Yazarlarımız

Yoğun Bakımda Gibiyiz

Yıllardır onlarca TV kanalından, gazetelerden “gelecek yıl bu yıldan daha güzel olacak”  hatta” gelecek aylar bu aylardan daha güzel olacak, daha şahane olacak, daha iyi olacak ve şahlanacağız” diyenleri dinleyerek bekledik.

Hatta geçtiğimiz 2020’nin ilk altı ayında en az 2 milyon 500 bin kişiye iş bulunacağı sözü verildi.

Bırakın 2 milyon 500 bin kişiye iş bulunması aksine 2020 yılından bu güne kadar binlerce  çalışan işini kaybetti..

Buna rağmen hala “önümüzde ki yıllarda ekonomimizin atlar gibi şahlanacağı” masalları anlatılmaya devam edilmektedir.

Biz vatandaşlar şahsen bu ekonomi atının şahlanmasını değil de en azından “dıgıdık dıgıdık” ilerlemesini istiyoruz.

Hepimiz iyi biliyoruz ki ülkemizde işler yolunda gitmiyor.

Vatandaşın durumu içler acısı.

Vatandaşlarımız bırakın et, süt almayı kuru ekmek almaya bile zorlanmakta, elektrik, su, doğalgaz gibi zorunlu faturalarını dahi ödeyememekteler.

Ülkemizin genel durumuna baktığımızda,

Her dört gençten en az iki gencimizin işsiz olduğunu,

 İş yerlerinin sürekli işçi çıkardığını,

Esnafın siftah yapamadığını,

İnsanların cebinin boş olduğunu,

Bankaların vatandaşın gırtlağına canını alacak şekilde bastıklarını,

Kredi kartlarının patladığını,

İcra memurlarının her gün yüzlerce evi dolaştıklarını ve işlem yaptıklarını biliyoruz.

Şimdi sormak lazım;

Bu at neden şahlanmıyor, bırakın şahlanmayı neden yürümüyor?

İstikrarsa, istikrar olduğunu zaten söylüyorsunuz.

Cumhurbaşkanlığı sistemiyse cumhurbaşkanlığı sistemi emrinize amade!

Koalisyon değilsiniz, ayağınızda ayak bağı yok!

Muhalefeti zaten dinlemiyorsunuz, önergelerini anında reddediyorsunuz?

İstediğiniz kararları alıp uygulayabiliyorsunuz.

İstediğiniz her kanunu meclisten anında çıkarabiliyorsunuz.

KHK ile meclise bile ihtiyaç duymayabiliyorsunuz.

2018 yılının 24 Haziranın da yapılan genel seçimde Cumhur İttifakı (AK Parti ve MHP) 26 milyon 626 bin 445 oy (yüzde 53,63) oy aldı. AK Parti olarak 293 vekil çıkardınız. Ufak ortağınız MHP 50 vekil çıkardı. Toplam 343 vekile sahip oldunuz.

Güç deseniz güç..

Otorite deseniz otorite..

Basın deseniz arkanızda,

Yazar kadrosu deseniz zaten destanlar yazmakta..

Şimdi size oy veren seçmen sormaz mı; ekonomi neden bozuldu, neden batıyoruz, neden aç geziyoruz, neden işsiz kaldık?

Emekliler neden sürünüyor?

Asgari ücretliler neden çaresizce açlığı kabul ettiler?

 2020’de işsizlik neden yüzde 18’lere fırladı? 20211’de neler olacak?

Hadi cevap verin! Ama bağırmadan, ama korkutmadan!

En büyük mazeret olarak pandemiyi gösteriyorsunuz.

Tamam, kabul pandemi var. Ama sadece bizim ülkemizde değil ki, Tüm dünyayı kasıp kavurmakta ve canlar almakta..

Ama diğer ülkelerde bizim yaşadığımız ekonomik sorunlar yaşanmamaktadır. Onlar sadece pandemiden sağ çıkmanın hesabını yapmaktalar..

Bırakın ekonomiyi düzeltmeyi market fiyatlarında ki vurgun bile önlenemiyor. Gün içinde birkaç defa değişen etiketler olduğunu görüyoruz. Marketlerin gramajdan çaldıklarını görüyoruz. Resmen soyuluyoruz.. Ekmek fiyatları yükseldikçe ekmeğin kuşa döndüğüne şahit oluyoruz.

Vatandaş et ve et ürünlerinin tadını bile hatırlamıyor.

Çocuklarımızın yani gelecek nesillerimizin yeteri kadar temel gıda alamadıklarını acı acı izliyoruz. Ailelerin çocuklarıyla beraber sokağa çıkmadığını, markete gitmediklerini biliyoruz.

Televizyonlar karşısında ki çocuklar kendilerine hitap eden yiyecek reklamlarına imrenerek bakmaktalar. Bunu gören anne ve babaların yüreğinde kaç şiddetinde depremler yaşandığını biliyor musunuz?

İnsanlarımız artık beslenmeyi değil kuru ekmekle karınlarını doyurduklarına şükrediyorlar.

Ne yazık ki, insanlarımızın yoksulluklarının üstü bir eli yağda bir eli balda olan patronların malum medyası tarafından ustaca ve vicdansızca örtülmektedir

Biliyoruz ki ülkemizde işler yolunda gitmedi. Yaşanan krizler sonucunda İflaslar devam ediyor!

İntiharlar devam ediyor!

Mutfakta yangın devam ediyor!

İşsizler artmaya devam ediyor!

Zamlar devam ediyor!

Yüksek faiz devam ediyor!

 İnsanlar pazardan domatesi, soğanı, patatesi, patlıcanı, biberi tane ile alıyor.

Tüm bunlara rağmen televizyon kanalları pembe tablolar çizerek hem halkın hem de ülkenin ekonomik çöküşüne çanak tutuyor. İktidar mensubu bir Allah’ın kulu da çıkıp  “siz ne yapıyorsunuz? Gerçekçi olun. Vatandaş ona göre önlem alsın. Krizden en az zararla çıksın” diyemiyor. Halkının aldatılmasına resmen göz yumuyorlar.

 Tüm bunlara rağmen televizyon kanalları “kriz yok, her şey güzel” diyerek, vatandaşla dalga geçmeye devam ediyor!

Sonuçta hepimiz sıkılmış limon gibi, ezilmiş domates gibi, perte çıkmış araba gibi enkaza dönüşmüşüz. Ve yoğun bakımda gibiyiz.

Vatandaş soluk alamıyor. Böyle giderse insanlarımızı pandemi değil ekonomik kriz entübe edecek..

Ali Galip Akyıldırım

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu