Dağlar… Dağlar…

Bir dost dağ fotoğrafları istemiş, çaresiz seçtim… Nemrut, Süphan, Ağrı görmediğim var mıdır? Bu arada odamda son aylarım, çok duygusalım. Odamdan ayrılacağım. Kitaplarım, fotoğraflarım bir yana havasını özleyeceğim. ‘Songül, ben odama gidiyorum’ diyemeyeceğim. Kitaplarım sanki garip kalacak. Bugün Enis Batur’un denemelerini okuyorum. Cuma günü İnstagram sayfamda yazacağım. Ben artık hiçbir gazeteye yazmıyorum. Yazmakta istemiyorum. Etkinliklerimin duyurusunu gönderiyorum o kadar.. İstanbul’dan ayrılırken üç gösteri-söyleşi ile veda edeceğim. Onları Biga Çarşamba Postası Gazetesi’ne yazarım. Çarşamba Postası Gazetesi’ne gönülden yazıyorum. Okunuyor… İki aydır yazdığım romanıma ara verince gazeteme, instagrama yazıyorum. Bigalı dostlar beni İnstagram’dan takip edin, zamanınız olursa okuyun… Nice dağ gezdim ama en heybetlisi Ağrı’dır. Van yönünden gelindiğinde bir köy çıkıyor karşımıza arkada Büyük Ağrı, Küçük Ağrı… Ağrı Dağı çok kere bulutların, sislerin arasında gizlenir, yüzünü göstermez. Kaç kez gittim bilmiyorum hep aydınlıktı. Cemalini kaçırmadı bizden. Dağlarda en çok hasret türküleri söylenir. Ben dağ yelini çok severim. Yanıp tutuşan bedeninize dolar serinlik. Süphan, Van Gölü’nün hangi noktasından baksanız görünür. Sanki gölün bekçisidir. Nemrut Dağı da yine göllere yaslanır. Hep türküler geçer zihnimden derdini dağlara söyleyenleri anımsarım. Dağlar sanki yurdumun bekçileridir. Yazın bir başka kışın bir başkadır duruşları. Özellikle kar beyaza bürünürse başka olur görünümleri. Ve beyaz şapka çok yakışır dağlara. 

Munzur dağlarının önünde Fırat Kıyısı’nda geçti yaşamım. Benimle ilgili yapılan belgesel bitmiş.  Bundan sonrasını bilmiyorum. Nebil Özgentürk ne düşünüyor bilmiyorum. Ben gidersem bir seda kalır. Çocuklarıma, torunlarıma beni sevenlere….

Evimiz dönüşüme giderken bize ne zaman çıkacağımızı daha bildirmediler. Biga’ya taşınırsam yine elimden geleni yapacağım. Biga neden kitap okumuyor. Dünya’da belli kitapları okumak çok önemli. Yerleşirsem sanırım, okurla buluşmam da sağlanır… Daha İstanbul’dayız. Üç veda gösteri/söyleşim olacak onları size anlatacağım. Birkaç dağ fotoğrafı paylaşıyorum sizin için… Dağ yeli gibi yüreğiniz serin olsun. Biga’ya selamlar.. 

Exit mobile version