Fuat SÜMELİYazarlarımız

Kahve Kokulu Masa!

Örtünen gecede, leylin sükûtunda

Oturdum kahve kokan masamın başına

Yazıyorum süt rengi sayfalara

Aziz gecenin rahlesinde

Ne anlatsam nasıl başlasam bilemiyorum

Biraz acı var içimde

Tarifi zor mümkün olmayan

Şiddeti algısı yüksek dozda

Beynimde kelimeler sıraya geçiyor konuşmaya,

Dilim lal öylece susuyor karanlıklar gölgesinde

Kafamda görkemli bir yankı sesi

Bir virüs gibi bırakamıyor peşimi

Yüreğimde okyanus misali sevda duruyor

Bense bütün parçalanmışlığıyla kıyaya ulaşmaya çalışan dalga misali

Çırpınıp durmaktayım

Adaletsizliklerin dünyasında

Seslenmek istiyorum sevgiye muhtaç kulaklara

Alıp götürüyor beni yârimin sevgisi

Bir bulut misali gibi kalbi yanan

Bütün sancılı yüreklere

Sabahın ilk ışıkları ile hüzünlenirim

Mahkûm olmuşum toprağın her zerresinde

Biçaresizlikler yontulmuş, aklımın her köşesinde

Benliğim taş kalplilerin ayakları altında vahşi çarkın oyunu olmuş

Bilmiyorum uzaklarda kimse var mı?

Umudu kalplerinde taşıyanlar olarak

Zulüm çarkı sevdanın mahşerindeyken

Ziyadesiyle hırtlamba olmuşuz bu demlerde

Artık gerçekleri saklayan denizin boyası zîrüzeber olmuş

Silinmez hiçbir şekilde uzaktan gelen fırtınanın izi

Ve yitirdik bize dair her şeyi birer birer avuçlarımızda

Geride dokunsan, kanayacak yaralar kaldı yekbaşına

Sardunyalarda kurudu, dokunmaya kıyamadığımız başka şeylerde

Aydınlık bir ışık arar durur gözler

Korku dolar yüreklere bir kıymık acısı gibi

Tekdüzeleşir bütün farklılıklar bir serencamda

Kahve kokulu masamda

Gece boyu hiç durmadı beynimde dalgalar

Sabahın şafağında kıyılar sessizleşti bilinmez suçlarıyla

Ne desem bir ağır yorgunluk kaldı

Kıyıda ve bende

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.

The reCAPTCHA verification period has expired. Please reload the page.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu