Kendinizi tanıtır mısınız?                                   

 Ben Gül Kocalar.  Biga Cumhuriyet İlköğretim Okulu müdürüyüm. Evliyim ve iki oğlum var. Biga doğumluyum. Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi ve Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi'nden mezun oldum. Daha önce Bursa ve İstanbul'da görev yaptım. 1996 yılında Tevfik Emin Başarır İlköğretim Okulu'na atandım. Bu okulda sekiz yıl müdür yardımcısı olarak görev yaptıktan sonra Biga İlköğretim Okulu'na müdür yardımcısı olarak atandım. Meslek yaşamımda başarılı olarak gördüğüm, ekip ruhumuzla kalıcı dostluklar oluşturduğum bir okul ortamı oldu benim için Biga İlköğretim Okulu. Yıl 2010 ve Biga Cumhuriyet İlköğretim Okulu. Okul müdürlüğü deneyimi. 24 yılı yöneticilikle geçen bir yaşam.

İş hayatınızdan bahseder misiniz?                                          

Yıl 2010 ve Biga Cumhuriyet İlköğretim Okulu dedik. Neleri barındırdı geçen şu iki buçuk yıl. Tiyatrolar, Yaratıcı Sokaklar Şenliği, Güney Marmara Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen Sekiz Taşla Binlerce Kuş Projesi, Türkiye Yenilikçi Öğretmenler Forumu'nda önce Türkiye Üçüncülüğü ve ardından bir yıl sonra gelen Türkiye Birinciliği. Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün düzenlediği ENLER Yarışması. Üç kategoride Birincilik. En Güzel Okul, En Başarılı Okul Yönetimi ve En Güzel Kütüphane. Gurur duyuyorum tüm ekibimle. Deneyimli bir kadro ile genç ve dinamik yeni öğretmenlerin harika bir bileşimi. Bence Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nu ancak bu anlatabilir. Bizim okulumuzun her bir paydaşı; öğretmeni, idaresi, öğrencisi, velisi, Okul- Aile Birliği üyeleri, hizmetlisi, memuru ve kantincisiyle yapılabilecek her tür etkinlikte anında birbirine kenetlenebilir. Ekip çalışmasının yarattığı mucizelerin ve verdiği keyfin farkındadırlar. Bizim okulumuz “Baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz” atasözünü kendine ilke edinmiştir. Bunları burada anlatıyor olmak aslında için için beni rahatsız etmiyor değil. Çünkü alışmamışız biz kendimizi anlatmaya. İsteriz ki biz değil, başkaları söylesin bunları. Etik gibi gelmiyor nedense. Ama siz rica ettiğiniz için, sizi de kıramadım. Affola…                                   

Aile hayatınızdan bahseder misiniz?

 Hayatında her zaman mükemmeliyeti arayan bir kadının eşi ve çocuğu olmanın zorlukları. Ama bu mükemmeliyete ulaşmaya çalışmada da, onları hiçbir zaman ihmal etmeme gayreti. Aile hayatı deyince bunlar geldi nedense aklıma. Yıllarca yöneticilik yapmanın verdiği alışkanlıkla evde de zaman zaman bunu sürdürüyorsun tabiî ki. Eşimin Biga'dan uzakta çalışıyor olması da, iki erkek çocuğunu yalnız yetiştirmek zorunda bıraktı beni. Onların karşısında duvar olmak zorunda kaldım genellikle. Kuralları koymak. Aslında daha müşvik bir anne olmayı isterdim. Eşimin her zaman gösterdiği manevi destek olmasa başaramazdım bunu sanırım. Onlar benim canlarım, onları çok seviyorum. İyi ki varsınız…

Siyasetle aranız nasıl?

Gündemi takip ederim. Ama biliyorsunuz biz devlet memuruyuz. Bizim seçimden seçime sandığa giderken partiler aklımıza gelir.

Kadınların Siyasete girmesine nasıl bakıyorsunuz?                       

 Erkekler kadar siyasetin içinde olmaları gerektiğini düşünüyorum. Demokrasi için siyaset gerekiyorsa; dünyada erkek kadar kadın da yaşıyor ve siyasetin içinde eşit oranda temsil görevi olmalı kadının da. Bu işin dürüst bir şekilde, adaletli yapılmasından yanayım. Devlet memurluğunun da, özellikle işimiz çocuk eğitimi, çocuklarımız olunca kesinlikle tarafsız  ve siyaset üstü olması gerektiğini düşünüyorum. Ve iş yaşamımda da bu şekilde davranıyorum.

Hobileriniz var mı?                 

 Güzel Sanatlarla ilgili hemen hemen her dal zaman zaman benim ilgimi çeker. Çalıştığım okullar gereği de bunun içinde oldum uzun süre. 14 yıl Kız Meslek Liselerinde çalıştım. Özellikle İstanbul Beykoz Kız Meslek Lisesi'nde çalışırken kumaş boyadan tutun da, dokuma, kuru çiçek tanzimi, takı tasarımı, cam üfleme sanatına kadar pek çok dal ilgimi çekti ve elimden geldiğince yapmaya çalıştım. Burada da devam ettirmeye çalışıyorum bazılarını…

Bigalı kadınlara neler önerir siniz?                                

Ben Bigalı kadınları zaten çok takdir ediyorum. Biga'ya 1996 yılında dönüş yaptık,  İstanbul'dan. O zamanla şimdiyi kıyaslıyorum da, çok değişti kadınların konumu. Artık kadın her sektörde var gibi. Özellikle Kemer Balıkçısı Özlem'in yaşadığı elim trafik kazasından sonra eşinin hayata karşı ayakta duruşunu çok takdir ediyorum. O, eğer kadın isterse her ortamda, adına laf getirmeden, namusla çalışılabileceğinin en güzel örneği bence. Kahvede bile çalışan kadınlar var Biga'da.  Pazarda, okulda, pek çok sektörde. Bu beni çok gururlandırıyor, geleceğe umutla bakıyorum.Gazetenizin Kadınlarımız bölümünde bana yer vermeniz beni onurlandırdı.  Teşekkür ediyorum size. Ben yine de finali okulumla yapmak istiyorum.  2012- 2013 eğitim ve öğretim yılı Biga Cumhuriyet İlköğretim Okulu için farklı bir yıl olacak. Tüm öğretmen kadromu ve velilerimi saygıyla, öğrencilerimi sevgiyle kucaklıyorum….

TEŞEKKÜRLER...