Yazarlarımız

Ey Filistin!

Bombayla yatıp bombayla kalkan, her gün genişleyen mezarlıklarla iç içe yaşayan, gözyaşlarının sele dönüştüğü, kendi öz yurdunda yalnız ve çaresiz Filistin!

Her ay, her yıl bazen de her gün her aileden çıkan şehitleriyle, arada sırada sırtı bazı devletler tarafından sözde sıvazlanan, kendi öz yurdunda sahipsiz Filistin! Yahudi’nin gözünde insan değilsin, Arapların yanında can değilsin. Eziliyorsun, süründürülüyorsun, her gün zulüm görüyorsun. Sesin duyulmaz, sesini duyan mümin derin uykudan asla uyanmaz. Kapalı kapılar ardında alınıp satılırsın, kameralar önünde sahiplenilirsin, Araplar sayesinde Yahudi’ye olmuşsun esir. 

Evet, bildiğimiz gibi ABD Başkanı Trump 2017 yılın da Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığını açıkladı. Bu kararın sıkıntılara, yeni sorunlara yol açacağı kesin gibi gözükse de; en büyük zararı da yine, uluslararası alanda artık iyice desteksiz kalmış olan yalnız ve sahipsiz Filistin halkının göreceğinden hiç kuşkumuz olmadı. Çünkü Büyük Şeytan Amerika böyle buyurdu.

Siz bakmayın o tarihlerde Büyük Şeytana esip gürleyenlere, sosyal medyada ahkâm kesenlere…

O dönem de protesto olarak Trump niyetine “turp” ısıranlar bu günde colaları çöpe dökerek protesto yapıyorlar.

Gelelim Kudüs’e sefer düzenlemek isteyenlere…

Hele hele Arapların ayağa kalkacağını, dünyayı İsrail’in başına yıkarak ABD’ye karşı çıkacaklarını düşünen varsa bunlar ciddi manada yanılgı içerisindeler.

 Hani şimdi İsrail’in Kudüs’te yaptığı katliamları şiddetle kınıyoruz ya..

Ülkemizde olsun diğer Arap âleminde olsun yarın öbür gün herkesin nasıl sus pus olduğunu göreceğiz.

Aralık 2017’de Trump’un Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararını umursamayanlar bu gün de sus pus olacaklardır.

Çünkü en başta Suudiler, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır olmak üzere Arap rejimleri İsrail’in dostudurlar. Bunların çoğu İsrail’le İran karşıtlığı başta olmak üzere birçok konuda fikir birliği içindeler. Müslüman Kardeşler, Hizbullah, Suriye söz konusu olduğunda da İsrail’den farklı düşünüyor değiller. Unutmadan Kudüs ABD tarafından İsrail’in başkenti ilan edildiğinde, İsrail televizyonları Trump’un bu kararı Mısır ve Suudi Arabistan’la birlikte aldığını söylediler. Şimdi de terörist İsrail gereğini yapıyor.

Acı ama gerçektir ki, Müslüman ülkelerin büyük çoğunluğu ABD emperyalizminin işbirlikçisi halindeler. Doğal olarak bu Müslüman ülkelerden tepki beklemek olmayacak duaya “âmin” demek gibi bir şey olacaktır.

Eğer o zengin Müslüman ülkeler Filistin halkının arkasında olsalardı, İsrail Filistin’e zerre kadar zarar veremezdi. Filistin halkına zulüm edemezdi.

Kısacası Filistin’e hiçbir devletten özellikle de Müslüman devletlerden zerre kadar destek gelmeyecektir. Tek çareleri kendi mücadelelerini kendilerinin vermesi olacaktır.

Çünkü Filistin gerçekten yetim, öksüz ve kimsesiz bir ülkedir.

Halkı da zulüm altında inim inim inleyen kimsesizlerdir.

Sonuç olarak, bu kadar İslam ülkesi arasında İsrail Kudüs’ü başkent yapabiliyorsa ve Filistinlileri ata topraklarından gitmeleri için öldüresiye zorluyorlarsa  “kahrolsun İsrail” demeden önce Müslümanların ciddi manada özeleştiri yapmaları gerekmektedir.

Ali Galip AKYILDIRIM

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu