Yazarlarımız

Siyasi Ayak “Va Mı?”

15 Temmuz’un;

 Ev kadınları ayağı,

Gazeteciler ayağı,

Akademisyenler ayağı,

Asker ayağı,

Polis ayağı,

Öğretmenler ayağı,

Mali müşavirler ayağı,

Esnaf ayağı,

Overlokçular ayağı,

Kahvehaneciler ayağı,

Garsonlar ayağı,

Çiftçiler ayağı,

Otobüsçüler ayağı,

Kamyoncular ayağı,

Minibüsçüler ayağı,

Boş gezenler ayağı,

Tiyatrocular ayağı,

Turşucular ayağı,

Pazarcılar ayağı,

Yumurtacılar ayağı falan filan hepsi tespit edildi ve gereken cezaya çarptırıldılar.

 “Ne kaa güzel…”

Güzel olmayan ne var diye soracak olursak “hani bunun siyasi ayağı?”

Bu kadar ayağın olduğu yerde siyasi ayağın olmaması ne kadar doğru?

Hadi “siyasi başından” vaz geçtik, bari “siyasi ayağını” gösterseydiniz de biz de “vay anasını bunu ne duymuştuk ne de görmüştük” demeliydik.

Hadi kandırılmışlardan, kandırıldıklarından dolayı fetö ile el ele tutuşup poz verenlerden, methiyeler dizenlerden vaz geçtik. Allah rızası için bir tanecik siyasetçi ayağı gösterseydiniz de mutlu olsaydık.

Bu işin içinde siyasetçi olmadan bu kadar ayağın başsız nasıl hareket ettiğini bari açıklasaydınız. Tamam, anladık hamamböcekleri başsız 15 gün falan yaşayabiliyorlarmış diyeceksiniz. Ama bunlar onlarca senedir başsız nasıl yaşamışlar bari bunu açıklasaydınız. Yani tek baş sadece fetönün kendisi miydi? fetöyü çekip çeviren ayağın başı kimdi?

Devleti yönetenler bari iğneyi kendilerine mızrağı başkalarına batırsınlar da, devletin kılcal damarlarına sayısını hâlâ bilemediğimiz paralelciyi yerleştirenlerin etkili ve yetkili siyasilerini açıklasınlar.

Kimlerin döneminde hangi darbeci paralelci hangi makamlara yerleştirildi yerleştirenleri kimler oraya yerleştirdi?

Kamu arsalarını kimler parselleyip de paralelcilere dağıttı?

Bunları leylekler mi getirip bu makamlara yerleştirdiler. Velev ki leylekler getirdi o zamanı neden önü kesilmedi de gelip yüzbinlerce yuva yapmalarına izin verildi.

15 Temmuz’un 4. yılı oldu hala cezaevine gönderilen bir tek eski veya yeni siyasinin adını duymuş değiliz.

O zaman doğal olarak soruyoruz emir komuta zinciri içerisinde köprüye getirilen 13-15 yaşındaki Kuleli’li öğrencilerinin ve emir kulu olan askerlerin suçu neydi? Linç edilen askerlerin suçu neydi?

Adalet, 13-15 yaşında ki yaşındaki Kuleli’li öğrenciye, emir kulu olan askerlere bedel ödetiyorsa, onca yıllardır bu darbeci kadroları devletin her yerine sızdıran bütün eski ve yeni siyasiler, bürokratlar hala neden dışarıda ve aramızda dolaşmakta veya devletin içinde hala görev yapmaktalar?   

Bilinmelidir ki kamu vicdanı işte bu şekil yaralanmakta ve kanamaktadır. 

Gelin hep birlikte bunların üzerine gidelim. Gücü yeten yetene dünyasını yıkalım. Her şeye adaletle hükmedilsin adaletle karar verilsin. Adaletin kestiği parmak isterse acısın! Yeter ki adalet işlesin!

15 Temmuz’un kahramanlarının adları unutulmamak için bir yerlere veriliyorsa, hainlerin adlarını da bu millet unutmamalı ve utanç müzelerinde görmelidir. Demokrasi ancak bu şekil güçlenir. Kahramanlara kahraman olduklarını hissettireceğiz hainlere hain olduklarını korkmadan haykırıp cezalandıracağız. İşte o zaman geçek demokrasi bayramını kutlamış olacağız.

Ali Galip AKYILDIRIM

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu