Yazarlarımız

“Mamudo Kurban Niye Doğdun”

“Kim okuyup yazar seni

Rüzgâr değse bozar seni

Ölsen kovar mezar seni

Mamudo kurban niye doğdun?”

Konya’da tarım işçilerini taşıyan minibüs ile tırın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 2’si çocuk 7 işçi hayatını kaybetti, 11 kişi yaralandı.

Aynı gün şarkıcı Alişan lüks aracıyla kaza yaptı. Kendilerine bir şey olmadan kazadan sağ salim kurtuldular.

Ama ne yazık ki malum medya 7 fukaranın ölümünü, yani ikisi çocuk yedi canımızın ölümünü Alişan’ın 1triyon 200 milyonluk aracı kadar haber yapmadı. Ağla insanlık ağla, ağla vicdan ağla!

Kurban gelir payın yoktur

Haftan yoktur ayın yoktur

Ankara’da dayın yoktur

Mamudo kurban niye doğdun?

2’si çocuk 7 tarım işçisinin ölümü televizyon kanallarında 3-5 saniye haber olurken, trilyonluk araca binen Alişan adlı şarkıcının kazası 2-3 gündür en ince detayına kadar televizyon programlarında, ana haberlerde konuşulup tartışılıyor.

“Ailemi melekler korudu”

“Bir hafta önce 1 milyon 250 bin liradan satışa çıkardığı, 1 milyon 100 bin liralık teklifi reddettiği aracı ile kaza geçiren şarkıcı Alişan kaskodan 1 milyon lira alacak”

“İleri sürüş teknikleri uzmanı, Alişan’ın yaptığı kazayı yerinde yorumladı”

 “Kaza yerinde 124 metre fren izi ölçülmüş”

“Karayolları suçlu”

“Ya ölselerdi”

Falan filan…

Kısacası öyle bir ülkede yaşıyoruz ki ünlü ve zengin birisinin kılına zarar gelse yer yerinden oynuyor, fukara yollarda parça pinçik olsa adı “tarım işçileri öldü” oluyor. Ağla vicdan ağla, ağla insanlık ağla..

Madem dünyaya dargınsın

Mamudo kurban niye doğdun?

Kader yolunda yorgunsun

Mamudo kurban niye doğdun?

Daha önce de yazmıştım, nerede nasıl geleceği belli olmaz fukara ölümünün demiştim.

Bazen bir kamyon kasasında onlarca tarım işçisini bir arada görür.

Bazen de, bodrum katlarında su baskınları ile.

Bazen şantiyedeki naylon çadırın yanması ile.

Bazen bir tersanede,

Bazen de bir köprü inşaatının elli metre yüksekliğinden düşürerek… 

Sonuçta giden yaşanmamış hayatlardır.

Kısacası, yaşanmamış hayatların adıdır sudan ucuz ölümler.

Bu ölümlerde ateş hep düştüğü yeri yakar.

Suçlu ölen olur,

Ölümün adı “kader” olur.

 Nerede nasıl geleceği belli olmaz fukara ölümünün.

Günde on saat çalışıp 50-60 lira yevmiye alanların hikâyesidir “fukara ölümü”

Hepimiz tanıklarıyız ülkemizde ki ucuz ölümlerin…

13 kişilik minibüse 23 tarım işçisi bindirilir 10 ölü.

Çöplükten ekmek yerine bomba bulan çocuklar hayatlarını kaybeder…

Tersanelerde, maden ocaklarında onlarca can gider.

 En hafif depremlerde onlarca insanımız enkaz altında kalır.

Ucuz ölümler ülkesiyiz ya,

Sanıklarını bulamıyoruz.

Bulup ta soramıyoruz neden diye.

Ölümlerin sudan ucuz olduğu bir ülkede yaşıyoruz farkında mısınız?

Hayat bu kadar acımasız mı?

İnsan bu kadar değersiz mi?

Yükselen alışveriş merkezleri, oteller, iş kuleleri, büyük büyük gemiler, köprüler işçilerin emeği ile meydana geliyorlar.

Bu saydığım devasa inşaatlarda işçilerin emeğinin yanında kanı var.

Körüler yaparlar üzerinden geçemezler.

AVM’ler yaparlar içinde gezemezler.

İş kuleleri yaparlar içine bile giremezler.

Otellerin yanından bile geçemezler.

Hayat böyle bir şey herhalde,

Yaparsın kullanamazsın.

Sadece evine ekmek götürmenin derdinde olursun.

Ama senin ekmeğin ter kokar, kan kokar!

Sen ekmeğini kan emici sırtlanların ağzından zar zor alırsın.

Çünkü sen mevsimlik tarım işçisisin.

Evet “Ölüm bu,

Fukara ölümü

Geldim, geliyorum demez.

Ya bir kuşluk vakti, ya akşamüstü,

Ya da seher, mahmurlukta,

Bakarsın, olmuş olacak.”

 Bakarsın sevdiklerine haber gitmiş.

Bakarsın çocukların boynu bükük kalmış.

O boynu bükük kalanlar bir gün en can alıcı soruyu sorarlar.

“Babamın hayatı bu kadar ucuz muydu? Bu cinayetlere kaza süsü veriliyor olmasın?” diye.

Kim nasıl cevap verir bilemem.

Hani demiş ya şair, “biz şimdi ölsek; en fazla kahve de çaylar soğur…” diye.

Fukara işçi ölümleri sıradan olduğundan, kimsenin çayını bile soğutmuyor kahvede.

Çaylar içilirken seyrediliyor haberler ve bir sonraki haberle unutuluyor ölenler.

Aşık Mahzuni Şerifi bir kez daha rahmetle anarken yazımı yine onun  Mamudo’ya yazdığı şiirin dizeleriyle bitiriyorum.

“Akar yaşın şakır şakır

Tahta döşek takır takır

Ölüler senden rahattır

Mamudo kurban niye doğdun?

Adam olmasaydın neydin

Gelir miydin hiç bilseydin

Keşke doğmadan ölseydin

Mamudo kurban niye doğdun?

Mahzuni işin doğrusu

Öter zalimin borusu

Dayımın öksüz yavrusu

Mamudo kurban niye doğdun.”

2’si çocuk 7 canımızı kaybettiğimiz kazada hayatlarını kaybeden canlarımıza rahmet acılı alilerine sabır diliyorum.

Ali Galip AKYILDIRIM

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı