Yazarlarımız

Acılarla Yoğrulan Halkım..

Haberi buradan dinleyebilirsiniz...

Ülkemizde meydana gelen her felaketten sonra çaresiz insanlarımız gördükçe, acılarını saklamaya çalışıp gözyaşlarını içlerine akıttıklarını gördükçe aklıma Ahmed Arif’in “Fukara ölümü” adlı şiiri gelir..

 “Ölüm bu,

Fukara ölümü

Geldim, geliyorum demez.

Ya bir kuşluk vakti, ya akşamüstü,

Ya da seher, mahmurlukta,

Bakarsın, olmuş olacak.”

Böyle başlıyor anlatmaya “Fukara ölümünü” Ahmed Arif.

Bazen yangınlarda onlarca canı alır fukara ölümü,

Bazen sellerde yüzlerce canı götürür fukara ölümü.

Bazen depremlerde binlerce canı gömer diri diri fukara ölümü..

 Sonuçta giden canlardır, giden yaşanmamış hayatlardır.

Yaşanmamış hayatların adıdır sudan ucuz ölümler.

Yangınlarda, sellerde, depremlerde ölüm vatandaşımızın kapısını çaldığında aslında yalnız ve çaresiz olanın bu cefakâr millet olduğunu anlıyorum.

İlginçtir ki her felaketten sonra yetkililer  “bu ülkede her zaman yangınların sebebi yeldir, dere yatağına yapılan evlerin yıkılmasının nedeni seldir, vatandaşımızın sel sularına kapılıp ölmesi takdiri ilahidir, yönetenlerde sütten çıkmış ak kaşıktır!” demekteler. Felaketlerden sonra; Ne bir tek sorumlu, bir tek ihmal, bir tek ihmali olan, ne de bir tek istifa eden ne görüldü ne duyuldu.

Hamsiyet çok…“Bir ölür bin geliriz, devletimiz güçlüdür, bizi kimse yıkamaz, bize kimse diz çöktüremeyecek” falan….

“Vay kurban!

“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda.”

Yiğitlik, sen cehennem olsan da bile

Fedayı kabul etmektir,

Cennet yapabilmek için seni,

Yoksul ve namuslu halka.

Bu’dur ol hikâye,

Ol kara sevda.”

Yani bu cennet vatan için herkes zaten üzerine düşeni fedakârca yapmaktadır. Siz muktedirler! Bir daha felaketlerin olmaması için, felaketlerin sorumlusu olan kim varsa hesap sorun. Dere yataklarına kimler imar izini verdi, depreme dayanıksız yerlere kimler izin verdi, yıkılan binaları kimler yaptı bunun hesabını sorun. HES kapakları habersizce neden açıldı bunun hesabını sorun. Yaraları nasıl saracağınızı, acıları nasıl azaltacağınızı söyleyin. Söyleyin ki bu azizi millet kendisini yalnız hissetmesin.

Sel felaketlerinde ve yangınlarda hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımıza rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum.

Ali Galip Akyıldırım

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu