Künye İletişim Mobil
Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle RSS Üye Ol Üye Giriş
Anasayfa Foto Galeri Video Haber Duyurular Seri İlanlar Halı Saha Muhtarlarımız Kadınlarımız Gazetemiz
SON DAKİKA : Turizm Haftası Kemer Odeon Parion Antik Kent’te Kutlandı      Bigalı Fenerbahçeliler Kadıköy’de      Gider; “Seçime Hazırız”      Biga Devlet Hastanesinde Hırsızlık Şoku      Ak Parti Çan Teşkilatları “Biz Hazırız” Mesajı Verdi      İyi Parti’den Biga TSO’ ya Ziyaret      Çanakkale Ticaret Borsası Heyeti Ülgür Gökhan’ı Ziyaret Etti      Gelibolu Belediyesi’nin 23 Nisan Yarışması Sonuçlandı      Nefes Kredisi Devam Ediyor      Çocuk Olimpiyatları Şehir Parkı’nda Başladı      Biga’da Korkutan Yangın      Alkollü Şoför Ortalığı Birbirine Kattı      "Uzay ve Bilim" Temalı TÜBİTAK Bilim Fuarı Açıldı      Erken Seçim Kapıda      Şehiriçi Otobüste Bomba Paniği      Biga Sulama Birliği Meclis Toplantısı Yapıldı      Şadan Doğan “TSO Binası Satış Kararı Birlikte Alındı”      Her Hafta Bir Başkan      Başkanlardan Şadan Doğan’a Tebrik Ziyareti      Pikniğe Giderken Kaza Yaptılar     
YEREL YAŞAM EKONOMİ SİYASET EĞİTİM BELEDİYE KAYMAKAM MAGAZİN ULUSAL SPOR RÖPORTAJ
YAZARLAR Ali Galip Akyıldırım
12
14
16
18
28/03/2018 14:26
Kâinat Allah’ındır Yeryüzü İbadet Yeridir

Yüce Allah kullarına toprağı hem temiz hem temizleyici kılmıştır. Yani bir Müslüman temiz olmak kaydıyla her yerde ibadetini yapar ve o toprakla teyemmüm ederek abdestini de almış sayılır. Bu insan için büyük bir kolaylık ve nimettir aslında.

Bizim dinimizde, tarlada çalışan bir çiftçi, bir yolcu vakit girince alır abdestini, bir ağacın gölgesinde namazını kılar ibadetini yapar.

Yeryüzü mümine ibadethane olarak tahsis edilmiş olmasına rağmen dinimizde mescitlerin, camilerin önemi de çok büyüktür. Kısacası yeryüzü müminin ibadet yeridir. Yeter ki temiz olsun.

Diğer yandan camilerimizin önemi tartışılmaz.

Çünkü bizim dinimizde cami sadece ibadet maksadıyla bir araya gelinen yer değil, müminlerin toplanma mekânıdır.

Din kardeşlerinin bir araya gelme, hal hatır sorma, ihtiyaç sahiplerini tanıyıp, ihtiyaçlarını giderme ve sosyal hayata dair daha birçok konunun paylaşılma, sorunların çözülme mekânıdır…

Camilerimiz de asla göz ardı edilmeyecek ibadete açık ve imkâna sahip olmalıdır.

Camiler birleşme kaynaşma yeridir. Ne kadar sık aralıklarla cami yapılırsa camilerde ki cemaat sayısı az gözükür. Saflar ne kadar sık olursa müminler de o derece muhabbetli olur. Herkes birbirini tanır ve kaynaşır.

Cami yapılmasına kimse karşı değildir. Peşinen bunu belirtmekte yarar var. Gerçek anlam da ihtiyaç varsa tabi ki camiler yapılacak illerde ilçelerde, köylerde, mahalleler de…

Beş vakit namaz da müminler sokaklara taşıyorsa, izdiham yaşanıyorsa, yağmurda ıslanıp güneşin altında kavruluyorsa böyle bir yere cami yaptırmamak en büyük vebalidir. İnsanlar inançlarını özgürce ve en iyi şartlar da doya doya yaşamalıdır.

Ama her camide, özellikle vakit namazlarında en fazla bir veya iki saf ancak doluyorsa buna bakmak lazımdır. O yerde ya cami sayısı ya çok fazladır ya herkes evine en yakın camiye gitmektedir, ya da vatandaş ibadetini evinde yapmakta veya yapmamaktadır.

Son yıllarda neredeyse her ile her ilçeye, her köye cami yaptırılmakta ve siyaset meydanlarında yaptırılan camilerle alkışlar toplanmaktadır.

İhtiyaç fazlası cami yapımına karşı çıkanlar yerden yere vurulmakta, neredeyse “dinsiz” ilan edilmektedirler.

Özellikle sosyal medya da “Cami mi okul mu” tartışması hemen her gün yer alan konular arasındadır. Tabi ki ikisinin de yeri ayrıdır, ikisi de önemlidir. Âmâ vatandaş sadece okul ve cami değil, istihdam yaratacak fabrikalar istemektedir.

Uluorta bu tartışmalarda kimsenin sesi fazla çıkmamaktadır nedeni ise “dinsiz” damgası, “ateist” damgası yememek içindir. Yani korku vardır. Karşı çıktın mı olacakları hesap edemezsiniz diye düşünülmektedir.

Bu durum da insana Aziz Nesin’in ölümsüz eseri Zübük’ün sinema uyarlamasında, dini bile çekinmeden çıkarı için kullanan siyasetçi tiplemesi İbrahim Zübükzade’yi ve onu canlandıran Kemal Sunal’ın oyunculuğunun zirve yaptığı o sahneyi hatırlatmaktadır.

O sahne de Zübükzade, rakibini tuzağa düşürüp kasaba halkının önünde cami yaptırma derneğinin başına geçmeye davet eder, rakibi “Kasabamızda cami var ama lise yok, memlekete okul lazım” deyince de, istediği cevabı almış olur ve “Din iman olmadan kuru bilgi neye yarar” diyerek politik kariyerinde sağlam bir adım daha atar ve vaz geçilmez bir siyasetçi olur.

Şimdi ki duruma baktığımızda farklı bir şey görmüyoruz.

Siyasi mitingler de cami inşaatı müjdeleri verilmekte ve alkışlar yeri göğü inletmektedir.

Bir siyasetçi çıkıp “ ya hu kardeşim bu ülke de milyonlarca fakülte mezunu genç işsiz gezerken, gençler işsizlikten intihar ederken, insanlar evine ekmek götüremezken ihtiyaç fazlası cami yaptırmak neden?” diye soramıyor.

Çünkü alacağı cevap Zübükzade’nin ““Din iman olmadan kuru bilgi neye yarar” ifadesinden farklı olmayacak ve sonuçta “dinsiz, inançsız, ateist” diye yaftalanacak seçmenlerinin gözünde bitmiş olacak.

Bundan dolayıdır ki bu ülkede “zenginin kanunu, yoksulun kaderi” vardır. Yoksul cennette ki bolluk ve bereketle oyalanıp ölümü beklerken zengin dünyada ki cennetinde vaat edilen cennette ki güzellikleri her gün yaşamaktadır.

Dünya herkes için cennet olmalıdır. Hiç kimse yokluk ve sefalet çekmemelidir. Bırakın ahretteki mükâfatı yaradan versin.

Siz bizi yönetenler; sizin göreviniz bizlere cenneti bu dünyada yaşatmaktır.

Ama maalesef ki cehenneme çeviriyorsunuz cennet sayılan dünyamızı.

Yapmayın, etmeyin gönüllere kardeşlik duygularını ekin. İnsanlara yaşamı kolaylaştıracak imkânlar sunun. Eğitimi, sağlığı bedava yapın!

Milli gelirden herkese düşen payı verin. Yoksulluğu yok edin. Kula kulluğu yok edin. İşte o zaman vicdanı hür, irfanı hür, inancı hür, samimi inançlı bilinçli bir millete sahip olmuş olacağız.

Ali Galip Akyıldırım

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


İstekleriniz Sorunlarınız
İstek ve Sorunları Oku
İstek ve Sorun Yaz
 
 

YAZARLAR
Ali Galip Akyıldırım
Kendi Görüşlerinizi Millete “Dinin Emri” Diye Dayatmayın
Alaattin Akçal
Hayalim “2 Adet Çikolata”
Buse Duman
Pardon Ama… Değişeceksiniz! Öyle ya da Böyle…
Davut Doğan (Konuk Yazar)
Hey Siri!
Erdem Karan
Allah’a Ulaşmayı Dileyin Sevgiden Başka Ne Var ki? (36)
Feyhan Karakaş
Biga’nın Kanayan Yarası
Gizem Emre
Ateşte Açan Güldük, Çanakkale’de Öldük
Fatih Özdemir
Doğrusu “Yal-nız-lık” Mı?
Kadir Atay
Yasal Süreci Beklemek
Murat Gülcen
-Coğrafya Kader midir?-
Osman Öztürk
GENDž
Ogün Doğan
Tahminler Şaştı
Ozancan Polat
Ucuz Strateji
Sinem Bülbül
Kayropraktik Nedir?
Saim Tunçman
Hocam, Atatürk’süz 18 Mart olur mu!
Can Hastanesi Köşesi
LENFÖDEM Tanı ve Tedavisi
BİGA'DANÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’ ve sitemizde yorum gönderenlerin şahsına aittir.
Çanakkale'nin Tamamen Renkli İlk Gazetesi
Biga'nın İlk İnternet Televizyonu ve Cep Gazetesi
Biga'nın Evlere, Köylere ve Okullarına, Dağıtılan En Yüksek Tirajlı Gazetesi
Sitemizde Yayınlanan Yazı ve Dökümanların İzinsiz Alınması Çoğaltılması Yasaktır
Biga Çarşamba Gazetesi / Atay Reklam
Tüm Hakları Saklıdır BİGA ÇARŞAMBA GAZETESİ    0