Çanakkale’den Çarşamba Postası İçin

İyi ki fotoğraf çektim. Çanakkale’ye gidince boş dönülür mü? Makinemle sahil boyu dolaştım. Karşımda “Dur Yolcu” yazısı karşı yamaçta. Kıyıda kayıklar ve martılar. Ne çok özlemişim martıları. Bunlar Çanakkale’nin martıları. Tarihin içine kanat çırpıyorlar. Kıyıda  insanlar, balık tutanlar ve kendini mekanın içine atmış insanlar. Kayıklar, gemiler, martıların sesi… Bir bardak çay içip sardalya tutanların fotoğraflarını çektim. Çayın parasını ödetmedi oturduğum masadaki insanlar. “İşte Anadolu” dayım. Yüreğim ısındı, keyiflendim. Tahta atın önünde Songül’ün birkaç fotoğrafını çektim. Turuva Atınının, sahildeki sembol tahta atın önünde, o ünlü savaşı anımsadım. Truvalı Paris’in Heleni, Kocası Menelaos’tan almasından sonra; Akadlılar ve Yunanlılar arasındaki savaş Homeros’un İlyada kitabında anlatılır. Ben dolaşırken daha çok Çanakkale Savaşlarını düşündüm. Ve yürüyüp müzeye gittim. Çanakkale Savaşlarının belgelerinin sergilendiği müzeye. Orada fotoğraflar çektim, o bilgilere belendim. Mustafa Kemal’in Çanakkale Savaşları sırasındaki fotoğrafları ve belgeleri arasında birkaç saat geçirdim. Çanakkale Savaşlarını bilmek, belgeleri görmek beni çok etkiledi. Fotoğraf çekip notlar aldım. Önümüzdeki Pazartesi yada Cuma günlerinin birisinde yazacağım. Tarihi, savaşları izleyip yeniden dolaşmaya çıkınca yaşamın içinde oldum. Karşımda her açıda “Dur Yolcu” yazısı gözüküyordu. Martılara çevirdim objektifimi, o müthiş “anıt yazıyla” martıları, tekneleri buluşturdum. Rahatladım içinde bulunduğum mekanı çok sevdim. Gezince görünce mutlu oluyor insan. Lütfi ağabeyiniz diyor ki; “ Nereye giderseniz gidin mutlaka müzeleri gezin.”

Artık Yazılarım Tek Fotoğrafla
Çarşamba Postası için yazmayı sürdüreceğim. Artık tek fotoğraf ve bir deneme biçiminde olacak yazılarım. Çanakkale’de en çok müzede etkilendim. Çanakkale Savaşlarının belgelerinin yer aldığı müzede fotoğraflar çektim ve yaşadım. Bizim için iki gün çok iyi geldi. Deniz ruhumuza huzur verdi. Songül’ün kontrolünü de Mehmet Akif Ersoy Hastanesinde, Op.Dr.Kenan Eliuz yaptı. Benim hemşehrim. Kemaliye’den birkaç cümle de olsa söz ettik. İkimiz de özlemişiz iyi geldi. Yine Kumkent’e geldik, ben yazmaya devam ediyorum. Son kitap, “Kuş Da Öldü” ikinci baskı bitiyormuş. Biga gösterim de Bigalı edebiyat/sanat severlere imzalayacağım. Okurlara iyi dilekler.

İmza Günü Biga Gösterisi İçin Heyecanlıyım
AKM yöneticileriyle görüşüp Ocak ayında yapacağım gösteri ve imza gününün tarihini öğreneceğim. Bigalılarlar buluşacağım için çok mutluyum. Şimdilik Taş Yolu, Kuş Da Öldü kitaplarımı imzalayacağım. Biga gösterisi Hüseyin Başaoğlu, Cemal Sepici  fotoğraflarıyla hazırlattığım, müziğini seçtiğim gösteriyi sunacağım. Çarşamba Postası’nın bir yazarı olarak yapacağım. Gazetemin katkısını bekliyorum.

Exit mobile version