Künye İletişim Mobil
Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle RSS Üye Ol Üye Giriş
Anasayfa Foto Galeri Video Haber Seri İlanlar Muhtarlarımız Kadınlarımız İletişim
SON DAKİKA : Siz Evinizde Kalın … Sokaklar Bize Emanet      Fasulye Tohumlarına Yüzde 75 Hibe Desteği      Konjonktivit Mi Coronavirüs Mü?      Başkan Erdoğan Özel Biga Can Hastanesini Ziyaret Etti      Tüm Seferberlik Sağlık Çalışanları İçin       "Firmalara Değil; 6 Milyar Lirayı 20 Yaş Altı Yurttaşlara Ödeyin"      Biga’nın En Yaşlı Çerkezi Sonsuzluğa Uğurlandı      Biga Belediyesi’nden Kamu Personeline Hijyen Paketi      Allah’a Yönelin! Ahde Vefa nedir?      Biga Belediyesi’nin Mobil Su Yükleme Ekipleri Devrede      Başkan Erdoğan’dan Çorba İkramı      Ekonomik Buhran Kapıda      Biga İlçesi Umumi Hıfzıssıhha Kurulu Kararları      Limak Enerji: "Rutin İşleyiş Devam Edecek"      “Bugün Avukatlar Günü, Fakat Savunma Sırası Hepimizde”      Köşdere Group Takdiri Hakediyor      DOĞTAŞ Biga’nın Gururu Olmayı Sürdürüyor      Çanakkale’de Corona Virüsünden 3 Kişi Öldü      Biga MHP Başbuğunu Unutmadı      Doğtaş Güvencesi Ve Kalitesi Online Müşteri İle Buluşuyor     
YEREL YAŞAM EKONOMİ SİYASET EĞİTİM BELEDİYE KAYMAKAM MAGAZİN ULUSAL SPOR RÖPORTAJ
YAZARLAR Ali Galip Akyıldırım
12
14
16
18
22/03/2020 22:50
Hepimiz Aynı Gemide Değiliz!

Bırakın artık, masumlara zulüm edildiği için bu virüs yayıldı falan filan hikâyelerini.

Bak kardeşim; virüsten öncede zalimlerin çıkardığı silahlı veya ekonomik savaşlarda da ölen insanlardı, virüsün öldürdüğü de insanlardır. Yani sonuçta ölen her durumda insandır.

Emperyalist devletler ve hizmetkârları asla paraya doymazlar.

Kasalarındaki paralar yerinde sayıyorsa veya azalmaya başlamışsa bu onlar için bunalım demektir.

Bundan dolayı da emperyalizmin bunalım dönemleri vardır.

Bu dönemlerde mutlaka savaşlar çıkarılır.

Eskiden cephelerde tankla topla yapılırdı, şimdiyse ya ekonomik olarak veya sağlık tehdidi, ya da teknolojik olarak yapılmaktadır.

Bunların sonuç faturası da maddi ve manevi olarak insanlar tarafından ödenmektedir.

Kısacası her türlü musibet insanları vurmaktadır.

Ve bunların sonucunda da birleri gittikçe zenginleşmekte, birleri de hem paralarını hem de canlarını kaybetmektedirler.

Sonuçta güçlü ülkelerin ayakta kalma şansları ne kadar çoksa o ülkenin insanlarının hayatta kalma şansları da o kadar çoktur.

Şunu da kabul etmek gerekiyor ki kesinlikle “zenginlerle aynı gemide değiliz” Çünkü her türlü savaş ilkönce fakirleri vurmaktadır.

Yani biz sıradan bir yolcu gemisindeysek onlar uzay gemisindeler misali…

Keşke hepimiz “Nuh’un gemisinde olsaydık.. Ama öyle değil işte..

Bizim gibi ülkeler “sabır ve dua” ile yönetildiği için, basın, medya ve devleti yönetenler tarafında sürekli olarak beynimiz şükretmekle uyuşturulmakta, her halimize şükretmemiz beynin hücrelerimize işlenmektedir..

Her hastalık ve musibet insanların gelir düzeyi ile doğrudan ilişkilidir. Hem aldıkları eğitim olarak hem de her türlü korunma sistemlerini satın alma gücüne sahip olduklarından dolayı..

Mesele; sen asgari ücretli veya işsiz kardeşim, eczanelerde en küçük boyu 15 liradan satılan dezenfeksiyon ürününden alıp kullanabildin mi? Kolonyayı bile alırken zorlanmıyor musun? Demek ki neymiş? Aynı gemide değilmişiz? Kısacası herkes bindiği gemiyi iyi bilmelidir.

Dünya ülkelerini bilmem ama bizim ülkemizde zenginin yasaları ve kasaları vardır, fakirin kaderi vardır. Yanılıp ta “hepimiz aynı gemideyiz” demeyin.

Şunu da unutmayın her musibet içinde bir kurtuluşu da saklamaktadır.

Bu korona virüsten sonra bu milletin “inşallahla, maşallahla, sabırla, duayla” uyutulacağına inanmıyorum.

Çünkü dünyayı etkisi altına alan salgın hastalık korona virüs ile mücadele amansız ve zamansız bir şekilde hastanelerde, laboratuvarlarda sürmektedir.

Doktorlar, sağlık çalışanları, bilim adamları tüm zamanlarını hastanelerde veya laboratuvarlarda geçirmektedirler.

Bu tür salgın hasatlıklara cübbelilerin, şeyhlerin, şıhların takkelerde, ibadethanelerde çare üretemeyeceklerini hepimiz bilmekteyiz. Herkes inancını özgürce yaşayabilir. Ama bizi yönetenler bu derde çare bulmak zorundalar. Maddi manevi önlem almak zorundalar.

Bizi yönetenler “ dua edin, sabredin” diyemez.

Bunu musibet olarak kabul etsek bile hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyoruz.

Çünkü;  Musibetin zekâyı eğittiğini,

 Musibetin karakterin imtihanı olduğunu,

 Bir musibetin, bin nasihatten daha hayırlı olduğunu,

 Büyük musibetler karşısında, büyük cesaretlerin doğduğunu,

Peygamberimin de buyurduğu gibi “Başımıza gelen herhangi bir musibetin kendi ellerimizle yaptığımız işler yüzünden olduğunu”  öğrenmiş bulunmaktayız.

Ali Galip AKYILDIRIM

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :








YAZARLAR
Ali Galip Akyıldırım
Açlıktan Ölen Çinliler Vakası…
Alaattin Akçal
Hayalim “2 Adet Çikolata”
Davut Doğan (Konuk Yazar)
Hey Siri!
Erdem Karan
Allah’a Yönelin! Ahde Vefa nedir?
Kadir Atay
Lider Şehir Biga’m
Murat Gülcen
-Kafa Yoranlar-
Niyazi Kısacık
Ceviz Kurdu
Uzm. Klinik Psikolog Nevzat Hasdemir
Çocuklarınızın Hayatını Kurtarın !!!
Ozancan Polat
Ucuz Strateji
Sinem Bülbül
Kayropraktik Nedir?
Lütfi Özgünaydın
Eve Kapanmak Öyle Kolay Değilmiş
BİGA'DANÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’ ve sitemizde yorum gönderenlerin şahsına aittir.
Çanakkale'nin Tamamen Renkli İlk Gazetesi
Biga'nın İlk İnternet Televizyonu ve Cep Gazetesi
Biga'nın Evlere, Köylere ve Okullarına, Dağıtılan En Yüksek Tirajlı Gazetesi
Sitemizde Yayınlanan Yazı ve Dökümanların İzinsiz Alınması Çoğaltılması Yasaktır
Biga Çarşamba Gazetesi / Atay Reklam
Tüm Hakları Saklıdır BİGA ÇARŞAMBA GAZETESİ    0