DOĞTAŞ İnsan Kaynakları Şefi Senem Karadeniz İle Hayata Dair Söyleşi

Kendinizi Tanıtır mısınız ?

SENEM KARADENİZ , 1982 Çanakkale doğumluyum. İlk –orta –lise eğitimimi Çanakkale 'de tamamladım. Akabinde Yıldız Teknik Üniversitesi “iktisat “ bölümünden 2005 yılında mezun oldum. Halen Yıldız Teknik Üniversitesi “İnsan Kaynakları Yönetimi” yüksek lisans programına devam etmekteyim. 2012 yılında evlendim. Yaklaşık 11 aydır Biga'da ikamet etmekteyim.

İş Hayatınızdan Bahseder misiniz ?

İş hayatı ile ilk tanışmam üniversite döneminde yaptığım stajlar ve Garanti Bankası Çağrı Merkezinde çalışma süreci ile başladı. İş hayatıma ısınma döneminden sonra kariyerime İnsan Kaynakları alanında devam etmek istediğime karar verdim. Ve bunun için gerekli kişisel entelektüel yatırımıma odaklandım. Bahçeşehir Üniversitesi “ İnsan Kaynakları Uzmanlık” sertifika programına katıldım. Bunu Yüksek lisans programı takip etti. Vatan Bilgisayar, Praktiker Yapı Marketleri, Bernardo firmalarında İnsan Kaynakları Departmanlarının farklı fonksiyonlarında çalıştıktan sonra yaklaşık 11 aydır DOĞTAŞ firmasında “İnsan Kaynakları Şefi “olarak çalışmaktayım.

Aile Hayatınızdan Bahseder misiniz?

2 Kardeşiz . Benim ailem ve eşimin ailesi Çanakkale'li ve orada ikamet ediyorlar. Babam emekli öğretmen , annem ev hanımı. 12 yıldır İstanbul'da ikamet ediyordum . Eş ve İş Durumu nedeni ile Çanakkele/Biga 'ya geri dönüş yaptım diyebiliriz.

İş Hayatına nasıl girdiniz ?

Kadınlarımızın her anlamda iş gücüne aktif olarak katılması gerektiğini düşünüyorum. Gerek ülke ekonomisine, gerek aile bütçesine katkı olarak aktif olarak üretmelidirler. Kendimi ev hanımı olarak hiç hayal etmedim. Her zaman üretmeli, kendi ayaklarım üzerinde durmalıydım. Şanslıydım ailem yanımdaydı, şanslıydım etrafımda bilinçli yol göstericilerim vardı. Çalışkandım, iyi bir üniversiteden mezun oldum. Yola bu bilinçle ve çalışma hedefi ile çıktığınız için zaten iş hayatının içinde aktif rol almamın önünde hiçbir engel kalmıyor, yolunuzu çizmeye başlıyorsunuz.

Siyaset ile aranız nasıl ?

Aslında hepimiz her gün öyle ya da böyle siyaset yapıyoruz. Üniversite yıllarında Türkiye siyasi tarihi ile yakından ilgiliydim. Ancak iş hayatının yoğun temposuna ve gerçekliklerine girince siyaset gündeminden biraz uzak kalıyorsunuz. 12 Eylül 1980'i yaşamış ailelerin bu tarih sonrasında doğan çocuklarına genellikle “apolitik” sıfatı yakıştırılır . “Aman evladım sen orta da ol yolun sağı solu çıkmaz sokak” nasihatları ile veyahutta “siyaset” diye bir kavram yokmuşçasına yetiştirildik. Uzun lafın kısası biraz ondan biraz bundan siyaset ile aramıza biraz soğukluk girdi.

Kadınların Siyasete Girmesine Nasıl Bakıyorsunuz ?

Kadınların siyasi hayata katılımları erkeklere nazaran daha az. Kadınlarımızın siyasete geç kalışlarını tarihsel olarak Fatmagül Berktay bence çok güzel özetlemiş. “Eski Yunan, demokrasinin beşiği olarak kabul edilmesine rağmen, demokrasiyi kadınların ve kölelerin dışlanması üzerine kurmuştu. Kadınların kamusal alanın dışına itilmelerinin ve siyasete katılmalarının önlenmesinde kullanılan en işlevsel meşrulaştırıcı gerekçe, ataerkil ideolojinin doğa-kültür ayrımına dayanarak kadınları -doğurma özelliklerinden dolayı, bedenlerinden dolayı- doğa ile özdeşleştirmesi, buna karşılık, erkeklerin, uygarlığı ve kültürü temsil ettiğinin kabulüydü. Böylece, erkeklerin işi kültür ve uygarlık yaratmak, kamusal alanda otorite kullanmak ve yönetmek, yani siyaset yapmak; kadınlarınki ise ev ve aile içinde kalıp çocuk doğurmak olarak belirleniyordu” Aynı nedensellik ilişkisi içinde kadınlarımızın siyasette daha aktif rol alabilmeleri için daha fazla mücadele etmeleri, sabırlı olmaları gerekmektedir. Bu sabrın sonunda , her geçen gün artan sayımız oyun kurallarını yumuşatabilir.

Arkadaş Toplantılarınız Var mı ?

Yoğun iş temposundan ve ailevi sorumluluklardan fırsat bulduğum zamanlarda, özellikle iş arkadaşlarımızda farklı aktiviteler yapmaya çalışıyoruz.

Televizyon İzler misiniz ? Devamlı İzlediğiniz bir dizi var mı?

Televizyondan ziyade daha çok evde film izlemeyi ve kitap okumayı tercih ediyorum. Hiç kaçırmadan izlediğim programlar Enver Aysever'in “Aykırı Sorular“ Programı , Dizi olarak Rizzoli ve Isles, Person of İnterest izliyorum.

Hobileriniz var mı?

Kitap okumayı çok seviyorum. Güzel bir kitap arşivim olduğunu düşünüyorum. Eşimle birlikte tatillerimiz de yeni yerler görmek ve tanımak için çok sık yurt içi ve yurt dışı seyahatler yapıyoruz.

Bigalı Kadınlara Neler Önerirsiniz ?

Uzun süredir Biga'da yaşamadığın için sosyo-kültürel yapısını çok tanımıyorum. Ancak özellikle bayanların eğitim seviyesinin yükseltmeleri mutlaka gerekmektedir. Bu şu anlama gelmesin herkes üniversite mezunu olsun demek istemiyorum, kitap, gazete , dergi okumak, Sivil toplum kuruluşlarında gönüllü görev almak , iş hayatında var olma, halk eğitim kursları kadınlarımızın ev, mutfak, temizlik üçgeninde geçen aslında görünmeyen yoğun mesailerinin görünürlüğünü arttırarak farkındalık yaratacaktır.

2013 yılına yeni başladığımız şu günlerde “Yapılacaklar Listesini “herkes hazırlamalı. Neler yapmak istiyorum ? Bu hedefe ulaşmak için bana neler gerekiyor ? Neyi başarabileceğinizi sizden başkası bilemez, siz hedefi koyduğunuz yaparım diyorsanız tamamdır.

Çok sevdiğim bir yazar olan Ahmet Şerif İzgören 'in şu sözü ile yazımı tamamlamak istiyorum.   ”İnsanın iki seçeneği vardır, ya bütün gün karanlığa küfredersiniz ya da güneşe yürürsünüz”                                                  Sevgi ile Kalın,                                     Senem KARADENİZ