Yazarlarımız

Öğrenmenin Bedeli..

Haberi buradan dinleyebilirsiniz...

Hepimizin bildiği gibi 15 Temmuz darbe girişimi, Türkiye Cumhuriyeti tarihine geçen bir kara leke olarak tarihte ki yerini almıştır.

Bu darbe girişimine karşı direnen tüm yurtseverleri minnetle, şehitlerimizi rahmetle anıyorum.

Diğer taraftan da, o zamanlar fetöyle boy boy poz verenler, ziyaretine gidenler, gazetelerinin köşe yazılarında methiyeler dizenler şimdiyse  “ben daha az fetöcüydüm, sen daha çok fetöcüydün, aldatıldık, kandırıldık, fetöcü arayan kendisine baksın, o fetöcü, bu fetöcü”  diye birilerini suçlayanlara, bu şekil konuşanlara ibretle baktıkça ve bunlardan zeytinyağı gibi üste çıkanları gördükçe aklıma “Papazla Haham” fıkrası geliyor.

Fıkra bu ya…

Papazın biri, uzun süredir ahbaplık ettiği Haham’a

“Bana Tevrat’ı öğretmenizi isterim” der…

Haham, olmaz der, “Sen Yahudi doğmadın, kafan Yahudi gibi çalışmaz.

Tevratın kelamını anlaman mümkün değil…”

Papaz ısrar eder, Haham razı olur, ama bir koşulu vardır: “Soracağım soruya doğru yanıt verebilirsen, öğretirim”…

Papaz, “Kabul “diye yanıtlar. “Sor bakalım!”

Haham:

“İki adam bir bacanın içine düşerler. Biri kirli, öteki tertemiz çıkar. Hangisi yıkanır?”

Papaz, “Bundan kolay ne var?” diye atılır. “Kirlenen yıkanır, temiz kalan yıkanmaz.”

Haham içini çeker, “Sana Tevrat’ın kelamını asla anlamayacağını söylemiştim! Doğrusu tam tersi. Temiz kalan adam ötekinin kirlendiğini görünce, kendisinin de kirlendiğini sanıp yıkanır.

Kirlenen adam ise karşısındakini temiz gördüğü için kendisini de temiz sanıp yıkanmaya gerek duymaz.”

Papaz, kafasını kaşır. “Bak bu aklıma gelmemişti. Bir soru daha sorar mısın?”

Haham aynı soruyu yeniden sorar: “İki adam bir bacanın içine düşerler.

Biri kirli, öteki temiz çıkar. Hangisi yıkanır?”

Papaz, doğru yanıtı artık bildiğinden emin, “Temiz kalan ötekinin kirlendiğini görünce kendisinin de kirlendiğini sanıp, yıkanır. Kirlenen, ötekini temiz gördüğünden kendisini de temiz sanıp yıkanmaz!”

Haham, başını sallar. “Yine yanıldın! Sana söylemiştim, asla anlamayacağını. Temiz kalan adam aynaya bakar, temiz olduğunu görür, dolayısıyla yıkanmaz. Kirlenen aynaya bakıp kirlendiğini görünce, gider yıkanır.”

Papaz itiraz eder: “Ayna nereden çıktı? Bana ayna var demedin ki…”

Haham, parmağını sallar: “Seni uyardım, bu kafayla Tevrat’ın kelamını kavrayamazsın. Tevrat’ı anlamak için her olasılığı düşünmelisin.”

“Peki, peki” diye inler Papaz. “İzin ver, bir kez daha şansımı deneyeyim. Başka bir soru sor!”

“Son kez soruyorum” der, Haham: “İki adam, bir bacadan içeri düşerler. Biri temiz, öteki kirli çıkar. Hangisi gidip yıkanır?”

Papaz, “Artık her olasılığı biliyorum” deyip, bir solukta sıralar: “Eğer ayna yoksa temiz kalan ötekini kirli görüp kendisinin de kirlendiğini düşünerek gider yıkanır. Kirlenen temize bakıp kirlenmediğini düşünerek, yıkanmaz.

Eğer ayna varsa, temiz kalan aynaya bakıp temiz olduğunu görür, dolayısıyla yıkanmaz. Kirlenen aynaya bakıp kirini gördüğü için yıkanır!”

Haham başını sallayıp, cık cık yapar:

“Hayır, sana söylemiştim, kafan Yahudi kafası değil, Tevrat’a basmaz! Söyle bana, aynı bacadan içeri düşen iki adamdan birinin kirlenip, ötekinin temiz çıkması mümkün müdür?”

Bu yollarda beraber yürüyüp beraber ıslandıklarınız kirlendi ama siz temiz kaldınız, öyle mi?

Meselenin özü, eğer yaşadıklarımızdan bir şeyler öğrenememişsek ve yaşadıklarımızdan bir ders çıkaramamışsak, öğrendiklerimizi faydalı işler haline getiremiyorsak daha çok canımız yanar.

Şunu herkes bilmelidir ki öğrenmenin de bir maliyeti vardır.

“Önceden öğrenenler, indirimli fiyattan öğrenirler.

Otoriteden öğrenenler, özgürlük bedeliyle öğrenirler.

Deneyerek öğrenenler, etiket fiyatından öğrenirler.

Yaşamdan öğrenenler, gecikme zammıyla öğrenirler.

Yaşamdan da öğrenemeyenler, boşa gitmiş yaşamlarıyla öğrenirler.”

Kısacası…

Kişi öğrendikleriyle kendisini düzeltemiyorsa kimseyi düzeltemez.

Ali Galip Akyıldırım

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu