Kendinizi tanıtırmısınız ?                      

Ben  Aysel ÖZÇER.   24 Haziran 1954 Zonguldak doğumluyum. Aslen Çanakkale'liyim. Babamın memuriyeti dolayısıyla Zonguldak, Kütahya ve Ankara'da uzun yıllar kaldım.  Ezine devlet hastanesi'nde kadın doğum uzmanı olan Dr.Levent Özçer le evliyim. 2 oğlumuz var. Onlar da tahsillerini tamamladılar. Biri uçak mühendisi, biri elektronik mühendisi oldu. Şu an iş hayatındalar.                                          İş hayatınızdan bahsedermisiniz ?                      

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1978 yılında mezun oldum. 2 yıl kadar Samsun Azot Fabrikasında işyeri hekimi olarak çalıştım. Samsun 19 mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesinde fizik tedavi ve rehabilitasyon ihtisası yaptım. 1984 yılında eşimle birlikte Çanakkale Devlet Hastanesi'ne tayin olduk. 19 yıl orada çalıştım. Daha sonra 4 yıl Çanakkale Özel Anadolu Hastanesi'nde görev yaptım. 1,5 yıldır da çok severek çalıştığım Biga Can Hastanesi'ndeyim. Diyebilirim ki, çalıştığım fizik tedavi üniteleri içinde en donanımlı olan ünite buradadır. Siyaseti takip eder misiniz? Elbette takip ediyorum. Herkes de takip etmeli diye düşünüyorum. Sonuçta yaşadığımız ortamı şekillendiren kişiler siyasetçiler. Nasıl bir Türkiye de yaşamak istediğiniz hakkında fikriniz olmalı ki, çocuklarınız için hayal ettiğiniz bir gelecek fikri olmalı ki sahip olduğunuz o çok kıymetli tek bir oyunuzu onu hak edecek birilerine veresiniz.                      

Kadınlar siyasette olmalımı ?

Kadınlar elbette siyasette olmalı. Bizim cinsimiz toplum ve iş hayatındaki her kazanımını tırnaklarıyla söküp almak zorunda. Çünkü karşımızda her zaman ataerkil bir toplumun tarih boyunca sağlamlaşmış duvarları var. Dolayısıyla sırtımızı kollayacak bayan siyasetçiler olmalı ve bunlar Cumhuriyetle birlikle edindiğimiz kazanımları kaybetmememiz ve hatta daha ileriye götürmemiz için gerekeni yapmamalılar.

Arkadaş toplantılarınız var mı?

Zaman zaman bir araya geldiğim arkadaş gruplarım var. Eşimle birlikte bazı akşamlar aile dostlarımızı ziyaret etmekten de zevk alıyoruz. Hatta böyle toplantılar için Pazar sabahı kahvaltılarında da hoş ortamlar yakalanabiliyor.

Televizyon izler misiniz?    devamlı takip ettiğiniz dizi var mı?                                          

Haber programlarını mutlaka seyretmeye çalışıyorum. Yalan dünyayı çok seviyorum. Başarılı kadınlarımızda birisi de Gülse Birsel. Esprileri muhteşem…. Yabancı dizilerden A good wife ve Damages favorilerim. Her iki dizide de başarılı kadınlar var.

Hobileriniz var mı?                 

Yağlıboya resim yapmayı severim. Zaman zaman Çanakkale, Bursa ve Eskişehir de karma sergilere katıldım. Fotoğraf çekiyorum. Bundan 15 yıl kadar evvel internette bir sanal sergi açtım. Adı “Hep Aynı Gökyüzü” idi ve gökyüzü fotograflarından ibaretit. Bu sergiyi Çanakkale ve Bursa da sergi salonlarında da tekrarladık. Klasik batı müziği ve klasik Türk müziği dinlerim. Örnek aldığınız lider sanatçı toplumun önde gelen isimlerinden biri var mı? Toplumun önden gelen isimlerinden biri tanımına uymamakla beraber kendi babam, Yakup Altuğ, kendime örnek aldığım en önemli kişilerden. Çünkü bana ahlaklı olmanın erdemini, topluma, insana, hayvana, doğaya karşı şefkatli olmanın güzelliğini ve yüceliğini öğretti. Dante'yi , Shakespeare'i, Kafka'yı, Zola'yı onun kütüphanesinde okudum. Güzel Türkçe konuşmanın önemini ondan öğrendim. Sonsuz gibi görünen fıkra dağarcığı benimkinin de temelini oluşturdu. Onu ve annemi hep özlemle anıyorum. Pek tabii Dünya'nın kesinlikle bir numaralı lideri olan ATATÜRK benim  en önemli yol göstericim. Tüm Türk kadınlarının da öyle olmalı. Çünkü batı Dünya'sındaki kadınların hapislere girerek,uğrunda ölerek kazandıkları hakları bizim ayaklarımızın dibine serdi. Batının en uygar ülkelerinde bile kadınlar seçme ve seçilme haklarına bizden çok sonra ulaştılar. Ona minnettarım…

Kadınlara ne önerirsiniz?  Kadınlara ilk önce Cumhuriyet ve Mustafa Kemal ATATÜRK sayesinde elde ettikleri hakların farkına varmalarını ve bunu korumak için ne gerekiyorsa yapmalarını  öneririm. Çünkü kendi öz kızlarına bunu borçlular. Kız çocuklarının eğitimine erkek  çocuklarından daha ziyade önem vermelerini öneririm. Çünkü kendi ayakları üzerinde durmadıkça, kendi paralarını kazanmadıkça eşlerinin eline bakarlar ve asla gerçek anlamda özgür olamazlar. Maalesef köylerde kadın gerçek anlamda çalışan kesim olmasına rağmen, tarlalarda, ahırlarda en güç şartlarda bedenen çalışmakta olmasına rağmen ekonomik anlamda sıfır kabul edilmekte. Bu çok acı.

Türkiye nin ekonomik ve yaşamsal durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sadece şunu söyleyeyim; galiba 10 yıl önce ben daha zengindim. Kazandığım para daha çok şey alıyordu. Sanırım Türkiye de bazı insanlar zenginleşiyor bazıları da fakirleşiyor…

Son olarak kadınlara ve halkımıza mesajınız nedir?

Dünya'ya gelmek  çok büyük bir şans. Bunu güzel değerlendirmelerini, Tanrı'nın bizlere sunduğu binbir renkten ve güzellikten olabildiğince yararlanmalarını öneririm. Elbette zaman zaman zorluklar ve acılarla karşılaşılacaktır. Fakat hayat her zaman yaşamaya değer. Buradan tüm Biga'lılara ve özellikle kadınlarımıza sonsuz sevgilerimi sunuyor onlara mutluluk, başarı ve sağlıklar diliyorum.