Künye İletişim Mobil
Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle RSS Üye Ol Üye Giriş
Anasayfa Foto Galeri Video Haber Seri İlanlar Muhtarlarımız Kadınlarımız İletişim
SON DAKİKA : Yılın Taraftarı Bigaspor      Her Biri Sanat Eseri Gibi      Biga İlçesi Umumi Hıfzıssıhha Kurulu Kararları      Maskesiz Müşteri Alınmayacak      Gölete, Sazan Yavruları Bırakıldı      Başkan Ali Gavaz Arnavut İşadamlarını Ağırladı      Teşekkürler Biga Belediyesi      Bitmek Üzere.. Çanakkale’nin Simgelerinden Olacak!      Roket İş Başında      Lapseki’de Yasadışı Kenevir Ekimi       İstanbul’un Fethi’nin 567. Yılı Törenle Kutlandı      Aksaz Sosyal Tesisleri Yeni Sezona Hazırlanıyor      Biga İlçesi Umumi Hıfzıssıhha Kurulu Kararları      Biga Belediyesi, Kıraathaneleri Dezenfekte Etti      Başkan Erdoğan’dan Önemli Açıklamalar      Biga TSO Mayıs Ayı Meclis Toplantısını Yaptı      İşverenler Bu Dönemde İşçi Çıkarmamalıdır’’      “Çanakkale’miz Tarihine Yakışır Bir Vefa Sergiledi”      Çan Belediyesi Vatandaşa Bir Telefon Kadar Yakındı      Müdür Fevzi Atmaca Köy Ziyaretlerine Devam Ediyor     
YEREL YAŞAM EKONOMİ SİYASET EĞİTİM BELEDİYE KAYMAKAM MAGAZİN ULUSAL SPOR RÖPORTAJ
YAZARLAR Lütfi Özgünaydın
12
14
16
18
20/05/2020 17:39
Ali Coşkun; TOBB Başkanlığı, Sanayi Bakanlığından Sonra 80 Şiiri Bestelendi

Ali Coşkun  TOBB  başkanlığı yaptı Sanayi bakanı oldu şimdi emekliliğinde yine insan için çaba veriyor.. O benim hemşehrim. Kaleporselen genel müdürlüğünden, başlayarak birbirimizi hiç bırakmadık. Ben yöre gazetecisi olarak her makamda yanına gittim izledim yazdım. O da beni bırakmadı. Ali Coşkun iyi yüreklidir, içtendir, çalışkandır, duygusaldır. Toplumcudur sosyal yaşamın her alanında vardır, vakıflarda derneklerde her yerde insan için çaba verir. Duygusaldır, şiirler yazar. Bugün 80 şiiri bestelenmiştir. Bu öyle kolay bir iş değildir. Bendeniz değerlerimizi zaman zaman da hemşehrilerimi yazıyorum,  Yakında Enver Gökçe’yi yazacağım, Ahmet Kutsi Tecer’i yazacağım, Ziya Aktaş’ı yazacağım.  Benim yüreğimde ayrımcılık yok. Herkese yer var. Önümüzde ki zaman diliminde, en çok röportaj yapmak istediğim hemşehrim, eski başkanımız Binali Yıldırım... Ali Coşkun’a sordum:

Bigalı Okurlarım

Bu haftaki yazımı da gönderiyorum. Eski Sanayi Bakanımız Ali Coşkun’la röportaj yaptım. Önemli bir insandır. İki tana de fotoğraf koyuyorum. Birisi İki Sanayi Bakanı Ruhsar Pekcan Ali Coşkun ve Deik Başkanı Nail Olpak. Bir de Halay fotoğrafı var. Başta eski ulaştırma bakanı Hasan Basri  Aktan Gazeteci Yavuz Donat Makine boynumda bendeniz ve Ali Coşkun... Az kaldı haftaya aydınlık izin alacak geçeğim. Biga’yı özledim.

Hepinizin Bayramını Kutlarım...

- Yaşamınızla ilgili çok bilinen şeyleri sormayacağım. 7 yaşınızda Başpınar’dan ayrılırken ruh halinizi anımsayabilir misiniz?  Köydeki çocukluğunuzdan TOBB başkanlığına giden yolda kimlerden ve nelerden etkilendiniz?

İlkokula köyde başladım. Tarla, bahçe, bağ bütün yük anamda. Boş kaldıkça da evdeki dokuma tezgahında dokuma yapıyor. Ben de o yaşta baba hasreti bir yana keçileri otlatarak anama yardım ediyorum. Hayata böyle başladık. Öğretmenimiz Ağınlı Hasan Özmen, bana “Sen okumalısın” derdi.  Anamı her gördüğünde de “Ali’yi okutun, köyde kalmasın” dermiş. Köye ayda bir posta geliyor, mektubu gelenler sevinirken, gelmeyenler hüzünleniyor. Bizim de gözümüz postada. Olan oldu babamdan mektup vardı ve bizi Ankara’ya aldıracakmış. Tarifi güç, buruk bir sevinç. Sevdiğim köyümden arkadaşlarımdan, en önemlisi de oğlaklarımdan nasıl ayrılacağım, bilemiyorum. Ağladığımı hatırlıyorum.

Dersim isyanından sonra çevrede eşkıya korkusu var. Köyden başka bir yere haftanın belirli günlerinde diğer köylerden gelen yolcularla birlikte kervan halinde gidiliyor. İşte böyle bir ortamda Bağıştaş İstasyonu’ndan binerek trenle Ankara’ya vardık.

‘İlkokulu Gazete Ve Simit Satarak Bitirdim’

Babaya kavuşmanın sevinci, köyden ayrılmanın hüznü. İlkokulu gazete ve simit satarak bitirdim. Mütevazı bir aile yapımız vardı. Yatılı olarak askeri okula müracaat ettik. Fakat o yıl askeri ortaokullar kapatıldı. Hayata atılabilmem için meslek lisesine kaydoldum. Hayatıma yön veren gelişme orada oldu. Yarı yatılı okuyordum. Akşamları okuldan çıkınca ve tatillerde elektrikçi dükkanında çalışırdım. Mesleğimi çok sevdim. Okulu birincilikle bitirdim. O zaman elektrik İşletmeleri Etibank’a bağlı. Babamın daire başkanları benim mühendis olmamı telkin ettiler. Böylece YTÜ Elektrik Fakültesini bitirdim. Üniversiteyi Sümerbank bursuyla okudum. Üniversite yıllarında MTTB bünyesinde Okul Cemiyet Başkanı seçilmem ise gençlik sorunlarını ve ülke meselelerini kavramamızda etkili oldu. Mezuniyetimde 1960 ihtilali olmuştu. Sümerbank’a mecburi hizmetim vardı. Tayinler durduruldu. Ben evlenmiştim. Çalışmam gerekliydi. Bir hocamızın aracılığıyla Sanayici İbrahim Bodur’la tanıştım. Çanakkale’nin Çan ilçesinde yeni kurulmakta olan ülkemizin ilk seramik fabrikalarına transfer oldum.

Anadolu’da sanayi kurmanın zorluklarını yaşarken kalkınmanın Anadolu’dan olacağına inandım, işletmeciliğin her yönüyle uğraştım. Önce Çeklerle sonra İtalyan ve Alman mühendislerle çalışma ortamı yetişmemde önemli rol oynadı.

‘Anadolu’nun Önünü Açtık’

-Hemşehriniz olduğumdan ve o yıllarda yöre gazetesi yayımladığım için sizi hep izledim. Kale Grubu’nda genel müdürken TOBB başkanlığına seçildiniz. Bu görülmemiş önemli bir olaydı. Ülkenin ve iş alanının gelişmesi için neler yaptınız?

Türkiye’nin sanayisinin kuruluşunda adeta okul olan ve en önemli sanayicilerin oluşturduğu İstanbul Sanayi Odası’nda Meslek Komitesine, Meclise sonra da yönetime seçilmem ise ülke sorunlarının çözümü başta olmak üzere yetişmemde ikinci üniversite oldu.

Yetmişli yılların sonunda ülkemiz bir taraftan ekonomik, sosyal yönden krizler, diğer taraftan gençlerin sağ sol çatışmaları ile çok zor günler yaşıyordu. Ülke iflasın eşiğine sürüklenmişti. Süleyman Demirel’in siyasi iradesiyle DPT Müsteşarı Turgut Özal’ın hazırladığı 24 Ocak 1980 reform paketi ile Türkiye alışılagelenden çok farklı bir ortama yöneldi. Devamında 12 Eylül 1980 askeri müdahalesi oldu. İşte bu dönemde ilk defa sermaye sahibi olmayan yönetici kişiliğimle Anadolu Oda ve Borsalarının destekleriyle ekonominin çatı kuruluşu olan TOBB Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı seçildim. İşsizlik, hayat pahalılığı, karaborsa had safhada. Sanayide, tarımda yatırımlar durmuştu. En başta enerji yok, döviz yoktu. Toplam 3 milyar dolar olan ihracat geliri sadece petrol alımına bile yetmiyordu. Sanayi İstanbul Marmara Bölgesinde yoğunlaşmıştı. Anadolu’dan göçler gecekondulaşma şehirde çarpık yapılaşmaya ve birçok sosyal bunalımı tetikliyordu. Sanayinin, kalkınmanın Anadolu’ya yayılmasına karar verdik. KOSGEB Küçük ve Orta Büyüklükteki Sanayinin Geliştirilmesi Başkanlığı kuruldu. Yeni teşviklerle Anadolu girişimcisinin önünü açtık. Yurt dışına açılmalarına öncülük ettik. Kurucu başkanı olduğum Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nu (DEİK) ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’ni (TİM) kurduk. Özel sektör öncülüğünde yürütülen yatırım, üretim, ihracat seferberliği sayesinde ihracatımız bugün 160 milyar dolar seviyelerine ulaşmasının ilk adımları oldu. Bu gelişmeler tarım, eğitim ve sağlık başta hizmet sektörünü beraber sürükledi. Türkiye’nin yaşam şartları değişti gelişti.

-AKP’nin seçim öncesinde ekonomisini siz anlatmıştınız. O zaman sizi ilgi ile izlemiştim. O kadar güzel anlattınız ki, toplumu inandırdınız ve etkilediniz.  Televizyondaki o sunumları nasıl yapmıştınız?

2002 yılına geldiğimizde ülkemiz yeniden ekonomik krizlerle karşı karşıya kalmıştı. Kamu dış borçları gayri safi milli hasılanın yüzde 60 seviyesini aştığından uluslararası finans çevrelerince “İflas etmiş ülke” durumundaydı. AK Parti bir kadro hareketi olarak ortaya çıktı. Ben Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısıydım. Bilgi ve tecrübe birikimim ile yine ülkenin her coğrafi bölgesinde konusunda güçlü arkadaşlarla ekonomik sosyal sorunları değerlendirme kurulunu kurdum. Sorunları yaşayan kimselerle çözüm yollarını belirledik. Krizleri aşmakta güven ön şarttı. O günlerde başta medyayı inandırmamız ve toplumun güvenini kazanmamız gerekiyordu. Sorunları gizlemeden kimseyi suçlamadan, çözüm yollarımızı açıkça anlatarak yola çıktık. Hatırladığıma göre bir TV programında üç değerli ekonomi profesörümüzle tartışıyorduk. Benim belirlediğim şartlar sağlanabilirse enflasyonun birinci yıl yüzde 20’lere ikinci yıl yüzde 10’lara ve devam eden yıllarda tek haneli rakamlara inebileceğini söylememe fazlaca inanmamışlar. Hatta beni biraz hayalci bulmuşlardı.  Ama oldu ve bunu Yavuz Donat köşesinde yazmıştı.

Avm Mağazalarını Disipline Edemedik.

-Siz hep sanayiye inandınız. Ve bir gün Bakan oldunuz. Neler yapmaya çalıştınız neleri yapamadınız?

Bir ülkenin kalkınma motoru sanayidir. Hükümette de Ekonomik Sorunları Değerlendirme Kurulu’nu oluşturarak duran sanayimizin çalışabilmesi kapanan kepenklerin açılabilmesi iş dünyasının önündeki bürokratik engellerin kalkmasını sağladık. İsrafı önleyip üretimde kalite ve verimliliğe önem verdik.

Üniversite sanayi işbirliğinde öncü olan 26 üniversite ile teknoloji geliştirme bölgelerini Tekno-Kentleri Teknoloji Parklarını ve KOSGEB bünyesinde 20 adet TEKMER Teknoloji Merkezlerini kurarak teknoloji öncülüğünde kalkınmayı ve Türkiye’nin rekabet gücünün yükselmesini sağladık. Organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi sitelerini geliştirdik.

İlk kez Tüketici Haklarını Koruma yasalarını çıkardık. Mağazalardaki “Satılan mal geri alınmaz” yazılarını indirdik. Satılan mallara garanti şartı sağladık. Aldatıcı reklamları denetim altına alarak illerde ve bütün ilçelerde Tüketici Haklarını Koruma Kurulları oluşturduk.

Yurt dışından gelen sıcak paranın doğrudan yatırımlara yönelmesine imkan sağladık. Yılda bir milyar doları geçmeyen yatırımlar yıllara göre 20 milyar dolar seviyelerine kadar çıkabildi, ülke ekonomisi yüzde 7 seviyelerinde büyüdü.

Yapamadığımız konular yıllardır güç odağı haline gelmiş menfaat gruplarıyla sürdürdüğümüz mücadeleler oldu. Bazılarını yenemedik. Örneğin yolsuzlukla mücadele konusunu ve AVM zincir mağazaları yapılaşmasını disipline edemedik.

-Ali Coşkun çok sayıda vakfın kurucusudur yönetimindedir.  Derneklerin ve vakıfların toplumsal gelişmemize katkısını nasıl değerlendirirsiniz?

Demokrasilerde vazgeçilmez unsurlar olan siyasi partiler kadar Sivil Toplum Kuruluşları da önem taşırlar. Ülkede demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve özgürlükler güçlü STK’larla gelişir. Ülkenin imkanlarıyla yetişen bireylerin ülkesine karşı sorumlulukları olduğuna inanırım. Yaptıklarımızdan sorumlu, yapmadıklarımızdan da vebal altında kalırız.

Hz. Muhammed (SAV) in “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” hadisinden çok etkilenmişimdir. Bu nedenle başta kamu nitelikli kuruluşlar TOBB, İSO, ATO olmak üzere birçok vakıf ve dernekte kurucu ve yönetici olarak görev yaptım.  Aydınlar Ocağı, Birlik Vakfı, Yıldız Teknik, Üniversitesi Vakfı, Türk Edebiyat Vakfı, Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı, İlim Yayma Vakfı, İş Dünyası Vakfı, Kemaliye Kalkındırma Vakıflarını sayabiliriz.

Şair Ali Coşkun

-Şair Ali Coşkun... Şiirleriniz dillerde. Gelecekte daha çok anılacak. Çünkü onlarcası bestelendi.  Bu yönünüzü anlatırken, en çok sevdiğiniz bir ya da iki dörtlük  yazar mısınız?

Ben edebiyatçı değilim. Ömrüm sanayimizin makine gürültüleri arasında ve ekonomik zorlukları çözüm mücadeleleriyle geçti. Şiirlerim amatörce gönül dilinden kağıda dökülenler… Sonra değerli bestekarlarımız onları beğenip eser haline dönüştürdüler. Halen 80’in üstünde türkü, ilahi, en fazla da sanat müziği türünde bestelenmiş durumda. İsterseniz iki hemşehri sohbetimizi, bestelenmiş olan Eğin şiirimle noktalayalım:

Munzur eteklerinde yeşil şirin Eğinsin,

Fırat’ın kenarında duvaklı bir gelinsin.

Türkülerinde yaşar, hasret dolu nefesin,

Folklorundan duyulur senin çağlayan sesin.

Gurbetçinin gönlünde dinmeyen bir neşesin

Tarihe damga vurmuş şanlı Kemaliye’sin

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :








YAZARLAR
Ali Galip Akyıldırım
Yıllardır Hep Aynı Hikâye…
Alaattin Akçal
Çerkes Sürgünü ve Soykırımı’nın 156. Yıldönümü
Davut Doğan (Konuk Yazar)
Hey Siri!
Erdem Karan
Allah’a Yönelin! Zekat Ve Haram İlişkisi Nedir?
Kadir Atay
Biga ve Gerçek Babalar
Murat Gülcen
-Kafa Yoranlar-
Niyazi Kısacık
Ceviz Kurdu
Uzm. Klinik Psikolog Nevzat Hasdemir
Çocuklarınızın Hayatını Kurtarın !!!
Ozancan Polat
Ucuz Strateji
Sinem Bülbül
Kayropraktik Nedir?
Lütfi Özgünaydın
Kaval İçin Altı Kitap Yazdı
BİGA'DANÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’ ve sitemizde yorum gönderenlerin şahsına aittir.
Çanakkale'nin Tamamen Renkli İlk Gazetesi
Biga'nın İlk İnternet Televizyonu ve Cep Gazetesi
Biga'nın Evlere, Köylere ve Okullarına, Dağıtılan En Yüksek Tirajlı Gazetesi
Sitemizde Yayınlanan Yazı ve Dökümanların İzinsiz Alınması Çoğaltılması Yasaktır
Biga Çarşamba Gazetesi / Atay Reklam
Tüm Hakları Saklıdır BİGA ÇARŞAMBA GAZETESİ    0