Künye İletişim Mobil
Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle RSS Üye Ol Üye Giriş
Anasayfa Foto Galeri Video Haber Duyurular Seri İlanlar Halı Saha Muhtarlarımız Kadınlarımız Gazetemiz
SON DAKİKA : Başkandan YTS’ye Ziyaret      Gümüşçay’da Geleneksel Halı Saha Turnuvası Yapılacak      AFAD Uyardı!      Biga Devlet Hastanesi’nde Kardiyoloji Uzmanı Göreve Başladı      Bigaspor’da Görev Dağılımı      Bigadayım Artık...      Kaza Yapan Araçta Uyuşturucu Ele Geçirildi      Biga’da Mezuniyet Töreni Yapıldı      Cumhuriyet TIR’ı Biga’da      Biga’da Karne Sevinci      Başarılı Sporculardan Ziyaret      Dikkat!: Çocuklar Trafik Denetiminde      “Sizin Hiç Babanız Öldü Mü?”      Hamdi Gençoğlu Kreş ve Gündüz Bakımevi’nde Mezuniyet Coşkusu      Doğtaş Mobilya’da Atama      Çizgi Kolejinde ‘Hobi Bahçesi’ Açıldı      Bu Açıklamalar Bomba Etkisi Yarattı      Yıldırım Düştü Hayvanlar Telef Oldu      Olağanüstü Kongre Moda Oldu      Türk Sanat Müziği Korosundan “Yaza Merhaba” Konseri     
YEREL YAŞAM EKONOMİ SİYASET EĞİTİM BELEDİYE KAYMAKAM MAGAZİN ULUSAL SPOR RÖPORTAJ
YAZARLAR Ali Galip Akyıldırım
12
14
16
18
04/05/2019 17:06
Yeryüzü İbadethanedir

Son yıllarda cami yaptırmak en büyük yatırımlar arasında gösterilebilir.

 İhtiyaç fazlası cami yapımına karşı çıkanlar yerden yere vurulmakta, neredeyse “dinsiz” ilan edilmektedirler.

Neden bu kadar camii var diye soracak olursanız, aldığınız cevap “Allah’ın evine neden karşı çıkıyorsunuz, yoksa sen de solcu musun, komünist misin?”  Diye anında bir “din düşmanlığı yaftası yapıştırırlar.

“Cami Allah’ın evidir” deniliyor. Bunu kim ne zaman, nerede demiş bilmiyorum.

Benim bildiğim “Her şey ve herkes, ona muhtaçtır, onun zevali yoktur, bir şeye muhtaç değildir. O Allah hiçbir kimseye ve hiçbir şeye muhtaç olmayıp, O'na herkes ve her şey muhtaçtır. Kul köle olunmaya değer bir efendidir.”(İhlas Suresi)

 Allah yeryüzünde her yeri ibadethane olarak göstermiştir.

İster evinde, ister tarlada çalışırken…

Yeter ki temiz bir yeryüzünde istediğin yerde ibadetini yap.

 Allah’ın ne eve ne de kulun ibadetine ihtiyacı vardır. Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, her şey Ona muhtaç olan Yüce Allah’ın, bizim gibi âciz kulların ibadetine hiç mi hiç ihtiyacı yoktur.

O, bizim hiçbir şeyimize muhtaç değildir. Çünkü kâinat ve içindekiler, ne varsa her şey Onundur, Onun mülküdür. Biz kullar sadece kendimizi yaratanımıza daha yakın hissetmek ve aldığımız her nefeste yaratanımızı anmak için ibadet ederiz.

 Bizler kuluz, günahkârız ve hep bağışlanmayı dileriz. Bunu da istediğimiz her yerde yapabiliriz.

 Her şeye rağmen (Emevi düşüncesine göre) “Camiler Allah’ın evidir” diyelim.

 Madem Camii Allah’ın evi o halde; Neden karda, kışta, soğukta, ayazda; parkta yatan, sokaklarda kalan, barınacak yeri olmayan insanları; başı takkeli, abdestli camii cemaati uyuz köpek gibi kovup camiden uzaklaştırıyor.

 Madem Camii Allah’ın evi o halde; Eşitlenme makamlarından olan namazda dünyanın tüm rütbe, makam, şan, şöhret ve debdesinden sıyrılarak saf duran cemaatte zengin ile yoksul aynı safta namaz kıldığı halde; o yoksulun dışarda yüzüne neden bakılmıyor?

 Madem Camii Allah’ın evi o halde; Bu ev neden Allah’ın dinini inşa etmek, ahlak kavramını dimağlara yerleştirmek, vicdani uyanışları başlatmak için kullanılmıyor da sadece “namazgâh” olarak kullanılıyor?

Madem Camii Allah’ın evi o halde; Neden trilyonluk camilerin avlularında O’nun yarattığı en muhteşem ayet olan ve tüm kutsalları ayaklarının altına serdiği insanlar aç, sefil, perişan halde çoluk-çocuk; yaşlı-kadın el açıp dileniyor? Neden yapılan ve yapılacak olan camiler için bağış toplanıyor? Neden dışarıda ki aç ve yoksullara yardım toplanmaz da camiler için toplanır?

 Madem Camii Allah’ın evi o halde; Sadece “namaz kıldırma memuru” olarak görev yapan binlerce din görevlisi bu halkın gerçek İslam ile Kur’an ile barışması adına hiçbir çaba sarf etmiyor? Neden bazı camilerde siyasete alet oluyorlar. Neden din adı altında siyaset yapıyorlar? Örnekleri çoğaltabiliriz.

Ama gerek yok!

Bildiğimiz gibi camilerin ruhu Emevi Saltanatı döneminde alındı.  Mesela;  Adam aç, işsiz, perişan, sefil ezan vakti camiye geliyor hazır olan imama uyup namazını kılıp yine aç, yine sefil, yine işsiz olarak camiden çıkıyor. Saçı sakalı ağarmış, beli iki büklüm, artık ölümden kurtuluşun mümkün olmadığını iyice idrak eden ve yüzde 95 çoğunluğu yaşlılardan oluşan en fazla 2 saflık camii cemaatinden biri de çıkıp demiyor ki;

“Yahu Allah aşkına. Benim Peygamberim böyle yapmazdı. Benim peygamberim her namazdan sonra cemaate döner; içinizde aç var mı, açıkta olan var mı, hastanız olan var mı, taziyesi olan var mı, ihtiyacı olan var mı oda olmadı bugün rüya göreniniz var mı?” diye sorardı. Cemaatin içinde müşkülü, ihtiyacı, derdi, tasası kederi olan varsa orada anında giderilirdi.”

Şimdi; ülkemizde yaklaşık 95 bin civarında cami olduğu söyleniyor.

Şimdi soruyorum?

 95 bin camiden hangisi 1 tane yoksulu doyuruyor?

95 bin camiden hangisi 1 tane yetime sahip çıkıyor?

95 bin camiden hangisi 1 tane düşküne el uzatıyor?

95 bin camiden hangisi cemaatle bir yoksulun, düşkünün, muhtacın, yaşlının evini ziyaret edip ihtiyacı var mı, muhtaç mı diye soruyor?

Hepimizin bildiği gibi TÜİK verilerine göre ülkemizde açlık sınırında yaşayan 20 milyon yoksul var.  Evet, yanlış duymadınız 20 milyon. Kredi kartı kölesi en az 50 milyon insan bankaların boyunduruğu altında inlemektedir.

95 bin caminin her biri 1 tane yoksul doyursa? 95 bin kişi o gece doyar değil mi?

95bin camiinin her biri 2 tane yoksul doyursa? 190 bin kişi doyar!

Peki, 95 bin camiinin her biri 10 yoksul doyursa?

20 yoksul doyursa?

Yapılmıyor değil mi? Çünkü devasa camilerde sadece kendisini düşünen insanlar var.

 Çünkü biz Allah’ın dininin içini boşalttık. Kavramların sinirlerini aldık.

Toplum hayatını kolaylaştırması gereken dinimiz tapınak dini haline getirildi. Yüce yaratanı sadece camilere sığdırdık.

 Yoksulun, düşkünün, muhtacın, kölenin, ezilmişin, diri diri toprağa gömülen kız çocuklarının feryadı olarak bir öksüzün vicdanından 23 yıl boyunca haykırarak çölün ortasındaki Medine’den “medeniyet” inşa eden din bu din olamaz diye düşünüyorum.

 Bundan dolayıdır ki bu ülkede “zenginin kanunu, yoksulun kaderi” vardır. Yoksullar devasa camilerde cennette ki bolluk ve bereketi isteyip ölümü beklerken, zengin dünyada ki cennetinde vaat edilen cennette ki güzellikleri her gün yaşamaktadır.

Dünya herkes için cennet olmalıdır. Hiç kimse yokluk ve sefalet çekmemelidir. Bırakın ahretteki mükâfatı yaradan versin.

Siz bizi yönetenler; sizin göreviniz bizlere cenneti bu dünyada yaşatmaktır.

Siz bizi yönetenler; İnsanlara yaşamı kolaylaştıracak imkânlar sunun. Eğitimi, sağlığı bedava yapın!

Milli gelirden herkese düşen payı verin. Yoksulluğu yok edin. Kula kulluğu yok edin. İşte o zaman vicdanı hür, irfanı hür, inancı hür bilinçli bir millete sahip olmuş olacağız.

İşte o zaman samimi inançlı bir millete sahip olacağız.

İşte o zaman istediğiniz büyüklükte camiler yaptırabilirsiniz.

Ali Galip AKYILDIRIM

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

YAZARLAR
Ali Galip Akyıldırım
“Sizin Hiç Babanız Öldü Mü?”
Alaattin Akçal
Hayalim “2 Adet Çikolata”
Davut Doğan (Konuk Yazar)
Hey Siri!
Erdem Karan
Allah’a Ulaşmayı Dileyin Huzur içinde yaşamak(28)
Kadir Atay
Olağanüstü Kongre Moda Oldu
Murat Gülcen
-Kafa Yoranlar-
Niyazi Kısacık
Ceviz Kurdu
Uzm. Klinik Psikolog Nevzat Hasdemir
Çocuklarınızın Hayatını Kurtarın !!!
Ozancan Polat
Ucuz Strateji
Sinem Bülbül
Kayropraktik Nedir?
Lütfi Özgünaydın
Bigadayım Artık...
BİGA'DANÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’ ve sitemizde yorum gönderenlerin şahsına aittir.
Çanakkale'nin Tamamen Renkli İlk Gazetesi
Biga'nın İlk İnternet Televizyonu ve Cep Gazetesi
Biga'nın Evlere, Köylere ve Okullarına, Dağıtılan En Yüksek Tirajlı Gazetesi
Sitemizde Yayınlanan Yazı ve Dökümanların İzinsiz Alınması Çoğaltılması Yasaktır
Biga Çarşamba Gazetesi / Atay Reklam
Tüm Hakları Saklıdır BİGA ÇARŞAMBA GAZETESİ    0