Künye İletişim Mobil
Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Sitene Ekle RSS Üye Ol Üye Giriş
Anasayfa Foto Galeri Video Haber Duyurular Seri İlanlar Halı Saha Muhtarlarımız Kadınlarımız Gazetemiz
SON DAKİKA : Özel Eğitim Olmadan Çağdaş Eğitim Olmaz      Biga´da Okul Müdürleri İftarda Bir Araya Geldi      Biga’da Polis ve Jandarma Ekiplerinden Ortak Denetim       Çanakkale’nin Ekonomik Geleceği: Tarım ve Yenilenebilir Enerji’de...      Biga Organize Sanayi, İstihdam Seferberliği Ziyaretlerine Ev Sahipliği Yaptı       Amatör Lig’ lerde Müsabaka Sonuçları ve Puan Durumları       BİSHAK Başkandan Destek Bekliyor      İŞKUR Yeni Proje Desteklerini Açıkladı      Biga’da Galatasaray Coşkusu      Biga’da 19 Mayıs, Gençlik Konseriyle Kutlandı      Allah’a Ulaşmayı Dileyin Hoş Geldin Ramazan (3)      19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Biga’da Kutlandı      Orman Genel Müdürlüğü 180. Yıl Resim ve Slogan Yarışması      Suriyelilerin Sıla-İ Rahmi      Biga’da Ev Yangını      Gümüşçay Belediyesi’nin İftar Yemeğine Yoğun İlgi      Balıklıçeşme Minikleri Gol Oldu Yağdı      Biga Orman İşletme Müdürlüğü Personeli İftar Verdi      Rakipsiz GESTAŞ’tan Tarifelere Yüzde 24,7 Zam!      Uyuşturucu, Uyarıcı Madde Ticareti ve İmalatı Yapanlar Yakalandı     
YEREL YAŞAM EKONOMİ SİYASET EĞİTİM BELEDİYE KAYMAKAM MAGAZİN ULUSAL SPOR RÖPORTAJ
YAZARLAR Ali Galip Akyıldırım
12
14
16
18
22/04/2019 09:40
Asıl Beka Sorunu Budur

Artık hepimizin gördüğü gibi ülkemizin her yeri kin ve nefret kokuyor.

Çünkü her gün tüm medya organlarında “sizler- bizler, onlar-bunlar, illet-zillet denilerek bilinçaltına ayrıştırmanın tohumları ekilmektedir.

Kraldan daha çok kralcı olan sözde gazeteci geçinenler, kin ve nefretin eksik kalan kısımlarını televizyon kanallarında ve gazetelerinde tamamlamaktadır.

Öylesine ustalıkla toplumun sinir uçlarına dokunuyorlar ki, o dokunuşla insanımız kendisini mutsuz ve sahipsiz hissetmektedir.

Birçok yazılı ve görsel medyada bu milletin değer kabul ettiği Atatürk gibi tarihe ve dünyaya mal olmuş bir devlet adamına ahlaksızca saldırılmakta ve hakkında en iğrenç iftiralar atılmaktadır. Buna düşünce özgürlüğü denilmektedir.

Bir defa bile bölücü terör örgütü elebaşlarıyla bir araya gelmemiş, el sıkışmamış, çözüm süreci adı altında “megrimegri” diye ağlamamış muhalefet parti liderlerine terör örgütü ile iş birliği yapıyorlar iftirası her gün o malum kanallarda atılmaktadır.

Hiçbir zaman, hiçbir şekilde “Fetö’nün Hoca Efendisi” ile bir araya gelmemiş, el sıkışmamış, “ne istedilerse verdik”, gel artık bitsin bu hasret” dememiş, devletin kılcal damarlarına adamlarını yerleştirmemiş siyasi parti liderlerine Fetö’cü iftirası atılmakta malum medya da kişiliğini kaybetmiş gazeteciler aracılığıyla yalan haberlerle iftirayı hep canlı tutmuşlardır.

Siyasi söylemlerde muhalefet hakkında devlet dili terk edilmiş her türlü rencide edici üslup kullanılmıştır. Her mitingde muhalefet liderleri devlet düşmanlarıyla işbirliği içinde gösterilmiş, vatandaşlara yuhalatılmış ve muhalefet partileri liderleriyle birlikte “beka sorunu” olarak anlatılmış o yönde algı oluşturulmuştur.

Yani artık yıllardır ekilen tohumlar meyvelerini vermeye başladı.

Bunun sonucunda da ne yazık ki ülkemiz insanın bir kısmı bir birini “vatan haini” ya da  “kötü vatandaş” olarak görmektedir.

Siyasetin sert üslubu her geçen gün insanlarımızı kutuplaşmaya itmekte ve insani ilişkilerimiz onarılmaz derecede zarar görmektedir.

Kutuplaşma sonucun da;

Bakıyorsun birileri “iç savaştan” bahseder,

Kimileri “mezhep ayrımını” kışkırtır,

Kimileri “Şu düşman, bu düşman, o düşman” diyerek toplumun yarısını yarısına düşman etmeye çalışır,

Bazıları hukukun, adaletin vermesi gereken cezayı kendi elleriyle vermeye çalışır,

Kimileri insanları yaşam tarzından dolayı aşağılayıp, ötekileştirir.

Herkes sözde siyasi uzman olmuş.

Hiç kimse aynaya bakıp kendisine  “ben kimim ve vatandaş olarak sorumluluklarımı yerine getiriyor muyum ”diye sormaz.

Ama ülkenin gidişatına dair ahkâm keserler.

Allah bu tip insanlardan cümlemizi korsun.

Çünkü bu tipler kaostan beslenen tiplerdir. Bu tipler puslu havayı seven ve bundan nemalanmak isteyen tiplerdir.

Bu tipler aynı zamanda kurallara saygıyı, insani nezaketleri, üretenleri ve üretenlere saygıyı bilmezler.

Bu tipler aslında yaşadıkları ülkenin vatandaşı olmaktan gururda duymazlar.

Bu tipler asla yaşadığı şehrin öncelikli sorunlarını bilmezler buna çözüm aramazlar ama kışkırtıcılık yaparlar.

Bu tipler toplum kurallarını bilmezler, trafik kurallarına uymazlar, askerliğe severek gitmezler, sivil toplum örgütlerine katılmazlar.

Bu tipler kanunun yasakladığı her şeyi özgürce yapmak isterler.

Bu tipler yaşadığı topluma hiçbir değer katmazlar, güzellik düşünmezler.

Bu tipler yaşadıkları çevreyi göz göre göre kirletirler, çöplerini sokaklara atarlar.

Bu tipler en ufak bir gösteride, ellerinde pala ile kesecek adam ararlar.

Bu tipler komşuluk haklarına saygı duymazlar.

Bu tipler kamu mallarını itinalı ve tasarruflu kullanmazlar.

Bu tipler kitap okumazlar. Kültürel tartışmanın ne demek olduğunu bilmezler. Yapanları da dövmek isterler.

Bu tiplerin güzel sanatlar da alerjisi vardır. Nerede bir heykel görseler parçalarlar ya da parçalamaya çalışırlar.

Bu tipler müzik dinlemezler. Sokaklarda müzik yapanları linç ederler.

Bu tipler kendilerini “vatansever” diğerlerini “vatan haini” olarak görürüler.

Aslında kendilerinin nasıl bir zararlı yaratık olduklarını bilmezler.

Çünkü iç savaş çığırtkanlığını bunlar yapar.

Mezhep kışkırtıcılığını bunlar yapar.

Kendisi gibi düşünmeyenleri ve davranmayanları bunlar düşman ilan eder.

Kutuplaşmayı, bölünmeyi, parçalanmayı, nefret tohumları ekmeyi bunlar yapar.

İnsanları yaşam tarzından dolayı bunlar ötekileştirir.

Ve sonuçta bu tipler bu ülke üzerinde oyun oynamaya çalışan güçlerin aranan adamları olurlar.

Yeri ve zamanı geldiğinde Ana muhalefet liderini linç etmeye çalışırlar.

Gözleri döner lideri sığındığı ev ile birlikte yakmak ister.

Bu tipler ülkenin kan gölüne dönmesini isteyen güçlerin eli kanlı maşalarıdır.

Asıl beka sorunu, bu ülkede sağ gözün sol göze düşman edilmesidir!

Tüm vatandaşlarımızın her zaman sağduyulu olması ve bu provokatörlerin oyununa gelmemesi gerekmektedir.

Ali Galip Akyıldırım

Önceki Yazılar :

  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :


 

YAZARLAR
Ali Galip Akyıldırım
Suriyelilerin Sıla-İ Rahmi
Alaattin Akçal
Hayalim “2 Adet Çikolata”
Davut Doğan (Konuk Yazar)
Hey Siri!
Erdem Karan
Allah’a Ulaşmayı Dileyin Hoş Geldin Ramazan (3)
Kadir Atay
Bigaspor Kırkbeş’e Hazırlanıyor
Murat Gülcen
-Kafa Yoranlar-
Niyazi Kısacık
Ceviz Kurdu
Uzm. Klinik Psikolog Nevzat Hasdemir
Çocuklarınızın Hayatını Kurtarın !!!
Ozancan Polat
Ucuz Strateji
Sinem Bülbül
Kayropraktik Nedir?
BİGA'DANÖBETÇİ ECZANE
ÇOK OKUNANLAR bu hafta | bu ay
ÇOK YORUMLANANLAR bu hafta | bu ay
İstatistik
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’ ve sitemizde yorum gönderenlerin şahsına aittir.
Çanakkale'nin Tamamen Renkli İlk Gazetesi
Biga'nın İlk İnternet Televizyonu ve Cep Gazetesi
Biga'nın Evlere, Köylere ve Okullarına, Dağıtılan En Yüksek Tirajlı Gazetesi
Sitemizde Yayınlanan Yazı ve Dökümanların İzinsiz Alınması Çoğaltılması Yasaktır
Biga Çarşamba Gazetesi / Atay Reklam
Tüm Hakları Saklıdır BİGA ÇARŞAMBA GAZETESİ    0