Erdem KARANYazarlarımız

Allah’a Ulaşmayı Dileyin! Allah’ın Doğruları, Şeytanın Yalanları

              Değerli okuyucular; Allah-û Teala herkesin mutlu olmasını, herkesin huzur içinde bir dünya hayatı geçirmesini, herkesin cennete girmesini arzu eder.

               Şeytanın devreye girmesiyle, zaten Allah bize hep yanlış tanıtıldı. Hep O’nu, insanları cehenneme atan, insanı sorgulayan bir cezalandırma faktörü olarak düşündük.

                Allah-û Tealâ, abesle iştigal etmez. Her verdiği emir, biliniz ki sizin mutluluğunuzun mutlaka bir parçasını oluşturacaktır. Allah-u Tealâ, neyi emretmişse o, bütün insanlık için sadece bir zevktir. Ama o zevki tadabilecek olan nefs kalbi özelliğine sahip olmamız kaydıyla.

               Eğer siz, “Nefs kalbi özelliği neymiş?” diye, bunu hiç merak etmezseniz ve nefsinizin dilediği gibi bir dünya hayatı yaşamaya devam ederseniz, başkalarının size yaptığı düşmanlıklara aynen cevap vermeye devam ederseniz, bu sizlere bahsettiğimiz saadeti hiçbir zaman yaşayamazsınız. Mutluluk, Allah’ın temel hedefi. Siz onu hiç yaşayamazsınız, hep mutsuz ve huzursuz bir insan olarak yaşantınızı bitirirsiniz.

                 İnsanlar hep şöyle bir avuntunun içindeler: “Ben kimseye kötülük etmiyorum ki. Beni yaratan elbette Allahû Tealâ . Beni seviyorsa, ben kimseye kötülük etmediğime göre beni mutlaka, ibadet yapmasam da  biraz cehenneme atacak, orada beni hafifçe kavurduktan sonra mutlaka cennetine alacak. Çünkü ben mü’minim, Allah’a inandığım için mü’minim, eee… bütün mü’minleri de Allahû Tealâ cennetine alacağını garanti etmiş Mu’min Suresinin 40. âyet-i kerimesinde. Öyleyse beni mutlaka Allahû Tealâ, cennetine alacak. Eee… biraz cehennemde kavrulmanın da pek fazla zararı olmasa gerek.”

                   İşte böyle düşünüyor bir takım insanlar. Şu şeytanın işine bakın ki, insanları bütün masallarına inandırmış. Bütün söyledikleri yalan.  Bir tarafta Allah’ın indirdiği Kur’an-ı Kerim var, öbür tarafta şeytanın yalanları. Allah’ın indirdiği Kur’an-ı Kerim’in iniş maksadına bakalım. Üç, temel faktör görürüz:

1- Kur’an-ı Kerim bütün insanlar için bir saadet davetiyesidir.

2- Kur’an-ı Kerim bütün insanlar için bir saadet reçetesidir.

3- Kur’an-ı Kerim bütün insanlar için bir saadet garantisidir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.

The reCAPTCHA verification period has expired. Please reload the page.

Başa dön tuşu