Yazarlarımız

Kuru Ekmeğe Umudu Katık Etmek

Her geçen gün artan hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı Türk halkının en önemli gündemi olmuştur.

Halka “kuru ekmeği” layık görenler aslında yönetenlerin düşüncelerini de yansıtmaktadır.

Askıda ekmek buna örnektir.

Çünkü “askıda ekmekle “midesine bir lokma kuru ekmek giren vatandaş tok sayılmaktadır.

Maalesef ki günümüz de açlıkla ve sefaletle bu şekil mücadele edildiği görülmektedir.

Buradan baktığımız zaman Denizli milletvekilinin yoksullar için sarf ettiği “kuru ekmek yiyorsa aç değildir” ifadesi yönetenlerin samimi düşüncelerini yansıtmaktadır.

Oysaki bilinmelidir ki; Yoklukla ve yoksullukla mücadele eden büyük kitleler umudunu ekmeğine katık etmektedirler. Sabretmektedirler ama kimin ve kimlerin nasıl yaşadıklarını da görmektedirler.

Vatandaş yoksulluk içinde boğulurken, bu ülkeyi yöneten siyasi iradenin yerine Diyanet İşleri Başkanlığından tutunda, tarikat ve cemaat liderlerine kadar hepsi yoksullukla ilgili ortak söylem geliştirerek yoksulların hallerine şükretmelerini ve seslerini yükseltmemelerini öğütlemektedirler.

Diyanet ve paydaşları olan tarikatlara göre, yoksullar ibadetlerinden vazgeçmeyerek “şükür dualarına devam etmeliler, mutlu olmak içinde kendilerinden iyi durumda olanlara değil de, daha kötü durumda olanlara bakarak hallerine şükretmesini” söylemektedirler.

 Böyle yaparlarsa bu dünyada da olmasa bile öbür dünya da ödüllerini alacaklardır.

Ayıca devasa bir bütçeye sahip olan Diyanetin başkanı, daha ucuz olur diye veya pazar atıklar alınsın diye yoksullara akşam pazarını önermektedir.

Diğer yandan 4-5 bakanlığın bütçesinden daha fazla bir bütçeye sahip olan diyanet son olarak Bodrum’da 150 milyonluk saray (külliye) inşa etmeye başladı. Şimdilik kaç odalı olduğu bilinmemektedir.

Umudunu ekmeğine katık edenler;

 “Eve ekmek götüremiyoruz dediğin zaman bu bana biraz abartılı geldi” diyeni de,

 “Türkiye’de yoksulluk sorun olmaktan kalktı” diyeni de 

 “Kuru ekmek yiyen aç değildir” diyeni de,

“Türkiye’de, sorunun ‘işsizlik’ değil, iş beğenmemezlik” Diyeni de,

 “Lan kim aç onu gönderin bana” Diyeni de çok yakından tanımaktadırlar.

 Fakire, fukaraya, garibana zordur ekmek parası kazanması…

 Kazansa bile, fakirin, fukaranın boğazında dikendir, kazancının her lokması.

Fakir fukara yarının ne olacağını bilmediğinden ekmek parasını harcarken düşünür, yerken düşünür. Çünkü zor kazanmıştır kuru ekmek parasını.s

Ekmek parası, o ekmek parası… O zor şartlarda günü birlik kazandığı ekmek parası, fakirin, yoksulun elinin ve yüreğinin kanayan yarasıdır.  

Zordur ekmek parası kazanması. Bundan dolayı gün olur fukaraya ekmeği ekmeğe katık yapar öyle yedirir..

Bundan dolayıdır ekmek gündemden düşmüyor. Zaten düşmemeli de. Çünkü halkın derdi geçim.

Bildiğimiz gibi İşsizlik, yoksulluk, hatta açlık Türkiye’nin en çok can yakan sorunudur.

Çözümü iktidardadır. Nasıl çözeceğini ya kendileri belirleyecekler, ya da muhalefeti bir masa etrafında toplayıp hep beraber çözüm üretecekler.

Kuru ekmekle bir yere kadar vatandaşı oyalayabilirsiniz.

Yalnız bilinmelidir ki ülkede korkunç bir yoksulluk hüküm sürmektedir. Hatta cumhuriyet tarihinde görülmeyen bir yoksulluk.

Ali Galip Akyıldırım

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu