Fuat SÜMELİYazarlarımız

Sadece Adalet

Adalet çok hassas bir teraziye benzer. Bu yüzden temiz bir vicdanla, kalple ve hassas kuyumcu teraziye endeksli doğru bir terazi ile değerlendirmelidir.

Nasıl oksijen solunum yapan canlıların hayatının daimi için olmazsa olmaz bir element ise; adalette bir toplumun mutluluğu, huzuru, güvenliği, birlikteliği ve yaşamı için olmazsa olmaz bir ilkedir. Bu yüzden oksijensiz kalan ve nefes alamayan canlılar nasıl gelişmeyi, büyümeyi ve dönüşümü durdurup ölüme ve yok olmaya mahkûm oluyorsa; adaletsiz bir toplumda nefes alamaz, büyüyemez, gelişemez ve hatta bu toplumun akıbeti hazin bir yok oluşa doğru gidebilir. Bu doğrultuda adalet iyidir ve iyiliktir. Bu bağlamda; insanlar adaleti aramalı, adaleti istemeleri ve ancak adaleti bulduklarında mutlu olabileceğine inanmalıdırlar. Bunun aksi tarafı da adaletli olmayan her şey kötüdür ve zulümdür. Yapılacak şey ise: Nereden gelirse gelsin, ne türlü olursa olsun her çeşit zulme ve haksızlığa karşı gelmek ve adaleti hakkıyla istemek bütün insanlığın dileği ve çabası olmalıdır.

İnsanlık düşünce zincirinin gelişip aydınlandığı günden beri, her dönem bir o kadar da adalet duygusu önem kazanmıştır. Çoğu düşünürler de ahlâk felsefesinin ilk temel maddesine adaleti yerleştirmiş. Adaletin bu kadar ilgi çekmesinin bir yanı da toplumun ve insanın insan ile ilişkilerinde her devirde sorunlar var olmuştur ve olagelmeye devam etmiştir. Bugün de aynı zamanda insanların kurduğu kurumlarda da çeşitli anlaşmazlıklar ve haksızlıklar meydana gelmektedir. Devlet gibi, aile gibi, akraba gibi, iş alanları gibi ve toplumsal iş oluş sahaları gibi alanlarda da her zaman haksızlıklar ve hukuksuzluklar meydana geliyor. İşte bütün bu durumlarda adalet zaruret teşkil eder. Bu zaruretin getirdiği bilinçle ve adaletin de güçlü olmasını sağlamak için ve adalet duygusunun gelişmesi için, bireyden aileye, aileden topluma, toplumdan devlete her aşamada adalet temelleri sağlam atılmalıdır. Şimdi kendinizi test edin. Bugün iki tane evladınız var aralarında adaleti gözetiyor musunuz? Kız ve erkek çocuklarınız var, adaleti gözetiyor musunuz? Komşularınız var adaleti gözetiyor musunuz, onların haklarına ve hukukuna giriyor musunuz? Yöneticisiniz altınızdaki personellerin aralarında adaleti sağlıyor musunuz? Amirsiniz memurunuzun hakkını gözetiyor musunuz? Öğretmensiniz öğrencilerinizin hakkını gözetiyor musunuz? Bütün bu sorulara cevabınız “evet” ise adaletlisiniz, değilse maalesef adalet duygunuz zayıftır. Bu sayılan rollerle toplumsal ilişki yumağında bulanan bireyler adalet prensibine bağlı hareket ettiklerinde daha kurumsallaşmış bir adalet mekanizması oluşur. Yoksa adalet dağda oluşan bir ot değildir, kendiliğinden oluşsun; aksine yeşillikte su isteyen bir ağaca benzer ve ancak sulandığında büyüyen, gelişen, serpilen ve gürül gürül meyve veren bir olguya dönüşür.

Ne yazık ki bugün toplumumuzdaki adalet duygusuna bakınca insanın yüreğini dağlayan ve içine bir kıymık gibi batan ve adeta vicdanı baltalayan, merhameti örseleyen nice nice hadisatlar yaşanmış ve yaşamaktadır. Oysa insanlığın dimağında ve ortak aklında adalet duygusunu kabul eden bir fıtrat vardır. Bu fıtratla beraber; insanlığın ortak aklı adaleti kabul ettiği gibi zulmü de reddeder. Bu yüzden fıtratında getirmiş olduğu insanlığın ortak aklı gereği adalet her bir bireye vecibedir ve yerine getirmesi gereken bir yükümlülüktür. Hiç insan kendisine zulüm edilmesini ister mi? O zaman kendi için istemediğini başkası için de isteme ve kendi için istediğini başkası için de iste. Bu da demek oluyor ki bireyler toplum içerisinde birbirlerinin haklarına saygı göstermeleri zorunludur ve birlikte yaşamanın da vazgeçilmez gereğidir. Bu gerekliliğin meydana getirdiği bir sonuçta; herkesin kendi özgürlük alanı içerisinde başkalarının haklarına ve hukukuna riayet etmesi olmazsa olmaz bir durum doğurmaktadır.

Gelgelelim, adaletin toplumumuzdaki hali pür melaline! Bizdeki adalet anlayışına göre: bizden olanın lehine yapıldığında yapılmasını istediğimiz şeydir; bizden olmayanın aleyhine yapıldığında oh be dediğimiz şeydir. Oysa denklem farklı kurulması gerekirdi. Bizden olmayanın aleyhinde adaletsizlik yapıldığında karşı çıkmak ve bizden olmayan için adalet istediğimiz zaman adil oluruz. Yoksa herkes kendinden olan için adalet ister, bu bir nevi içgüdüseldir. Ne zaman haksızlık, hukuksuzluk ve zulüm bizden olan tarafından işlendiğinde; tavrımız “haksızlık, hukuksuzluk ve zulüm bizden ise ben bizden değilim” dediğimizde o zaman tam ve mükemmel yani mahza adaleti sağlamış oluruz. Her zaman durduğumuz yer adaletin tarafı olmalıdır. Yoksa insan sevmediğine, beğenmediğine dönüşüyorsa aslında onun ta kendisidir.

Adalet duygusu sadece vicdanlarda saklı kalmamalıdır. Tüm vicdan ve merhamet sahibi kişiler adaleti eylemlerinde göstermelidir. Yoksa adalet kendi başına, durduğu yerde, eylemsiz ve hiçbir şey değildir. Adalet duyusu ancak insanın eylemimle varlaşır ve güçlenir. Adalet insanlığın selameti ve refahı için gerçekleşmesi zorunludur. Adalet, gerçekleştirilmesi gerekir, ancak gerçekleştirilmekle insanlığın mutluluğu ve özü gürleşecek ve varlaşacaktır. Tüm insanlık şunu demeli: “Adaleti gerçekleştirmek zorundayım, çünkü adaleti gerçekleştirmezsem ben de yok olurum” demelidir.

Velhasıl adalet gerçekleştirilmesi gereken bir ödevdir. Çünkü adalet, insan yüreğinin güzel ve güzelliği temsil eden bahardır. Adalet duygusundan kopuk bir kalp, çorak bir tarla gibi çatlaklarla üstü örtülmüş, kuşların, çiçeklerin terk etmiş olduğu korkutucu, karaltıcı bir tablodur. Oysa adalet sahibi yürekler, her zaman çevresine kuş cıvıltılarıyla donanmış, kırmızı güllerle süslenmiş parıltılar yayar.

Adalet dirençtir, adalet katlanıştır, adalet umuttur, adalet gerçekliktir, adalet yaşamdır, adalet insanın ta kendisidir. Adaletsiz yürek ölmüş, hüviyetini yitirmiş, kendine yabancılaşmış bir yürektir… Adaletsiz yüreklerden ve adaletsiz bir yürek olmaktan daima sakınalım.

Adaletin bütün gönüllere serpilen bir tohum olması dileğiyle…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.

The reCAPTCHA verification period has expired. Please reload the page.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu