Künye İletişim Mobil
Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle RSS Üye Ol Üye Giriş
Anasayfa Foto Galeri Video Haber Duyurular Seri İlanlar Halı Saha Muhtarlarımız Kadınlarımız Gazetemiz
SON DAKİKA : 55. Uluslararası Troia Festivali Programı Açıklandı      Şehitler Cami 15 Temmuz Destanı Mevlid-İ Şerif Programı Yapıldı      AKP’nin Teklifine İlk İtiraz İYİ Parti’den      Bağırsak Kanserlerinde Kapalı Ameliyat Avantajı      Çanakkale İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanından Tebrik Ziyareti      Ahmet Şahin “Köylerimize Hayırlı Olsun“      Allah’a Ulaşmayı Dileyin Muhteşem Örnek (11)      Amatör Liglerde Sezon Planlaması Açıklandı      CHP’li Ceylan, Meclis Milli Savunma Komisyonuna Seçildi      Kavgada Başından Vurulan Genç Hayatını Kaybetti      Geleceğin Otomobili Şehitler Abidesi’nde      Doğum Günü Pastasında O Sloganı Kullandılar      Semih Atıl Bigaspor’da      TDD’den Kent Konseyine Ziyaret      Tiryakilere Kötü Haber: Sigaraya Zam Geliyor!      BİKAD Kadın Kooperatifi Yerel Yönetim ve Örgütlenme Eğitimi Yaptı      Çanakkale İŞKUR Çan’da Uygulamalı Girişimcilik Kursu       Biga TSO Stratejik Plan Toplantısı Yapıldı      15 Temmuz Şehitleri Anma Töreni Düzenlendi      Dondurmayı Isırarak Değil Ağızda Eriterek Tüketin     
YEREL YAŞAM EKONOMİ SİYASET EĞİTİM BELEDİYE KAYMAKAM MAGAZİN ULUSAL SPOR RÖPORTAJ
YAZARLAR Ali Galip Akyıldırım
12
14
16
18
30/06/2018 09:11
Yapmayın, Etmeyin, Ayrıştırmayın!

Bir zamanlar bizim insanlarımızın kardeşliği, dostluğu, bir birine olan nezaketi kimselerde yoktu.

Bizim insanımız ki, yediği lokmayı komşusuyla paylaşmayı görev biliyordu.

Komşusu sıkıntıdaysa kendisini rahat hissedemezdi.

Aynı mahallenin insanları siyaset yüzünden bir birlerine hakaret etmezlerdi en fazla siyasi görüşü doğrultusunda isim takılırdı. “Bizim aşrı Ahmet, bizim komünist Haydar gibi, bizim kurtçu Hasan” gibi…

Herkesin seçimlerde desteklediği ve oy verdiği bir parti mutlaka vardı. Ama bu hiçbir zaman komşuluk ve insani ilişkileri bozmazdı.

Tatlı muhabbetlere tanık olurduk.

O günleri sadece özlüyoruz.

Çünkü bu ülkede elmaya kurt girdi bir kere…

İçten içe kemiriyor tüm kardeşlik duygularını.

Herkes diğerine “karşı taraf” diyor.

Gittikçe bozuluyor dengeler.

Önce Kürt-Türk olduk ayrıldık.

Sonra Alevi-Sünni olduk öfkeye kapıldık.

Birileri toplumda güvensizliği kışkırtarak ülkenin kalbine hançer sokmak için uğraşıyor.

Gittikçe bozuluyor dengeler.

Ölüler bile görebiliyor nereye gittiğimizi de biz yaşayanlar göremiyoruz.

Evet, herkes bir birine “karşı taraf” diyor.

“Ya tarafsın ya bertarafsın” sözü slogan gibi söyleniyor.

Şehitlik mertebesine erişenlerin cenaze törenine bile “şu partililer gelmeyecek” gibi ciddi talimatlar veriliyor.

Birbirine düşürülmüş toplumda sanki ikiye bölünmüş ülke ruhunu yaşıyoruz.

Aynı çeşmenin suyundan içen, aynı toprağın çocukları, birbirini tanımıyor bile.

Bunun adı, bir yangının orta yerinde ateşle oynamak, ateşe benzin dökmek gibi bir şey. Farkında değiliz gibi ama uçurumun kıyısındayız.

Seçim öncesi televizyon ekranlarına mitinglere baktığımız da nefretin büyüklüğünü çok daha net gördük.

Toplumu sükûnete davet etmesi gerekenler toplumu gerdikçe gerdiler.

Bir birlerini yuhalattılar.

Her miting meydanı, her haber kanalı siyasilerin  “karşı tarafa” meydan okuma yeri olmuş.

Miting meydanlarında ki ve televizyon programlarında ki söylemlere baktıkça, birlik ve bütünlüğümüzün can çekiştiğini görüyoruz.

Ülkeyi ileriye götürecek projelerden bahsedilmiyor. Dostluktan, sevgiden, saygıdan, utanmaktan hiç bahsedilmiyor.

Herkes bir birine laf yetiştiriyor. Bağırarak hakaret ediyorlar.

Siyasilerin ağızlardan çıkan her kelime bizlere tehlikenin büyüklüğünü işaret ediyor.

Duyabiliyor musunuz?

Bundan cesaret alan, iktidarın siyasi kültürden yoksun yerel siyasi figürleri kendisinden olmayanlara her türlü zulmü reva görmektedirler.

Siyaseti bilenler ve siyasi kültüre sahip olanlar ister iktidardan olsun ister muhalefetten, onlar ise sadece üzülüyorlar.

Cümle âlem bir birine dargın. Selamlar bile alınmıyor “karşı taraftan”

Kimsenin kimseye ne güveni ne saygısı kalmış.

Diller küfür kıyamet.

Ayıp olan şeyler ayıp değil.

Kim daha okkalı küfredebiliyorsa o alkışlanıyor.

Ülkenin çalışan, üreten masum insanları çaresizliğe boyun büküyor.

Sadece Allah’a güveniyor insanlar.

“Karşı taraflar” kapıştıkça, uçuruma daha da yaklaştığımızı fark ediyoruz.

Sanki dört yanımız uçurum, dört yanımız ihanet.

Düşünüyorum da...

Boş gözlerle seyrettiğimiz bu korku filmi ne zaman bitecek?

Bütün ışıklar söndükten sonra mı?

Ali Galip Akyıldırım

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


İstekleriniz Sorunlarınız
İstek ve Sorunları Oku
İstek ve Sorun Yaz
 
 
 

YAZARLAR
Ali Galip Akyıldırım
Siyaset Değirmendir
Alaattin Akçal
Hayalim “2 Adet Çikolata”
Buse Duman
Pardon Ama… Değişeceksiniz! Öyle ya da Böyle…
Davut Doğan (Konuk Yazar)
Hey Siri!
Erdem Karan
Allah’a Ulaşmayı Dileyin Muhteşem Örnek (11)
Kadir Atay
Hem Öneri Hem Yorum!
Murat Gülcen
-Kafa Yoranlar-
Ozancan Polat
Ucuz Strateji
Sinem Bülbül
Kayropraktik Nedir?
BİGA'DANÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’ ve sitemizde yorum gönderenlerin şahsına aittir.
Çanakkale'nin Tamamen Renkli İlk Gazetesi
Biga'nın İlk İnternet Televizyonu ve Cep Gazetesi
Biga'nın Evlere, Köylere ve Okullarına, Dağıtılan En Yüksek Tirajlı Gazetesi
Sitemizde Yayınlanan Yazı ve Dökümanların İzinsiz Alınması Çoğaltılması Yasaktır
Biga Çarşamba Gazetesi / Atay Reklam
Tüm Hakları Saklıdır BİGA ÇARŞAMBA GAZETESİ    0