Yirmi Yazar gösterimi Konya’ya götürdüm. O geziyi ve gösteriyi Bigalı okurlarım için yazmak isterim. Konya’ya iner inmez Mevlana Müze türbesine gittik. Eşim Songül ile dua ettik. Ülkemiz için, çocuklarımız, torunlarımız için. O manevi hava bizi her zaman çok etkiliyor. Türbenin içinde dolaşırken Mevlana’nın öğütleri aktı bilincimden. Ziyaretimiz bitince, Konya’ya bizi davet eden Poor Over Kültür Kafe’nin gösteri salonuna gidip Yirmi Yazar gösterimi yaptım. İzleyicilere kültürün, sanatın, kitapların ve okumanın önemini anlattım. Konyalı okurlarımın ilgisi beni çok mutlu etti. Söyleşinin sonunda Yirmi Yazar ve Çukurova Yaşar Kemal kitabımı imzaladım.
Bir Anektod
Bu yıl iki önemli kitabım yayımlandı. “Çukurova Yaşar Kemal” kitabından sonra, Tüyap Kitap Fuarı’nda sergisi de açıldı, “Yirmi Yazar” kitabı yayımlandı. Bu kitap üç yıl süren bir çalışma sonunda gerçekleşti. Bana danışmanlık yapan yazar/eleştirmen Feridun Andaç’la birlikte yirmi yazar tespit ettik. Sonra o yazarları aradım; önce fotoğraflarını çektim sonra çeşitli toplantılarda karşıma alarak konuştum. Bu konuşmalar kayıt edildi ve sonra yazıya dönüştürüldü. Fotoğraflarla birlikte kitap oldu. İşte o kitapta yer alan fotoğraflardan oluşan Yirmi Yazar gösterisini Tüyap Kitap Fuarı’ndan sonra çeşitli mekanlarda sunmaya başladım. Geçtiğimiz ay İstanbul Gazhane’de yaptığım gösteriyi bu kez davet üzerine Konya’ya götürdüm.
Yaşar Kemal Gönderdi
Bir anektod anlatayım; “Yirmi Yazar sergisinin küratörü, Sadık Karamustafa bana ‘Bunca yazara nasıl ulaştın?’ diye sordu. ‘Yaşar Kemal gönderdiği için herkes kapılarını bana açtı.’ dedim. Nasıl olur der gibi yüzüme baktı ancak ne dediğimi anlamıştı. Arkamda Yaşar Kemal vardı. Ben halen Yaşar Kemal’in bana sahip çıktığına inanıyorum. Bu duyguyu hiç yitirmedim. Çünkü bizim dostluğumuz sahici bir dostluktu. Gerçekten Yaşar Ağabeyle yaptığım kitap yurtiçinde, yurtdışında, Frankfurt’ta, Paris’te açtığım sergiler nedeniyle yazarlar bana O’nun sayesinde çok yakınlık gösterdiler. Evlerinin kapılarını açtılar. Hem evlerinde hem masalarında hem de sevdikleri mekanlarda fotoğraflarını çektim. Hepsi Raw çekimlerdi, işlendi 1000 fotoğraf oldu. Bu fotoğraflar ortaya çıkınca sorumluluk duymaya başladım. Benden sonra bu fotoğraflar kullanılmalıydı. İsteyen yazar alıp kullanmalıydı.
Varlık Dergisi, Cumhuriyet Kitap Ekine Bağaşladım…
İki dosya yaptım birde taahhütname yazdım ve iki kuruma götürdüm teslim ettim. İsteyen her yazar, gazete, dergiler o fotoğrafları kullanabilecekler. Yeni bir dosya yaparak edebiyat alanında yoğun çabaları olan, Edebiyat Haber Net’e de bu fotoğrafları vermeyi düşünüyorum. İhtiyaçları olduğunda alıp kullansınlar. Çünkü geçmiş yıllarda sadece Ara Güler’in fotoğrafları vardı bu alanda. Eski yazarların fotoğraflarını sadece Ara Güler çekmiş. Ben bu çalışmayı yaptım. Yaşadığım dönemin, yaşayan yazarların fotoğraflarını çektim. Sanat, edebiyat kurumları sadece imzamı kullanarak yayımlasınlar… Hazırlayacağım yazarlar dosyasını, fotoğraflarını Edebiyat Haber Net’e göndereceğim…
Neden Sıkça Gösteri, Söyleşiler Yapıyorum?
Ben bir yazarım toplum bizi aydın olarak niteliyor. O zaman görevimi yapmalıyım. Toplumsal gelişme için elimden ne gelirse yapmalıyım. Toplum kültürle, sanatla, bilimle gelişecek. O zaman ben bir kültür, sanat insanı olarak görevimi yapmalıyım. 23 kitap oldu. Şimdi 24. Kitap “Enver Gökçe/Eğin Türküsü kitabını bitirmek üzereyim. Çağrılınca gidiyorum gösterimi yapıp sonra konuşuyorum. Edebiyatın bireyi nasıl geliştirdiğini anlatıyorum. Kitapların önemini vurguluyorum. Sanatın yarattığı hoşgörüyü ve insanı nasıl geliştirdiğini anlatıyorum. “Haz duygusu”nu anlatıyorum. Okuyarak bu duyguya nasıl ulaşıldığını dillendiriyorum. “Yirmi Yazar” gösterisinde zaten izleyiciler yazarları tanıyor ve sorular soruyorlar. Ve insanın gelişmesi için küçük bir katkımın olduğunu hissettiğimde çok mutlu oluyorum. Bilgimi, yaşadıklarımı paylaşmayı bir ödev sayıyorum. Birikimim benimle mezara gitmemeli.
Gösteri, Söyleşilerim Sürecek
Çukurova Yaşar Kemal gösterisini kaç kez tekrarladım bilmiyorum. Her seferinde Yaşar ağabeyin bana anlattıklarını, gelişmem için neleri okumamı önerdiğini hep dillendiriyorum. O gösteri devam edecek. Zülfü Livaneli’nin müziği ile hazırlanan gösteride binlerce sayfa romanın yazıldığı Çukurova doğasını izliyor insanlar. Ayrıca, yetiştiğim Kemaliye(Eğin) gösterisi de çok izlenen gösterilerimden birisi. Yaşar Ağabey, “Her yazarın bir Çukurovası olması gerek” derdi. Benim coğrafyamda; Eğin… Bizim topraklardan ünlü şairler yetişmiş. Enver Gökçe, Ahmet Kutsi Tecer, Vecdi Bingöl gibi şairlerimizde var. Bir taraftan da o topraklarda yetişen şairleri, yazarları da anlatıyorum. Geçen gün büyük oğlum Kamil “Baba Nurettin Topçu ile tanışıp söyleşmişsin. Bizim köye gelirmiş yaz aylarında. Onu da yazmanı istiyorum” dedi. Nurettin Topçu’nun bütün kitaplarını aldırdım, onu da yazacağım. Onunla ilgili çok bilgim var. Sevdiği mekanları biliyorum. Sevdiği su başlarını biliyorum. Yapabildiğim kadarıyla bu büyük sosyolog, islami sosyoloğu mekanlarıyla yazdıklarından kitaplarından yararlanarak yazacağım… Yaşadığım süre içinde insan için, toplum için, elimden ne gelirse yapacağım.
Biga’da Yirmi Yazar Ve Biga Gösterisini Yapmak İstiyorum
Benim Fahri Bigalı olduğumu herkes biliyor. Ben Biga Atatürk Kültür Merkezi’nde Yirmi Yazar Gösterisini ve Biga Belediyesi Fotoğraf hocası Cemal Sepici ve Hüseyin Başaoğlu ile birlikte hazırladığımız Biga müziği ile yapılan gösteriyi Haziran ayının son iki haftasının Cumartesi günlerinden birinde yapmak istiyorum. Bigalı Okurlarla buluşup kitaplarımı imzalamak istiyorum.
Belediye Başkanı Bülent Erdoğan’a…
Ülkem için elimden ne gelirse yapıyorum. Kendimi Fahri Bigalı ilan ettim. Bu gösterileri Biga’da yapmasam olmaz. Fotoğraf hocanız Cemal Sepici bu gösteri için size gelecek. Ben tek başına deli gibi uğraşan bir kültür sanat adamıyım. Haziran’ın son iki Cumartesi’nden birisinde gösterimi Atatürk Kültür Merkezi’nde yapabilmem için izin verirseniz sevinirim. Çarşamba Postası’nda ki köşemden size yazıyorum; Yani Sevgili Başkan davet edin bu gösteriyi yapayım, Biga’yı anlatayım. Size ve bütün Bigalı okurlarıma selamlar iyi dilekler…
