1 Günün Ötesinde Sevgi

Her yıl aynı ritüel yaşanıyor: Sevgililer Günü öncesi kavga, gerginlik… Sonra 14 Şubat gelir ve çiftler, bir geceliğine “canım-cicim” oyununa başlar. Ancak bu samimiyet, ertesi gün yine aynı soğukluk, yine aynı gerginlik tarafından gölgelenir
Sevgi böyle bir şey değil. Sevgi parayla alınabilen bir şey değil, insanın içinden gelir. Günler, aylar, hatta yıllarca sürer. O saçma sapan dayatmalar olmadan, sadece bir gün mecburmuş gibi çiçek, böcek, hediye almadan da sevgi var olur. Normalde fırtınalar koparken, ihanetler boy gösterirken, yılın sadece bir günü “kocam bana ne almış” deyip sosyal medyada paylaşım yapmak… Bu, aşkın gerçek ifadesi mi?
Sevgiyi herkes farklı yaşamakta özgür tabi ki de yaşanmalı. Ben bu yaşadığınız sevginin yılın sadece bir gününde gösterilmesine karşıyım. Niye yarın yasak mı sevmek? Çiçek almak, güzel bir cümle kurmak, samimi bir dokunuş… Bunlar her gün yapılabilir, her gün yapılmalı.
Toplum olarak çok abartıyoruz, eskilerin bir lafı var “şeytan icadı” diye… Gerçekten bu gün için söylenebilir. Belki de gerçek sevgiler yıllar öncesinde kaldı. Mesela, Cahit Zarifoğlu, sevgilisi Rasime’ye evlenme teklif etmiş, ancak Rasime kabul etmemişti. Cahit Zarifoğlu, Rasime’nin vefatına kadar beklemiş, onun için şiirler yazmış, ömrünü adadığı Rasime’yi hiç unutmamıştı. Bir insan, bir insanı yıllarca sevebiliyor, bekleyebiliyor, gelmeyecek birini bile… Sevgi, bir güne sığdıranların bildiğinden daha da büyük bir his. Rasime’yi hiç unutmamıştı işte.
Yıllarca aynı aşk ve sevgiyle kalanlara, unutmayan ve unutulmayanlara selam olsun.
