdık”, “Milletimize yeni bir zafer hediye ettik” diye anlatıyorsunuz.

4 Temmuz 2003 günü Kuzey Irak’ın Süleymaniye kentinde askerlerimizin bulunduğu karargâhın ABD ve Peşmergeler tarafından basılıp askerlerimizin başlarına çuval geçirilip 60 saat süresince alıkonularak sorguya çekilmeleri hala yüreğimizde kanayan bir yaradır.

Asıl acı verende askerlerimizin başına çuval geçirilmesi kamuoyunda büyük tepkilere neden olurken ve herkes, hükümet yetkililerinin gereken cevabı vermesini beklerken, hükümet yetkilileri ve dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ten iç yakan açıklamaları olmuştur. Neden mi? Dönemin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, gazetecilerin, “ABD’ye nota verecek misiniz?” sorusuna, “Ne notası? Müzik notası mı?” diye cevap vermesi olmuştu.

Milletimiz, 5 Temmuz günü Kerkük havaalanında yapılan sorgulamadan sonra Türk askerine, Guantanamo tutsaklarına yapıldığı gibi turuncu elbise giydirmiş, elleri kelepçelemiş, başlarına tekrar çuval geçirerek helikopterlerle Bağdat’a götürülüşlerini dünyaya izlettirdiklerine bakarak bir kez daha kahrolmuştur.

Kısacası medya yaşanan her başarısızlığı bu millete başarı, her hezimeti destan olarak sunuş ve buna inanmamız beklemiştir.

Oysaki yaşananlar ağzımıza verilmiş bir emzikten başka bir şey değildi. Ve biz bunu büyüme zannettik!

Ali Galip AKYILDIRIM

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu