Yazarlarımız

Söke Söke..

Haberi buradan dinleyebilirsiniz...

Yıl 1915

Yer Çanakkale.

Yedi düvel son Türk devletini yok etmek için topları ile tüfekleri ile gemileri ile var güçleri ile saldırıyorlar.

Karadan ve denizden ölüm yağdırıyorlar.

Bir kahraman çıkıyor, “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum.” diyor.

Ve bunları SÖKE SÖKE tarihin çöplüğüne gönderiyor büyük önder.

Ölüm pahasına Çanakkale ne denizden ne de karadan geçilmiyor, Türklük tarihten silinmiyor.

Yıl 1918

Yer İstanbul.

Sahnede yine Çanakkale’yi unutmayanlar var.

Yine gemileri ile gelmişler.

Toplarını Dolmabahçe sarayına çevirmişler.

İstanbul işgal altında. Her yer işgal kuvvetleri ile dolu.

Azınlıklar sevinç naraları atıyor.

Türk Milleti kan ağlıyor.

Haydarpaşa garından bir kahraman iniyor.

Yanındakilere  “Geldikleri gibi giderler” diyor.

Ve bu kan içici emperyalistleri bu topraklardan SÖKE SÖKE geldikleri yerlere gönderiyor.

Yıl 1919

Yer Samsun.

Bir kahraman Anadolu topraklarına ayak basıyor.

Toplantılar, kongreler yapıyor.

O kahraman  “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh ki bütün vatandır.” Diyor.

Ve bir millet uyanıyor!

Ve o millet vatanına, istikbaline, aşına, ekmeğine göz koyan yedi düveli bu topraklardan SÖKE SÖKE, denize DÖKE DÖKE geldikleri yerlere gönderiyor.

Yıl 1920

Günlerden 23 Nisan.

Bir kahraman Türkiye Büyük Millet Meclisini açıyor.

Halkın iradesine saygı duyuyor.

Ve bir millet sultanın elinden kendi iradesini, özgürlüğünü, birey olma hakkını SÖKE SÖKE alıyor.

Yıl 1922

Yer Afyonkarahisar.

Günlerden 30 Ağustos.

Bir kahraman çıkıyor ve emir veriyor.

“Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir ileri” diyor.

Düşman kuvvetleri nereye kaçacaklarını bilmiyorlar.

O kahraman  “Eyy Hacıanesti nerdesin, gel de kurtar ordularını!” diyor.

Ve o büyük komutan Mehmetçikleriyle beraber bu vatana göz koyan ne kadar düşman ve işbirlikçisi varsa SÖKE SÖKE denize döküyor.

Yıl 1923

Yer Ankara Türkiye Büyük Millet Meclisi.

Bir kahraman konuşuyor.

“Türk Milletine en layık yönetim cumhuriyettir ”diyor.

“Bu millet kendi kendisini yönetmeli” diyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti dünyaya ilan ediliyor.

Ve bir millet padişahtan hakkı olan cumhuriyet yönetimini SÖKE SÖKE alıyor.

Yıllar yılları kovalıyor.

O kahraman devrimler ve İktisat Kongreleri yapıyor. Türk Milletinin istikbaline yön veriyor. Ekonomimizi ve dilimizi yabancıların elinden kurtarıyor.

Yaşamın her alanında milletine değer hizmetler veriyor.

Bir milletin emperyalistler ve işbirlikçileri tarafından gasp edilen  şirketlerinden İstanbul Su Şirketi, İzmir Rıhtım Şirketi, Tramvay İşletmesi, İzmir-Afyon ve Manisa-Bandırma demiryolu, İstanbul Rıhtım, Dok ve Antrepo T.A.Ş., Aydın Demiryolu Şirketi, İstanbul Telefon T.A.Ş., Ereğli limanı ve işletmesi ile Zonguldak-Çatalağzı demiryolu, İstanbul Telefon T.A.Ş., Ereğli limanı ve işletmesi ile Zonguldak-Çatalağzı demiryolu hattını ve kömür madeni işletmelerini kapsayan Ereğli Şirketi, Şark Demiryolları T.A.Ş., İstanbul Tramvay Şirketi, İstanbul Elektrik Şirketi, İstanbul Tünel Şirketi, Ankara Elektrik ve Havagazı, İzmir Tramvay ve Elektrik T.A.Ş., İzmir Suları T.A.Ş, Ergani Bakır T.A.Ş. Kuvarsan Bakır Madeni İşletmesi ve Bira Fabrikaları T.A.Ş. ve daha bir çok şirket SÖKE SÖKE millîleştiriliyor. Ayrıca 1933-1945 yılları arasında da 21 ayrıcalıklı yabancı şirket daha millileştirilmişti.

Tarihe mal olmuş o büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk her koşulda yatırımlar yaparak, yabancıların ele geçirdiği ne kadar yatırımlarımız varsa hepsini millîleştirilerek onlardan geri alarak Türk Milletinin onurunu hep ön planda tutuyor.. Rahmet ve minnetle anıyorum.

Kısacası her değerini emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin elinden SÖKE SÖKE alan bir milletten, hiç kimse hiçbir şeyini SÖKE SÖKE alamaz.

Ali Galip AKYILDIRIM

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu