Yazarlarımız

30 Ağustos Türk Milletinin Yeniden Doğduğu Gündür

 30 Ağustos Zafer Bayramını Kutlama Törenleri yaklaşırken son bir kaç yıldır olduğu gibi bu yılda yine ipe sapa gelmez gerekçelerle kutlamayı kısıtlama karaları alındığını duymaktayız.

Geçtiğimiz yıllarda Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı hadsizlik yaparak “halkın genelini ilgilendiren bir bayram değil” deme cüretini göstermişti. Hatta fesli kadir diye bilinen birisi de “Keşke Yunan bu savaşı kazansaydı” demişti

Sadece şunu söylemek isterim “Tarihini bilmeyenlerin coğrafyasının sınırlarını başkaları çizer”

30 Ağustos Zaferinin anlamını bilmeyenler şunu iyi bilsinler ki o gün o zafer kazanılmasaydı bugün bu kutsal vatanı “Kahpe Bizans” yönetecekti. Minarelerimizden ezan yerine çan sesleri duyulacaktı.

Şimdi o yıllarda sadece Bursa’da yaşanan işgal günlerinden bir kesiti hep beraber okuyalım.

Osman Gazi’nin Türbesini Tekmeleyen Yunan Komutan Sofokles

Yunan askerleri Osmanlının Taht Şehri Bursa’ya girmiştir.

Askerlerin başında Venizelos’un yedek subay olan oğlu Sofokles vardır.

Sanki tarih 600 sene öncesine dönmüştür.

Sanki “Kahpe Bizans”  asırların arkasından dönüp gelerek yarım kalan bir kavganın rövanşına çıkmıştır.

 Tutsak şehirde ezanların ağlanarak okunduğu Ramazan günüdür.

Sofokles’in günlerden beri beklediği Atina’lı fotoğrafçı nihayet şehre gelmiştir. Sofokles fotoğrafçıyı da yanına alarak bir manga askerle birlikte Osman Gazi’nin türbesine yönelir.

Türbenin yanına vardıklarında kapının kilitli olduğunu görürler.

Sofokles’in askerleri, bir kale burcuna saldırırcasına türbe kapısına yüklenirler.

Tahta kapı çatırdayarak devrilir.

Sofokles önde, fotoğrafçı arkada türbeye girerler.

Ne yapacağını anlamayan askerler de her an birileri çıkıverecekmiş gibi süngülü tüfeklerini türbe kapısına doğrulturlar.

Osman Gazi’nin sandukası, başındaki sarığıyla öylesine vakur öylesine haşmetlidir ki ister istemez irkilirler.

Sofokles şaşkın bakışlar arasında sandukanın yanına gelir. Mahmuzlu çizmelerini kaldırarak sandukaya üst üste üç tekme savurur.

Fotoğrafçı donuk bir sırıtışla ne yapacağını düşünmektedir.

Türbedeki uhrevi havanın sırlı sessizliği, kalp atışlarını esir almış gibidir.

Sofokles kılıcını çekip hayali düşmanına doğru hamle yapar gibi sallarken bağırır:

“ Kalk Koca Osman! Kurduğun devleti yıktık. Seni öldürmeye geldim. ”

Osman Gazi’nin türbesini tekmeleyen Sofokles, bir müddet türbenin içinde kılıcını sallayarak dolaştıktan sonra zafer kazanmış bir kumandan edasına bürünür.

Bir ayağını sandukanın üzerine koyar. Kılıcına dayanır. Fotoğrafçıya seslenir:“ Çek bakalım bir Bursa hatırası.” Sofokles, Don Kişot tavrıyla çektirdiği bu fotoğrafın arkasına şu satırları yazarak Atina’ya gönderecektir.

“Ordularımız Bursa’ya hâkimdir. Şu anda Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman ayaklarımın altındadır. Bizans’ın intikamını aldım.”

Sonrası malum Gazi MUSTAFA KEMAL Paşa’nın ordusu geldi ve onlara tıklamayı ve tekmelemeyi gösterdi!

Bu tarihi gerçeği okuduktan sonra halen 30 Ağustos Zafer Bayramını yok sayan hatta “halkın tamamını kapsamıyor” diyen kim varsa ve günlere ait kuyruk acısı olanlar şunu iyi bilsinler ki; burası Türk Milletinin kanıyla sulanmış Türk topraklarıdır. Ve 30 Ağustos Türk Milletinin yeniden doğduğu günün adıdır.

Mustafa Kemal Atatürk’te keskin zekâsı ve dehasıyla Türk milletini işgal zilletinden kurtaran başkomutandır.

Şunu da unutmadan söylemek istiyorum; Bu vatanın topraklarına kutsal demişsek, bunun nedeni vatan için gözünü kırpmadan toprağın altına girenlerdir. Bu büyük zaferi Yüce Türk Milletine kazandıranları bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, azizi hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.

Ali Galip AKYILDIRIM

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu