Künye İletişim Mobil
Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle RSS Üye Ol Üye Giriş
Anasayfa Foto Galeri Video Haber Seri İlanlar Muhtarlarımız Kadınlarımız İletişim
SON DAKİKA : Sanayi’de Jandarma Operasyonu      Özgür Ceylan: Kaz Dağları Maden Ruhsatları Şimdi de Cengiz’e mi Verildi?      Başkan Öztürk, Kurultay Delegesi Seçildi      Fatih İlkokulu Yeni Eğitim Öğretim Yılına Hazır      İnsan, Emek Ve Yaşam      Cihadiye Köyü Muhtarından Yemek İkramı      Başkan Öz, Zabıta Ekipleriyle Olağan Toplantısını Gerçekleştirdi      Öğrencilere Trafik Kuralları Eğitimi Verildi      ’Priapos Antik Kenti Yok Olmamalı’’      Kedi 20 Gündür Kapı Altından Besleniyor      Amatör Lig’lerde Haftalık Faaliyet Programı       Çan’daki Kurs Öğrencileri ODTÜ’de      Özgür Ceylan’dan Biga TSO’ya Ziyaret      Halkın Sabrını Test Etmeyin!      Başkan Uygun, Çocukları Sevindirdi       Allah’a Yönelin! Sulh ve Sükun nedir?      Amatör Lig’ lerde Müsabaka Sonuçları Ve Puan Durumları       Biga’da İkili Eğitime Geçildi      Vergi Dairesi Müdürlüğü’nden Başkan Erdoğan’a Ziyaret      Anadolu Yıldızlar’da Biga Farkı     
YEREL YAŞAM EKONOMİ SİYASET EĞİTİM BELEDİYE KAYMAKAM MAGAZİN ULUSAL SPOR RÖPORTAJ
YAZARLAR Ali Galip Akyıldırım
12
14
16
18
11/01/2020 10:50
Bu Millet Atatürk’e Hakaret Ettirmez, Edeni de Affetmez!

Hemen her gün; ne idüğü belli olmayan sanatçı bozmaları,

Sözde evlilikleriyle yolgeçen hanına dönmüş manken bozuntuları,

Sakallısı, sakalsızı, cübbelisi, feslisi, arsızı, hırsızı, din tüccarı,

Paraya tapanı, vatanı satanı,kalemini kiraya vereni, ne kadar tip varsa bu ülkenin kurucusuna, değerine, kurduğu cumhuriyetle vatandaşını kula kul olmaktan kurtarıp onurlu bireyler olma hakkını getiren büyük önderimize Atamıza ağıza alınmayacak, düşmanının bile söylemeye cesaret edemeyeceği hakaretleri sarf ediyorlar.

Ve bu ülkenin Cumhuriyet Savcıları, yetkilileri, sorumluları sadece seyrediyor. “Ey hadsizler siz kim oluyorsunuz da Atatürk’e hakaret ediyorsunuz?” diye sormuyorlar.

Ey yetkililer! Bu ülkenin kurucusuna; öyle ciğeri beş para etmez, ne idüğü belirsiz ve çapsızların hakaret etmesi bu ülkede ki kırmızıçizginin aşımı demektir. Sessiz kalmak gaflet demektir. Ve bunun önüne acilen geçilmesi, bu güruha bu fırsatların verilmemesi gerekmektedir.

Atatürk’ten nefret edenler, ona hakaret edenler, onu kötü tanıtanlar, adının stadyumlara, parklara, bulvarlara, kültür merkezlerine, okullara, verilmesine karşı çıkanlar, Atatürk’e hakaret içeren kitaplara yayınlanması için bandrol verenler aydınlıktan korkan ve karanlıktan beslenen insanlardır.

Onlar ki; cumhuriyetimizin ilanıyla başlayan Aydınlanma Devrimini içlerine sindiremeyenlerdir.

Onlar ki; özgürlükten korkanlardır.

Onlar ki, kula kul yetiştirmekten ve kula kulluk yapmaktan zevk duyanlardır.

Onlar ki; İnsan olmanın onurunu yaşayamayanlardır.

Atatürk’ü sevmiyormuşlar, varsın sevmesinler!

Onlar Atatürk’ü sevemezler.

Çünkü onlar millet olmayı sevmiyorlar, ümmet olsunlar ve birileri kendilerini koyun gibi gütsün istiyorlar.

Onlar Atatürk’ü sevmezler çünkü onların derdi özgür bir vatan değil, onların derdi özgür bir Türk Milleti değil, onların derdi “bölünmez bütünlüğümüz” değil, sadece tek tip insan yetiştirilmesidir.

Onlar Atatürk’ü sevmezler çünkü onlar insanları “Allah ile aldatıp” sömürmek isteyenlerdir.

Onlar Atatürk’ü sevmezler çünkü medeni kanun, insan hakları, hak hukuk falan işlerine gelmiyor.

Onlar Atatürk’ü sevmezler çünkü onlar, Atatürk’ün bizlere bıraktığı cennet gibi bir vatanı çöl cehennemine çevirip öteki dünya da cennetin hayaliyle yaşayanlardır.

Onlar Atatürk’ü sevmezler, çünkü onlar istiyor ki bu ülkenin insanın beyni hiç çalışmasın, üretmesin, düşünmesin, sormasın, sorgulamasın, körü körüne itaat etsin.

Onlar Atatürk’ü sevmezler, çünkü onlar Kurtuluş Savaşında “Keşke Yunanlılar galip gelseydi” diyebilecek kadar aklını ve imanını satmış insanlardır.

Onlar Atatürk’ü neden sevmezler?

Atatürk Lozan’da Türkiye’nin tapusunu aldığı için sevmezler.

Minarelerimizi ezansız, vatanımızı bayraksız bırakmadığı için sevmezler.

Müslüman halkımızı işgal kuvvetlerinin haçlı zihniyetine ezdirmediği için sevmezler.

Kutsal kitabımızın özgürce, anlaşılır şekilde okunmasını sağladığı için sevmezler.

Özgür bir ülkede ibadetlerimizi özgürce yaptığımız için sevmezler.

Din ve dünya işlerini bir birinden ayırarak din tüccarlarına “dur” dediği için sevmezler.

Türk Milletinin devlet güvencesi altında hacca gidip ibadetlerini özgürce yaptıkları için sevmezler.

Yunanlıların ve diğer işgal kuvvetlerinin ahıra ve meyhaneye çevirdiği camilerimizi yeniden ibadete açtığı için sevmezler.

Türk dilini Arapçadan ve Osmanlıcadan kurtararak okuma yazma oranını artırdığı için sevmezler.

Son yurt parçasını kurtarıp çağdaş bir devlet kurduğu için sevmezler.

“Yurtta barış, dünyada barış” dediği için sevmezler.

İşgal kuvvetleri tarafından yerlerinden sökülen Osmanlı tuğralarını, Osmanlı devlet armalarını yerine koydurduğu için sevmezler.

Atatürk’ün bir Osmanlı Paşası olarak, son yurt parçasını padişah Vahdettin tarafından ecdadının kemiklerini sızlatarak İngilizlere peşkeş çekilmesine karşı çıktığı için sevmezler.

Ömrünün son anında bile Hatay ve Trakya’yı vatan topraklarına kattığı için sevmezler.

Ömrü yetseydi Musul ve Kerkük’ü de vatan topraklarına katacağı için sevmezler.

Kadınlara insan olmanın onurunu yaşattığı için sevmezler.

Biz çok seviyoruz.

Çünkü;

Ömrünü bu vatana ve Türk milletine adadığı için,

Bizleri padişahın kulu olmaktan kurtarıp Allah’ın kulu yaptığı için,

Irkımızın “Osmanlı”dan değil de Türk ırkından geldiğini ve Türklük onurunu, gururunu yaşattığı için,

Yaptığı devrimlerle dünyamızı aydınlattığı için,

Halk çocuklarının da bu devleti yönetebilmesinin önünü açtığı için,

Dinimizi hurafelerden, şeyhlerden, şıhlardan, tarikat ve cemaatlerden kurtardığı için,

Ülkemizi Ortadoğu’nun kan kokan coğrafyasından ve ilkelliğinden kurtardığı için seviyoruz, saygı duyuyoruz.

Şeyhlerin, şıhların izinden gidip, ortaçağ karanlığını yaşayanlardan bizi ayıran en önemli farkımız, Atatürk’ün de bizim gibi bir insan olduğu ve hiç bir kutsiyetinin bulunmamasını bilmemizdir. Biz ona dokunmayı ne ibadet olarak gördük, ne onu kutsal ilan ettik ne de ona olağanüstü anlamlar yükledik. Hizmetleri için sevdik, seviyoruz, saygı duyuyoruz ve minnettarız.

Bizler Atatürk ilkelerinin, devrimlerinin ve kurduğu cumhuriyetin bekçileriyiz!

Haa unutmadan; Sevmek zorunda değilsiniz amma saygıda kusur edemezsiniz. Saygısızlık yapamazsınız.

Bu millet Atatürk’e hakaret ettirmez, edeni de affetmez!

Ali Galip AKYILDIRIM

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :








YAZARLAR
Ali Galip Akyıldırım
İnsan, Emek Ve Yaşam
Alaattin Akçal
Hayalim “2 Adet Çikolata”
Davut Doğan (Konuk Yazar)
Hey Siri!
Erdem Karan
Allah’a Yönelin! Sulh ve Sükun nedir?
Kadir Atay
Lider Şehir Biga’m
Murat Gülcen
-Kafa Yoranlar-
Niyazi Kısacık
Ceviz Kurdu
Uzm. Klinik Psikolog Nevzat Hasdemir
Çocuklarınızın Hayatını Kurtarın !!!
Ozancan Polat
Ucuz Strateji
Sinem Bülbül
Kayropraktik Nedir?
Lütfi Özgünaydın
Gülgün Feyman İle Ertelenen Programı Yarın Gerçekleştiriyoruz
BİGA'DANÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’ ve sitemizde yorum gönderenlerin şahsına aittir.
Çanakkale'nin Tamamen Renkli İlk Gazetesi
Biga'nın İlk İnternet Televizyonu ve Cep Gazetesi
Biga'nın Evlere, Köylere ve Okullarına, Dağıtılan En Yüksek Tirajlı Gazetesi
Sitemizde Yayınlanan Yazı ve Dökümanların İzinsiz Alınması Çoğaltılması Yasaktır
Biga Çarşamba Gazetesi / Atay Reklam
Tüm Hakları Saklıdır BİGA ÇARŞAMBA GAZETESİ    0