Künye İletişim Mobil
Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle RSS Üye Ol Üye Giriş
Anasayfa Foto Galeri Video Haber Seri İlanlar Muhtarlarımız Kadınlarımız İletişim
SON DAKİKA : Göçmenler Avrupa’ya Gitmek İçin Çanakkale’ye Geliyor      Mehmetçiklerimiz İdlib’te Daha Neyi Bekliyor?      Regaip Kandili Öncesi Camilerde Temizlik Çalışması       Sanayi’de Jandarma Operasyonu      Özgür Ceylan: Kaz Dağları Maden Ruhsatları Şimdi de Cengiz’e mi Verildi?      Başkan Öztürk, Kurultay Delegesi Seçildi      Fatih İlkokulu Yeni Eğitim Öğretim Yılına Hazır      İnsan, Emek Ve Yaşam      Cihadiye Köyü Muhtarından Yemek İkramı      Başkan Öz, Zabıta Ekipleriyle Olağan Toplantısını Gerçekleştirdi      Öğrencilere Trafik Kuralları Eğitimi Verildi      ’Priapos Antik Kenti Yok Olmamalı’’      Kedi 20 Gündür Kapı Altından Besleniyor      Amatör Lig’lerde Haftalık Faaliyet Programı       Çan’daki Kurs Öğrencileri ODTÜ’de      Özgür Ceylan’dan Biga TSO’ya Ziyaret      Halkın Sabrını Test Etmeyin!      Başkan Uygun, Çocukları Sevindirdi       Allah’a Yönelin! Sulh ve Sükun nedir?      Amatör Lig’ lerde Müsabaka Sonuçları Ve Puan Durumları      
YEREL YAŞAM EKONOMİ SİYASET EĞİTİM BELEDİYE KAYMAKAM MAGAZİN ULUSAL SPOR RÖPORTAJ
YAZARLAR Ali Galip Akyıldırım
12
14
16
18
07/02/2020 12:54
Bir Film Seyreder Gibi İzliyoruz Toplu Ölümleri

Gözlerimizi birkaç saniye kapatalım ve son bir ay içerisinde kaç canımızı nerede nasıl kaybettiğimizi hatırlayalım…

Çoğunu hatırlayamadınız değil mi?

Çünkü hemen hemen her gün bir veya birkaç acı ölümlerle sarsılıyoruz.

Sonra mı? Tabi ki medya sayesinde unutuyoruz.

Hemen hemen her gün bir veya birkaç şehit veriyoruz.

Ocaklar sönüyor, yuvalar dağılıyor, analar, babalar, eşler, çocuklar  ağıtlar yakıyor..

Bunların hiç birini televizyon kanallarında göremezsiniz.

Medya denilen duygusuz, ruhsuz, aşağılık kuruluşlar ölümleri bile sevimli, sempatik ve kutsallaştırarak sizlere sunmaktadır.

Dünya üzerinde ölümün bu kadar kutsallaştığı tek ülkeyiz dersem abartmamış olurum.

Yani öyle günler yaşıyoruz ki, devletin ihmalinden dolayı hangi vatandaşımız hayatını kaybetse hemen şehitlik mertebesi verilmekte, acılar para ile giderilmektedir.

Bu davranış geri kalmış Ortadoğu ülkelerinin uygulaması, çöl kültürüdür..

Çağdaş devletlerde ihmali olan kim varsa hesap sorulur..

Siz hiç hesap sorulan birilerini gördünüz mü?

Bakın daha birkaç gün önce 8 Mehmetçiğimiz Suriye/İdlip’te “güvenli Bölgede” şehit edildiler.

Kalleşçe vurularak.

 Dile kolay 8 vatan evladı, 8 fidan gibi genç, 8 babayiğit..

Kimden hesap sorduk? Biliyor musunuz? Hiç kimseden..

Çünkü orada bu kalleş saldırıyı yaptıranlarla “stratejik ortaklığımız” varmış..

Bir danışmanı bir yere yetiştirmek için karla mücadele eden 3 kişi çığın altında kalıyor..

3 kişinin çığ altında kaldığı ülkemde onları kurtarmaya giden onlarca kamu görevlisi ve vatandaşlarımız çığın altında can veriyorlar.

En son 41 vatandaşımızın çığın altında öldüğünü öğrendik.. Ve daha kaç yurttaşın çığ altında kaldığı bilinmemektedir.

177 kişinin yolculuk yaptığı uçak piste çakılıyor 3 kişi hayatını kaybediyor. Kule mi suçlu, pilot mu suçlu tartışması başlıyor.. Netice de muhtemelen yolcular suçlu sayılacak?

Bunlar sadece son 2-3 günde yaşananlar..

Şimdi bu ölümlerin hangisine kader diyeceksin?

Kaderi mi suçlayacaksınız yoksa kaderi yolundan çevirenleri mi?

Burası Yeni Türkiye!

Neler yaşanırsa yaşansın kesinlikle yaşananların suçlusu, kabahatlisi yoktur.

Burada ölümün adı, seldir, yeldir, çığdır, hain saldırıdır, madende güzel ölmektir..

Hani demiş ya şair, “biz şimdi ölsek; en fazla kahve de çaylar soğur…” diye.

Bu ülkede fukara işçi ölümleri, askerlerimizin şehit olmaları sıradanlaştığından dolayı hatta kanıksandığından dolayı haberleri izlerken vatandaşımızın kahvehanede önünde bulunan çayı bile soğumuyor.

Çaylar içilirken seyrediliyor ölüm haberleri. Hem de bir film seyreder gibi..

 Ve bir sonraki haberle unutuluyor ölenler.

Burası Yeni Türkiye..

Ölümün nerden ve nasıl geleceği  nerede nasıl geleceği belli olmaz..

Bazen bir kamyon kasasında onlarca tarım işçisini bir arada görür.

Bazen de, mega şehirlerin göbeğinde ki bodrum katlarında su baskınları ile.

Bazen şantiyedeki naylon çadırın yanması ile.

Bazen bir tersanede,

Bazen de bir köprü inşaatının elli metre yüksekliğinden düşürerek… 

Bazen çığ altında kalarak,

Bazen yolda yürürken kafasına tuğla düşerek,

Bazen hastanelerde yanlış iğne yapılarak…

Sonuçta giden yaşanmamış hayatlardır.

Kısacası, ülkemizde yaşanmamış hayatların adıdır sudan ucuz ölümler.

Bu ölümlerde ateş hep düştüğü yeri yakar.

Suçlu ölen olur,

Ölümün adı “kader” olur.

Bu ülkede nereden nasıl geleceği belli olmaz fuara ölümlerinin.

Bu ülkede günde on saat çalışıp 50-60 lira yevmiye alanların hikâyesidir “fukara ölümü”

Hepimiz tanıklarıyız ülkemizde ki ucuz ölümlerin…

13 kişilik minibüse 23 tarım işçisi bindirilir 10 ölü.

Tersanelerde, maden ocaklarında onlarca can gider.

30 yılda 30 bin insanımızı terörden kaybederiz.

En hafif depremlerde onlarca, yüzlerce insanımız enkaz altında kalır.

Ucuz ölümler ülkesiyiz ya,

Sanıklarını bulamıyoruz.

Bulup ta soramıyoruz neden diye.

Ölümlerin sudan ucuz olduğu bir ülkede yaşıyoruz farkında mısınız?

“Ölüm bu,

Fukara ölümü

Geldim, geliyorum demez.

Ya bir kuşluk vakti, ya akşamüstü,

Ya da seher, mahmurlukta,

Bakarsın, olmuş olacak.”

 Bakarsın sevdiklerine haber gitmiş.

Bakarsın çocukların boynu bükük kalmış.

O boynu bükük kalanlar bir gün en can alıcı soruyu sorarlar.

“Babamın hayatı bu kadar ucuz muydu?

Kim nasıl cevap verir bilemem. Bu vebal kimlerin üstünde kalır bilemem.

Ama mahşerde var..

Orada ne 600 vekil, ne muktedirler, ne partiler ne de aklama komisyonları yoktur.

Orada para bile geçmiyor.

Çünkü mahşerin hali vakti yerindedir.

Sadece hesap soracak görevliler gereğini yapacaktır.

Yeni Türkiye de işimiz Allah’ kalmış.. Adalet ahrete kalmış..

Ali Galip AKYILDIRIM

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :








YAZARLAR
Ali Galip Akyıldırım
Mehmetçiklerimiz İdlib’te Daha Neyi Bekliyor?
Alaattin Akçal
Hayalim “2 Adet Çikolata”
Davut Doğan (Konuk Yazar)
Hey Siri!
Erdem Karan
Allah’a Yönelin! Sulh ve Sükun nedir?
Kadir Atay
Lider Şehir Biga’m
Murat Gülcen
-Kafa Yoranlar-
Niyazi Kısacık
Ceviz Kurdu
Uzm. Klinik Psikolog Nevzat Hasdemir
Çocuklarınızın Hayatını Kurtarın !!!
Ozancan Polat
Ucuz Strateji
Sinem Bülbül
Kayropraktik Nedir?
Lütfi Özgünaydın
Gülgün Feyman İle Ertelenen Programı Yarın Gerçekleştiriyoruz
BİGA'DANÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’ ve sitemizde yorum gönderenlerin şahsına aittir.
Çanakkale'nin Tamamen Renkli İlk Gazetesi
Biga'nın İlk İnternet Televizyonu ve Cep Gazetesi
Biga'nın Evlere, Köylere ve Okullarına, Dağıtılan En Yüksek Tirajlı Gazetesi
Sitemizde Yayınlanan Yazı ve Dökümanların İzinsiz Alınması Çoğaltılması Yasaktır
Biga Çarşamba Gazetesi / Atay Reklam
Tüm Hakları Saklıdır BİGA ÇARŞAMBA GAZETESİ    0