Kendinizi tanıtır mısınız?

Adım Bahar Karadal.15.03.1973 Biga doğumluyum.Evliyim.Biri onyedi biri ondört yaşında iki oğlum var.

İş hayatınızdan bahseder misiniz?

1991 yılında hemşireliğe ilk tayin yerim olan Isparta da başladım.Bir yıl çalıştıktan sonra Biga devlet hastanesine geldim.On yedi Yıl devlet hastanesinde çalıştım, 2009 yılında Özel Biga Can Hastanesi açılmasıyla birlikte burada görev yapmaya başladım.

Siyaseti takip eder misiniz kadınlar siyasette olmalı mı?

Gündemi takip ederim.Kadınlarında erkekler kadar siyasetin içinde olmaları gerektiğini düşünüyorum. Demokrasi için siyaset gerekiyorsa; dünyada erkek kadar kadın da yaşıyor ve siyasetin içinde eşit oranda temsil görevi olmalı kadının da. Bu işin dürüst bir şekilde, adaletli yapılmasından yanayım.Kadınların bakış açısı her alanda erkeğe göre daha ayrıntılıdır. Kadınların her yerde her işte olması gerektiğini düşünüyorum

Arkadaş toplantılarınız var mı?

Çok zamanım olmamakla birlikte severek gitmiş olduğum iki tane arkadaş toplantım var.

Televizyon izler misiniz devamlı takip ettiğiniz dizi var mı?

Akşamları vakit buldukça izlerim .Yalan dünya,muhteşem yüzyıl dizisini izliyorum.

Hobileriniz var mı?

Spor yapmayı severim.Öğrencilik zamanımdan itibaren voleybol,basketbol, hentbol, atletizm ,masa tenisi ,kayak ,at biniciliği gibi çok çeşitli sporlar yaptım vakit buldukça da devam etmekteyim.Bisiklete binmeyi, yeni yerler görmeyi ,araba kullanmayı severim.

Örnek aldığınız lider-sanatçı –toplumun önde gelen isimlerinden biri var mı:Diğer dünya ülkeleri örnek lider olarak Mustafa Kemal Atatük ü seçti bizim  daha başka örnek lider aramamıza ne gerek var.

Kadınlara ne önerir siniz?

Üretken olmalarını öneririm.Her  kadının kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini savunan birisiyim.Bir şeyler üretmenin aynı zamanda insana mutluluk getirdiğini düşünüyorum.Sağlık sektöründe büyük çoğunluk kadın çalışan olduğu için biz sağlık personelleri kadınların çalışmasının  hatta gece  çalışmasının da  olabileceğini  kendimizde ailelerimizde  kabul etmiş kişileriz. Biga da  kadınlar artık her sektörde var. Kurumlar dışında da işyeri sahibi olarak ,pazarda ,sanayi sitesinde pek çok sektörde. Bu beni çok gururlandırıyor, geleceğe umutla bakıyorum.
Gazetenizde böyle bir bölüme yer vermeniz de çok güzel bir şey. Kadınlarımız bölümünde bana yer vermeniz beni onurlandırdı. Teşekkür ediyorum size.

Türkiye’nin yaşamsal ve ekonomik  durumu hakkında neler düşünüyorsunuz?

Kötü olduğunu düşünüyorum.İnsanların kredi borçları önceki yıllara göre  katlamışken  ekonomiye iyiye gidiyor diyemeyiz .İyi olmasını yürekten  diliyorum.

Son olarak kadınlarımıza ve halkımıza mesajınız nedir?

Yaşamın yoğunluğunda hayata nasıl bakıyoruz acaba hiç düşündük mü?

Hayat gibi değerli bir armağanı yaşayan insan, gerçekten değerini veriyor mu hayatın?

Ne güzel söylemiş Ataol Behramoğlu

“Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana.”

 Köy sakinleri yağmur duasına çıkmışlardı.

Bütün köy ahalisi toplandı. İçlerinden birinde şemsiye vardı.

Bu inançtır.

 Babalar bebeklerini havaya hoplatır, çocuklar gülmekten bayılır. Yere düşecekleri akıllarına bile gelmez.. Çünkü babaları onu tutacaktır.

Bu güvendir.

Yatağımıza girerken yarın uyanıp yaşamaya devam edeceğimize dair teminatımız yoktur. Ama yine de ertesi güne dair planlar yaparız.

Bu ümittir.

İnanarak, güvenerek, ümidimizi kaybetmeden günleri günlere ekleriz.

Her gün harıl harıl sevdiklerimizin yarınlarını daha güvenli temin etmek için çalışırız.

Koştururuz, çabalarız, hırslanırız, kin duyarız, mücadele ederiz

Bir şeylere ulaşıyor ulaşmasına da acaba gönül huzuruna ulaşıyor muyuz ??