Ümmügül Turan 1962 yılında Biga'nın harmanlı köyünde doğdum.İlkokulu köyde okudum.Ortaokulu Edirne yatılı sağlık okulunda okudum.Daha sonra Balıkesir Sağlık meslek lisesi ebelik bölümünü okudum.1985 yılında Biga ilçesi Yolindi köyüne atandım.Üniversiteyi açıköğretim ebelik bölümü okudum. 2. görev yerim Biga merkez 1 nolu sağlık ocağı oldu ve daha sonra Biga Devlet hastanesinde çalışarak emekli oldum.Evliyim bir kızım var.Hala Özel Biga Can Hastanesi Doğumhane bölümünde çalışmaktayım.

Ebelik mesleğini çok severek benimseyerek yaptım.Yeni gelişmeleri yakından takip ederek hastalarıma hizmet vermek için çaba gösterdim.Bir iş sevilerek yapıldığı zaman hiç yorulmadan ve bıkmadan daha başarılı olacağına inandım.

Siyasetle aranız nasıl?                                       

Özgür düşünceye önem veririm.İnsanların güdülmesi beni hep üzdü ve yordu.Hayatı daha iyi görebilecek bir eğitim sisteminin olup siyasette hür bir iradenin hakim olmasını isterdim.

Kadınların siyasete girmesine nasıl bakıyorsunuz?

Üzülerek uzaktan bakıyorum.Kadını ikinci plana iten siyasi düşünceler hızla yayılmaya çalışılırken hemcinslerimin haklarını kısıtlamak için meydanlarda gösterdikleri çaba beni derinden yaralıyor.

Keşke mecliste erkek ve kadın sayısı eşit olabilseydi.

Arkadaş toplantılarınız var mı?

Eskiden vardı son 4 yıldan beri vaktim olmadığı için ne yazık ki yok.

Televizyon izler misiniz?Devamlı izlediğiniz bir dizi var mı?

Devamlı izlediğim bir dizi yok.Günlük haber programlarını izlemeye çalışıyorum.

Hobileriniz var mı?

Kitap okumayı seviyorum.Yakın gözlüğü beni biraz etkiliyor.Taşımayı sevmediğim ama mecbur olduğum bir araç oldu onun içinde bazen okumaya uzak kalıyorum.

Örnek aldığınız bir lider sanatçı toplumun önde gelen isimlerinden biri var mı?varsa hayatınızda ne gibi bir katkısı olur?

Tabi ki eşsiz liderimiz Atatürk'ün izinde hayata dair prensiplerim var.Ayrıca bugün onun düşüncelerini canlı tutmaya çalışan emek veren tüm toplum önderlerine ilgim var.

Bigalı kadınlara ne önerirsiniz?

Kadın olmak sadece biz varız demekle olmaz.Meydanlarda topluluklarda hep bu sözü duyuyorum. Bir şeyler yapmak lazım.Kadın haklarına sahip çıkmalıyız.Bugün kadınlarımızın 20 yıl öncesinin kadınlarından daha pasifize olduğunu görüyorum.Erkeklerin karşısında yalnız ekonomik özgürlüğümüzün olması bile yeterli değil.Kadın ve ana olarak eğitimcilerden istediğimiz tek şey bizim sevgiyle kucağımıza aldığımız minicik yavrumuzun büyüyüp okula gittiği zamanda sevgili saygılı insan olmaya değer veren insanlar olarak yetiştirilmesinin devamını sağlamak olmalıdır. Korku ile yetiştirilen erkek evlatlarımızın kendisinden bedenen güçsüz olduğunu hissettiği eşine saldırıda bulunmasını tamamen yetiştirme tarzı olarak görüyorum.Böyle bir hayatım olsa asla katlanamazdım.Etrafımda duymak görmek bile beni çok üzüyor.

Türkiye'nin ekonomik durumu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ekonominin iyiye gitmediğini düşünüyorum.Banka kartlarıyla hisse senetleriyle yaşamak istemiyorum bu sanal dünyadan çıkmak istiyorum.Üreten en iyiye özenen en kaliteli yiyecek ve giyeceklerin bizim insanımıza layık olduğunu düşünüyorum.

Doğum ve aile planlaması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Doğum insanlığın devamı için olmazsa olmaz bir yaşam kuralıdır.Yalnız doğurabildiğiniz kadar değil bakabildiğiniz kadar çocuk yapın.Günümüz koşullarında eğitim süresinin uzaması hayat şartlarının ağır olması ve kadınlarımızın eğitim sahibi olmak için haklı olarak ekonomik özgürlüklerini almaya çalışmaları doğurganlık yaşının uzamasına neden olmuştur.Geç yaşta çocuk sahibi olmak bazen çocuk sahibi olamamaya bazen de çocuklarını yetiştirmek için gerekli zamanlarının olmamasına neden olmaktadır.Yani bu demek oluyor ki 35 yaşından önce hem anne sağlığı için hem de çocuğunun büyüdüğünü daha iyi görebilmek için mutlaka annelik ve babalık duygusunu tatmakta yarar görüyorum.

Son olarak sizlere önerim kadınlarımızın özgür, güçlü, çalışkan, bağımsız mutlu bir hayatlarının olması dileğiyle